6 Ocak 2026 Salı

SKB'den Rosa yürüyüşüne çağrı

Her yıl 10 Ocakta düzenlenen Rosa yürüyüşüne çağıran SKB Avrupa, "Bugün sokaklara binler çıkıyor ama bu sayının milyonlar olması hiç de uzak bir gelecek değil. Kadınlar olarak bu sistemi teşhir etmek, 'başka bir dünya'nın mümkün olduğunu, bu patriyarkal sistemin yıkılabileceğini haykırmak için bu sene de 10 Ocakta Berlin'de Rosa yürüyüşünde buluşalım" dedi. 

Almanya'da "emperyalist saldırganlığa karşı ya sosyalizm ya barbarlık" şiarıyla 10 Ocakta yürüyüş düzenlenecek. Rosa Luxemburg anısına düzenlenecek olan geleneksel yürüyüşe Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB) Avrupa çağrı yaptı. Emperyalist savaş ve faşizme karşı Rosa'nın saflarına çağıran SKB'liler, LLL yürüyüşü için Berlin'de 10 Ocak tarihinde birçok yerde farklı etkinlikler, paneller, toplantılar gerçekleştirildiğini ancak hepsinin buluşacağı ortak noktanın yükselen faşizm ve ırkçılık, onun sokakta, polis şiddetinde, medyada ve devlet dilinde nasıl cisimleştiği olacağını ve 12 Ocakta büyük bir miting gerçekleştirileceğini duyurdu. 

'EZİLEN HALKLARA NASIL SALDIRDIĞINA YAKINDAN ŞAHİDİZ'
Açıklamada, "Rosa'nın izinden sosyalizm ve kadın mücadelesini sürdüren kadın devrimciler olarak, onun 'sosyalizm ya da barbarlık' sözünün ne kadar da yerinde bir tespit olduğunu geçtiğimiz 2025 yılında yaşayarak gördük. Filistin'de, Gazze'de, Suriye'de, Sudan'da, İran'da, Fransa'da, Almanya'da, Latin Amerika'da ya da USA'da erkek egemen kapitalist sistemin ister faşist ister neoliberal yüzüyle kadınlara, emekçilere ve ezilen halklara nasıl saldırdığına yakından şahidiz" dedi.

'ROJAVA KADIN DEVRİMİ BOĞULMAYA ÇALIŞILIYOR'
Amerika'nın Venezuellla'ya yönelik emperyalist saldırganlığın son örnek olduğu dile getirilen açıklamada, "Ayrıca bölgede hem yatırımları hem de ticareti artan Çin varlığından rahatsızlığını ifade etmekten de çekinmeyerek, buranın kendi arka bahçesi olduğunu ve kendisi dışında hiçbir ülkenin siyasi ya da ekonomik söz ve hak sahibi olamayacağını Trump ve bakanları tüm yüzsüzlükleri ile söylüyorlar. Suriye'de yaşananlar da emperyalistlerin bu coğrafyada kendi kuklalarından oluşan hükümetlerle yeni bir düzen kurma politikalarına bir başka örnek. Kökleri IŞİD'den gelen HTŞ, Suriye devletinin başına geçirildi. İç savaşın biteceği, halkların eşit ve adil yaşayacağı yalanı, Alevi ve Dürzi katliamları ile patlarken, Türk sömürgeciliğinin HTŞ üzerinden Rojava'ya yönelik baskı ve tehditleri gün geçtikçe artmakta ve Rojava Kadın Devrimi boğulmaya çalışılmakta" ifadeleri yer aldı. 

'ERKEK EGEMEN SİSTEM VARLIĞINI SÜRDÜRMEK İÇİN ZOR AYGITLARINI KULLANIYOR'
SKB Avrupa'nın açıklaması şöyle devam etti: "Erkek egemen sistem, varlığını sürdürebilmek için hiçbir zor aygıtını kullanmaktan kaçınmadı. Rhein-Metal direnişinde yüzlerce genci 12 saat, ayakta, susuz, baskı altında gözaltında tutmaktan, Filistin halkıyla dayanışma eylemlerinde kadın göstericileri bilerek hedef alarak fiziksel ve cinsel şiddet uygulamaya, İsrail hapishanelerinde kadın erkek fark etmeksizin cinsel tacizi sistematik bir işkence aracına dönüştürmekten, uyguladığı ekonomik ambargolarla halkları açlık ve yoksullukla diz çöktürmeye kadar elindeki her türlü mekanizmayı kullandı. Uyguladığı şiddet ve faşist politikalar arttıkça, toplumlarda kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri de artış gösterdi ve bugün dünyada her 10 dakikada bir kadın ya da kız çocuğu öldürülüyor. Erkek egemen kapitalist sistem varoluşsal krizinden neoliberal politikalarla çıkamayacağının farkında, bu yüzden 3. dünya savaşını, dünya kaynaklarını tekrar paylaşmayı çözüm görüyor. Bunun için taşlarını döşerken, halklara, ezilenlere, kadınlara ve gençlere tek çözümün bu olduğunu dikte ediyor, manipülasyon ve algı politikalarıyla sosyalizmin öldüğü, komünist bir dünyanın mümkün olamayacağı yalanını yayıyor. Bu amacı için kullandığı kaynak milyarlarca dolar.

'KADIN MÜCADELESİNİ VE DAYANIŞMASINI BÜYÜTELİM'
"Ama amacına ulaşamıyor, güneş balçıkla sıvanmıyor. Gerçekler ortada. Ne kadar gizlemeye çalışsalar da medyalarında görünmez kılmak isteseler de, dünyanın her yerinde başta geleceksiz bırakılan gençler olmak üzere, ezilenler, kadınlar, işçiler sokaklara çıkıyor. Evet dağınıklar ve evet güçlü bir örgütlülükleri yok ama inançları, umutları ve cesaretleri var. Bugün sokaklara binler çıkıyor ama bu sayının milyonlar olması hiç de uzak bir gelecek değil. Kadınlar olarak bu sistemi teşhir etmek, 'başka bir dünya'nın mümkün olduğunu, bu patriyarkal sistemin yıkılabileceğini haykırmak için bu sene de 10 Ocakta Berlin'de Rosa yürüyüşünde buluşalım. Erkek egemen kapitalist sisteme mahkum değiliz. Kadın mücadelesini ve dayanışmasını büyütelim."