25 Eylül 2020 Cuma

SKM: Kadın özgürlük mücadelemizi engelleyemeyeceksiniz

SKM, Sözcüleri Aktaş ve ESP Eş Genel Bakanı Gümüştaş'ın da aralarında olduğu sosyalist kadınların gözaltına alınmadığını kınadı: "Kadın özgürlük mücadelemizi engelleyemeyeceksiniz" dedi.

Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM), SKM Sözcüsü Deniz Aktaş, ESP Eş Genel Başkanı Özlem Gümüştaş ve SKM MYK üyeleri ile HDP Edremit İlçe Eşbaşkanı Sevgi Özdem'in gözaltına alınmasını protesto etti.

Süreyya Operası önünde yapılan eyleme HDP Milletvekili Oya Ersoy, İl Eş Başkanı Elif Bulut, SYKP Kadın Meclisi, TJA, Kaldıraç, SODAP Kırkyama, Mor Dayanışma, Kampüs Cadıları, BEKSAV Kadın Meclisi, HDP Kadın Meclisi, HDK Kadın Meclisi, Anarşist Kadınlar, Kadınların Kurtuluşu, Emekçi Kadınlar (EKA), Demir Leblebi Fanzin yönetici ve üyeleri katıldı.

Basın açıklamasını SKM üyesi Ümmühan Özdemir okudu. Erkek egemen siyasi iktidarın kadınların binbir bedel ödeyerek kazandığı kazanımlarını gaspederken bir yandan da kadın özgürlük mücadelesinin öznesi kadınlara yönelik saldırılarını arttırdığını belirten Özdemir, Balıkesir'de SKM Genel Sözcüsü Hatice Deniz Aktaş, ESP Eş Genel Başkanı Özlem Gümüştaş ve MYK üyeleri Züleyha Mangan, Tanya Kara, Çiçek Otlu, Satiye Ok, Ezgi Bahçeci, Ebru Yiğit ile HDP Edermit İlçe Eşbaşkanı Sevgi Özdem'in gözaltına alındığını hatırlattı.

Özdemir, şöyle devam etti: "Kazanımlarımızın gaspedilmeye çalışıldığı bugünlerde, artan kadın katliamlarının ve kadına dönük şiddeti önlemek yerine İstanbul sözleşmesinin feshedilmesini savunan erkek egemen devlet; kadın politikacıları gözaltına alarak, tutuklamaya çalışarak kadın mücadelemizi engellemeye çalışıyor.

"Kadın kurumlarına baskınlar düzenleyerek, kadın politikacıları, Pınar Gültekin'in katledilmesini protesto eden kadınları işkenceyle gözaltına alarak, kadın mücadelemiz engellenmeye çalışılıyor. Dün kadın yoldaşlarımız gözaltına alındı, bugün Kadınlar Birlkte Güçlü olarak, İstanbul sözleşmesini konuşmak için düzenlediğimiz form yasaklandı. Ataerkil iktidar, kadın katillerini cezalandırmak yerine kadınlara yasak koyuyur, kadınları saldırıyor, kadınları gözaltına alıyor. Düzenlediğimiz etkinliklerimizi yasaklasanız da, bizleri gözaltına alsanız da İstanbul sözleşmesini anlatmaya, kazanımlarımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz."

'KATLEDİLEN KADINLARIN ÇIĞLIĞINI YÜKSELTMEYE DEVAM EDECEĞİZ'
Pandemi bahanesiyle evlerde şiddetle baş başa bırakılan, erkek egemen sermaye tarafından emeği sömürülen kadınların erkek egemen sömürüye direnmekten asla vazgeçmediğini vurgulayan Özdemir, "Bizler Özgecan'ın, Nurcan'ın, Hande'nin, Pınar'ın Fatma'nın, Emine'nin ve katledilen tüm kadınların ölmek istemiyorum çığlığını yaşamak istiyoruz diyerek büyütmeye devam edeceğiz" dedi.

Özdemir, sosyalist kadınları hedef alan erkek egemen devlete seslendi:

"Bizleri asılsız iddialarla gözaltına da alsanız, hakkımızda tutuklama kararı da verseniz, erkek egemenliğini ortadan kaldırma mücadelemizi engelleyemeyeceksiniz;

"İstanbul sözleşmesinden çıkmanıza izin vermeyeceğiz,

"Gülistan Doku Nerede? diye sormaya devam edeceğiz,

"Nadira'ya Ne Oldu? diye sormaya devam edeceğiz.

"Pınar Gültekin ve katledilen tüm kadınlar için adalet aramaya devam edeceğiz."

'HAKLARIMIZI DA HAYATLARIMIZI DA TESLİM ETMCEĞİZ'
Ardından HDP İstanbul Milletvekili Oya Ersoy konuştu. Kadın katillerinin değil buna karşı mücadele eden kadınların hedef alındığını belirten Ersoy, İstanbul Sözleşmesi'nin kaldırılmasına karşı forum yapan kadınların da gözaltına alındığını hatırlattı. Ersoy şöyle devam etti: "Bu iktidar gericidir, kadın düşmanıdır, bunun üzerinden yükselmeye çalışıyor. İktidar basamaklarını tırmanırken imzacısı olmakla övündüğü İstanbul Sözleşmesi'ni bugün kaldırmaya çalışıyor. Bu iktidarın kadınlar tahammülü yok. İktidar da bilsin ki biz tırnaklarımızla kazıyarak haklarımızı elde ettik. Haklarımızı da hayatlarımızı da o iki dudaklarının arasına teslim etmeyeceğiz. Biz kadınlar kendi kurtuluşumuzla birlikte bu ülkeyi de kurtaracağız, geleceği kuracağız."

Eylem, "Kadınlar birlikte birlikte güçlü", "Gözaltılar serbest bırakılsın", "Yaşasın kadın mücadelemiz", "Gözaltılar tutuklamalar baskılar bizi yıldıramaz" sloganlarının atılmasının ardından sona erdi.