17 Mart 2026 Salı

Onur Binbir yazdı / "Burada kimse teslim olmaz!" (Aquí no se rinde nadie!)

Televizyon canlı yayınında "teslim ol" çağrıları yükselir. Ve her çağrıya bir otomotik silah cevap verir. Bazen sloganlar bazen de ulusal marşı haykırır Julio. Tank, uçak bombalar, ev yerle bir olur. Artık "öldü" diye bakılır. Ama yıkıntıların arasında silahıyla bir kez daha çıkar ve "Yaşasın FSLN" sloganlarının ardından son nefesini verir. Somoza'nın yapmak istediği ters teper, Julio direnişiyle bu canlı yayını bir direniş manifestosuna dönüştürür. Halk, saatlerce süren bu eşitsiz mücadelede tek bir devrimcinin bir orduya nasıl direndiğini izlediğinde, diktatörlüğün "yenilmezlik" efsanesi yerle bir olur. 

Tarihler 15 Temmuz 1969'u gösterdiğinde buradan binlerce km uzaklıkta Nikaragua'da, FSLN'nin şehir gerilla komutanı Julio Buitrago, etrafını sarmış 300 kişilik bir orduya karşı savaşarak ölümsüzleşti. Buitrago 300 askerin, tankların, helikopterlerin ve askeri uçakla çevrili evinde "teslim ol" çağrısına "Burada kimse teslim olmaz" diyerek silahıyla karşılık vererek bir tarih yarattı. 

Buitrago'yu ilk kez Nikaragua devrimi ile ilgili okuduğum Dağdan Kopan Ateş* adlı kitapta öğrenmiştim. Julio'nun ölümsüzleştiği çatışmayı şöyle anlatıyordu yazar. "Anımsıyorum öğleden sonraydı, muhafızlar terlerini siliyordu. Uzun bir sessizlik oldu… sonra tank ateş açtı. Tank duvarı parçalayıp dağıtınca gözlerimiz neredeyse yuvalarından fırladı. Belki de vurulmamıştır dedik belki de … Tank ateş edince subaylar adamlarına ilerlemelerini emrettiler. İçeriden hiç cevap vermedi, muhafızlar gerçekten yakına gelince Julio ateşe başladı. Muhafızlar birden toz oldular, tank yine ateş açtı, her şey tekrarladı. Sonra kıyamet koptu, bütün muhafızlar, tank ateşe başladı. Bir uçak nerdeyse sıyırıp geçiyordu. Ev moloz yığınına dönmüştü. Julio'nun sağ kalabileceğini aklımızdan geçirmezdik ama muhafızlar sakınıyordu. Sonra bizi çok etkileyen bir şey oldu, Julio'nun ön kapıdan fırladığını gördük. Koşuyor ve hafif makinalısını ateşliyordu. Ateş edip bükülerek sonunda yere düştü. Ağlayacak gibiydik ama aynı zamanda yıkılmaz bir gücümüz olduğunu hissetmiştik". 

16 yaşında örgütlü mücadeleye başlayıp 24'üne geldiğinde bir kent gerillası komutanı olarak ölümsüzleşen Julio'yu biraz daha tanıyalım.

Nikaragua'nın neredeyse %70  gibi yoksul bir ailede dünyaya gelmişti. Çocuk yaştan itibaren çalışarak ailesine yardım etti. Bazen su satar bazen de sinemalarda temizlik yapardı. Lise yıllarında politik olmaya başlayan Julio, Orta Amerika Üniversitesi'nde hukuk eğitimi 3. sınıfa kadar sürdürebildi.  Öğrencilik yıllarında her zaman aktif bir profil çizmiş, Devrimci Öğrenci Cephesi'ni  yönetmiş ve UCA Öğrenci Konseyi (CEUCA) başkanı olarak görev yapmıştır.

Buitrago politik geçmişi henüz 15 yaşındayken halka açık bir etkinlikte Nikaragua'daki eğitim seviyesinin düşüklüğü, yoksulluk ve yolsuzluklara dair yaptığı bir konuşmayla öne çıkmaya başlamıştı. Kısa süre sonra, 16 yaşındayken (Ocak 1960) José Benito Escobar ve Daniel Ortega gibi isimlerle birlikte devrimci bir hareket olan "Nikaragua Yurtsever Gençliği"ni (JPN) kurmuştu.

1960 yılında Leon'daki 23 Temmuz Öğrenci Katliamı'nın yıldönümünde düzenlenen protestolarda, "Avenida Roosevelt" olan caddenin adını "Avenida Sandino" olarak değiştiren eylemin içinde yer almıştı. Dönemin nerdeyse her öğrenci eyleminde Julio'da vardır. 1964 yılında devrimci lider Carlos Fonseca yakalandığında, Ramírez Goyena lisesinin yayın cihazlarını ele geçirerek öğrencileri Fonseca'nın serbest bırakılması için protesto yapmaya çağırmıştır. Bu kez yıl 1966'yı gösterdiğinde diktatör Somoza'nın da izleyici olarak bulunduğu Ulusal Stadyum'daki bir beyzbol şampiyonası açılışında bir yoldaşıyla beraber içeriye gizlice girmiş, ardından sahaya inerek "Yeter Artık. Somoza'ya Hayır" pankartını açmışlardır. Diktatörün karşısında ona boyun eğmeyeceklerini haykırmıştır. Sonrada ustaca bir kılık değiştirme ile ulusal muhafızları atlatmışlardır. 

1964 yılında artık yaşamında daha büyük bir kırılma yaratarak, Sandinista Ulusal Kurtuluş Cephesi'ne (FSLN) resmen katılmıştır. 1966 yılında örgütün tarihi Ulusal Yönetim Kurulu'na  girerek Şehir Direnişi'nin baş sorumlusu olmuştur. Aynı dönemde FSLN temsilcisi olarak Guatemala'ya gitmiş ve İsyancı Silahlı Kuvvetler (FAR) kamplarında gerilla ve askeri taktik eğitimleri almıştır. Devrimci mücadeleye daha fazlasını verebilmek için birçok yol yöntem geliştirmeye çalışmıştır. Gerilla eğitimindeki deneyimlerini yoldaşlarına anlattığı broşürler hazırlamış, kent gerillacılığının güçlenmesi için mevziler, güvenli evler oluşturarak illegal üsler kurmuştur.

1967 yılında Küba'nın Havana kentinde düzenlenen Latin Amerika Dayanışma Örgütü (OLAS 67) konferansına katılarak Somoza diktatörlüğünün suçlarını uluslararası alanda duyurmuş ve tarihe geçen şu sözleri söylemiştir. "Küba'dan sonra Latin Amerika'da devrim yapan ilk ülke Nikaragua olacaktır." (Bu öngörüsü o ölümsüzleştikten on yıl sonra gerçeğe dönüşecekti).  Aynı yıl yeraltı faaliyetleri sırasında yakalanıp ağır işkenceler görmesine rağmen hiçbir bilgi vermemiş, "Bana o kadar çok vurdular ki kan işedim ama ağzımdan tek bir kelime bile alamadılar" demiştir. Yine ailesine yazdığı bir mektubunda "Seçtiğim yol zor ama açlık ve yoksullukla boğuşan çoğunluğun acılarına kayıtsız kalmak daha da zor "diyerek mücadelesinde sınıf öfkesini yalın bir dille anlatır.  FSLN, 1967'de gerilla savaşında büyük bir yenilgi alır. Bu darbeden sonra örgütün lider kadrosunun büyük çoğunluğu (Carlos Fonseca dâhil), stratejiyi yeniden tartışmak üzere Kosta Rika'ya gitmek zorunda kalmıştır. Bu en zor ve umutsuz dönemde Julio Buitrago, Efraín Sánchez ile birlikte Nikaragua'da kalarak örgütü ayakta tutmuş ve şehir gerillacılığının bütün sorumluluğunu üstlenmiştir. 

'ONU ÖLDÜREMEDİKLERİNDE DOĞDU'
1969'un 15 Temmuz'un da Somoza diktatörlüğü başka bir hazırlık içindeydi. FSLN'nin lider kadrosunun içinde olduğunu düşündüğü bir hücre evi işbirlikçiler tarafından Ulusal Muhafızlara verilmişti. Julio, Doris Tijerino, Gloria Campos, onun küçük kızı Martha Lorente ve Mirna Mendoza'nın bulduğu ev kuşatma altına alınmıştı. 300 asker, tank ve helikopterler hatta bir saldırı uçağı bölgeyi çevirmişti. Saldırı başladığında Ulusal Muhafızlar, yandaki evde uyuyan bir fırıncıyı "Sandinista" zannederek katlederler. Bu sırada evdekiler baskının gerçekleştiğini anlar.  Julio yoldaşlarına hızlıca orayı boşaltmalarını emreder. O çarpışmayı tek başına karşılayacaktır. Üst katta bulunan yarı otomatik tüfeğini eline alarak karşılık verir. Somozo diktatörlüğü bir devlet televizyonuyla çatışma anını canlı yayında göstermeye başlar. Amaç nettir; evdekilerin teslimiyeti ve ezilmesi bu canlı yayınla birlikte tüm halka gösterilecek ve halkın iradesi kırılacaktır. Ama hesaplamadıkları bir direnişle karşılaşırlar. Julio hızlı hareketlerle bir alt kattan bir üst kattan ve farklı pencerelerden ateş ederek düşmanını durdurur. Muhafızlar içeride birçok gerillanın olduğuna inanır. Televizyon canlı yayınında "teslim ol" çağrıları yükselir. Ve her çağrıya bir otomotik silah cevap verir. Bazen sloganlar bazen de ulusal marşı haykırır Julio. Tank, uçak bombalar, ev yerle bir olur. Artık "öldü" diye bakılır. Ama yıkıntıların arasında silahıyla bir kez daha çıkar ve "Yaşasın FSLN" sloganlarının ardından son nefesini verir. Somoza'nın yapmak istediği ters teper, Julio direnişiyle bu canlı yayını bir direniş manifestosuna dönüştürür. Halk, saatlerce süren bu eşitsiz mücadelede tek bir devrimcinin bir orduya nasıl direndiğini izlediğinde, diktatörlüğün "yenilmezlik" efsanesi yerle bir olur. 

Julio'nun o evdeki "Burada kimse teslim olmaz" cevabı birkaç yıl sonra, Mahir'in "Biz buraya dönmeye değil ölmeye geldik" sloganıyla birleşir. Oradan Osman Yaşar Yoldaşcan'ın 12 Eylül'den sonraki ilk kurşunundan, Saboların Çiftehavuzlar direnişine ulaşır.  Yeliz ve Şirin'in teslim olmayan militanlığından, Şêx Meqsud'ta komutan Azad Halep'in destanlaşan direnişinde ve Türkiye-Kürdistan topraklarında sayısız örnekle yaşamaya devam eder. Dünya devrim geleneği birbiriyle görünmez damarla bağlı olmaya ve savaşmaya devam ediyor hala.

*Kitabın Türkçe ilk baskısını Belge Yayınları 1988 yılında yapmıştı.