PTT'de atama krizi: Sendikal yakınlık ödüllendiriliyor
PTT'de son dönemde yapılan bölge müdürlüğü yapılandırması ve üst düzey atamaların liyakat ilkesini yok saydığı gerekçesiyle emekçilerin tepkisi büyüyor. KESK'e bağlı Haber-Sen ve emekçiler, PTT Genel Müdürlüğü önünde yaptıkları açıklamada kadrolaşma, etik dışı atamalar ve hukuksuz uygulamalara dikkat çekerek 14 Ocak'ta iş bırakma kararı aldıklarını duyurdu.
Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş.'de (PTT) son dönemde gerçekleştirilen bölge müdürlüğü yapılandırması ve üst düzey yönetici atamalarına dönük emekçilerin tepkisi büyüyor. Basın Yayın ve Posta Çalışanları Mücadele Platformu, Ankara Ulus'ta bulunan PTT Genel Müdürlüğü önünde bir araya geldi.
Eylemde, "PTT'de liyakatin tasfiyesine, kurumsal kadrolaşmaya ve etik dışı atama düzenine hayır" yazılı pankart ve "Liyakatsizliğe son", "Adaletsizliğe, hukuksuzluğa son" yazılı dövizler taşındı. Basın açıklamasını Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) Haber-Sen Genel Başkanı Mesut Balcan okudu.
'PTT KİMSENİN ARKA BAHÇESİ DEĞİLDİR'
Balcan, PTT'nin tarihsel bir kamu kurumu olduğuna dikkat çekerek, "PTT herhangi bir grubun, yapının ya da sendikanın arka bahçesi değildir. PTT halkındır ve satılamaz" dedi. Son dönemdeki atamaların tesadüflerle açıklanamayacağını belirten Balcan, ortaya çıkan tablonun açık bir kadrolaşma düzeni olduğunu söyledi. Balcan, "Yapılan atamaların büyük bölümünün yandaş sendika yöneticileri ve üyeleri arasından yapılması, liyakat ilkesinin fiilen askıya alındığını gösteriyor. Bu bir hata değil, bilinçli ve sistematik bir uygulamadır" ifadelerini kullandı.
'BEDELİNİ EMEKÇİLER ÖDÜYOR'
Kurumların içinin boşaltıldığını ve kamu hizmetinin niteliğinin giderek gerilediğini söyleyen Balcan, bu sürecin yalnızca emekçileri değil halkı da doğrudan etkilediğini vurguladı. Balcan, "Bu anlayışın bedelini hem PTT emekçileri hem de yurttaşlar ödüyor. Kamu hizmeti zarar görüyor, güven duygusu her geçen gün biraz daha zedeleniyor" dedi.
PTT emekçilerinin yıllardır artan iş yükü, düşük ücretler ve güvencesiz çalışma koşulları altında çalıştığını söyleyen Balcan, bilgi ve deneyimin değil sendikal yakınlığın ödüllendirildiğini ifade etti. Balcan, "Bu kurumu ayakta tutan binlerce emekçi var. Ancak emek, bilgi ve deneyim değil; sendikal yakınlık ödüllendiriliyor. PTT'yi sırtında taşıyan emekçiler sistematik biçimde yok sayılıyor" ifadelerini kullandı.
ANAYASA VE 657 SAYILI KANUN VURGUSU
Balcan, yapılan atamaların Anayasa'ya ve yürürlükteki yasal düzenlemelere aykırı olduğunu belirtti. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun liyakat ve kariyer esasını açıkça düzenlediğini ifade eden Balcan, "Bu kadar açık anayasal ve yasal hükümlere rağmen yapılan her etik dışı uygulama, kamu vicdanını yaralıyor" dedi. Sayıştay ve TBMM KİT Komisyonu raporlarında PTT'nin mali yapısına ilişkin ciddi tespitler yer aldığını da hatırlatan Balcı, yetkililere "PTT neden zarar ediyor? Bu zararların sorumluları kimler? Hangi yöneticiler bunun hesabını verdi?" sorularını yöneltti.
14 OCAK'TA İŞ BIRAKMA KARARI
Mücadelenin devam edeceğini belirten Balcı, PTT emekçilerinin 14 Ocak'ta iş bırakacağını, 10 Ocak'ta ise kadın emekçilerle birlikte Tandoğan Meydanında kadın hakları için bir buluşma yapılacağını ifade etti.
Eylem, "Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber ya hiçbirimiz" sloganıyla son buldu.