Siverek'te okula saldırı: Saldırgan tehdit etti, okul polise başvurdu, polis bir şey yapmadı
Urfa'da bir liseye silahlı saldırı düzenleyen kişinin, olaydan önce sosyal medya üzerinden paylaştığı tehdit içerikli mesajlar ortaya çıkarken, okulun, polise bu konuda başvuru yaptığı ancak polisin bir şey yapmadığı öne sürüldü.
Urfa'nın Siverek ilçesinde, Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin eski öğrencisi bu saban okulda silahlı saldırı düzenledi.
2007 doğumlu Ömer Ket, pompalı av tüfeğiyle okula girerek rast gele ateş açmaya başladı. Saldırıda 10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 polis, 1 kantin çalışanı yaralandı. Okulun eski çalışanı olan Ket, daha sonra aynı silahla intihar etti.
Olayın ardından saldırganın, okulun sosyal medya hesabına önceden tehdit içerikli mesajlar gönderdiği belirlendi. Paylaşımlarda "Hazır olun bu okulda birkaç gün sonra saldırı olacak" ve "Hepinizi yok edeceğim" ifadelerinin yer aldığı görüldü. Bu mesajların ardından okul yönetiminin polise bildirimde bulunduğu ancak polisin hiçbir önlem almadığı öne sürüldü.
Konuya ilişkin açıklama yapan Eğitim-Sen, "Tek başına bir 'şiddet vakası' olarak değerlendirilemeyecek olan bu elim hadise, içinde bulunduğumuz sistemin derin çelişkilerini ve çözülme halini açık biçimde ortaya koymaktadır" dedi.
Geçen ay İstanbul Çekmeköy’de görev yaptığı okulda uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik'i hatırlatan Eğitim-Sen, açıklamasında şunları belirtti: "Şiddetin yalnızca fiziki güvenlik önlemleriyle engellenemeyeceği de bilinmelidir. Çünkü şiddet öylece ortaya çıkmaz. Toplumsal eşitsizliklerin derinleştiği, geleceksizliğin yaygınlaştığı, gençlerin eğitimle bağının zayıfladığı ve dışlanmanın olağanlaştığı koşullarda ortaya çıkmaktadır. Eğitim politikalarının bilimsel ve kamusal temellerden uzaklaştırılması, okulların ve eğitim bileşenlerinin toplumsal itibar kaybı bu tabloyu daha da ağırlaştırmaktadır. Eğitim sistemini eşitsizlikleri derinleştiren ve kamusal niteliğini aşındıran siyasi iktidar; tüm kurumları işlevsizleştiren, denetim ve destek mekanizmalarını zayıflatan idari anlayış ve bu süreçte sorumluluğu olan yöneticiler yaşanan tablonun doğrudan sorumlusudur ve kamuoyu önünde hesap vermelidir."