'Sürecin ikinci aşaması net bir takvime bağlanarak kamuoyuna açıklanmalıdır'
Partisinin grup toplantısında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, iktidara seslendi, "Sürecin ikinci aşaması öngörülebilir ve net şekilde kamuoyuna açıklanmalıdır" dedi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Meclis grup toplantısında gündemi değerlendirdi.
"Barış ve Demokratik Toplum Sürecinde artık sözün değil somut adımların zamanı gelmiştir" diyen Hatimoğulları, ikinci aşama için temel noktanın gereken adımları atılması olduğunu söyledi. Hatimoğulları şöyle konuştu: "İkinci aşama, niyet beyanlarının yerine bağlayıcı, kurucu ve dönüştürücü adımların atıldığı aşama olmalıdır. Sorunun kabul edilmesinin ötesine geçilerek çözümün kurumsallaştırıldığı, hukuksallaştırıldığı ve toplumsallaştırıldığı bir evrenin somutluk kazanması gerekiyor."
İmralı Heyeti'nin 27 Mart'ta İmralı gerçekleştirdiği görüşmeyi hatırlatan Hatimoğulları, Kürt ulusal demokratik hareketi lideri Abdullah Öcalan'ın mesajından alıntılar yaptı ve ekledi: "Bakın, bu çağrının sunduğu perspektifle sürecin ikinci aşamasında milyonların barış umudunun gerçeğe dönüşmesinin muhatabı iktidar, parlamento ve devlettir. Bu aşamada gözler ve kulaklar başka yerlerde değil; yasama, yürütme ve yargı erkinde olacaktır bundan sonra."
Sürece toplumsal desteğin somut adımlar atılmadığı için azalmaya başladığını belitti, "Destek ve güven arasındaki makas farkını kapatmanın, 86 milyon yurttaşımız için demokratik ve müreffeh bir geleceğe kapı aralamanın sorumluluğu artık iktidardadır" dedi.
Devlet Bahçeli'nin "Aceleye gerek yok" açıklamasına atıf yapan Tülay Hatimoğulları, şunları söyledi: "Süreci aceleye getirmeyelim anlamına gelen çoklu mesajlarla karşılaştık geçtiğimiz hafta. Esasen bu sürecin yeterince anlaşılmadığını gösterdi bize bu mesajlar. Şu bilinmeli ki sorun basit anlamda hızlı adım atıp atmama meselesinden çok öte bir anlam ifade ediyor. Sorun, siyasi iktidarın net bir irade geliştirmemesinde ve bu aşamayı net bir takvime bağlamamasında. Sorun, yasal düzenlemeler için Meclis'in hala aktif bir çalışmanın içine girmemiş olmasında. Sadece Sayın Bahçeli'nin, 'Öcalan umuda, Ahmetler makama, Demirtaşlar yuvasına' çağrısı pratikte karşılık bulsaydı, bu sürece olan toplumsal destek kendini katlayarak artardı. Ve biz şu anda bambaşka bir aşamada olurduk."
İran'a yönelik ABD ve İsrail saldırısıyla Ortadoğu'da yaşanan gelişmelere dikkat çeken DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, iktidara seslendi: "Barış sürecinin ikinci aşaması öngörülebilir, net ve şeffaf bir şekilde takvime bağlanarak kamuoyuna açıklanmalıdır. Bu hem sürece olan güveni artıracak hem de sürecin enfekte olmasını engelleyecektir. Ayrıca iktidar yasal adım gerektirmeyen konularda direnç göstermekten vazgeçmeli. Bugün itibarıyla kayyım uygulaması süreci zedelemekten başka ne anlam ifade ediyor? AİHM kararını hayata geçirmeyip hala Figen Yüksekdağ'ı, Selahattin Demirtaş'ı ve arkadaşlarını, Osman Kavala'yı, Can Atalay'ı hapiste tutmak ne anlam taşıyor? Artık ipe un serme tutumundan ciddi bir biçimde vazgeçilmeli. 86 milyonun geleceğine, Ortadoğu'nun barışına ve istikrarına katkı sağlayacak adımlar hızla atılmalı. Kürt meselesinin çözümünde yapılması gerekenlerle ilgili acabaları bir kenara bırakıp hızlı adım atılmalı."