2 Mart 2026 Pazartesi

Öcalan komisyon raporundan memnun: Cumhuriyetin demokratikleştirilmesine dair bir yol haritası sunuyor

Meclis Komisyonu'nun ortak raporuna ilişkin bir değerlendirme yapan Kürt ulusal demokratik hareketi lideri Abdullah Öcalan, raporun "Cumhuriyetin nasıl demokratikleştirileceğine dair de bir yol haritası sunduğu" değerlendirmesini yaptı ve ekledi: Rapor, demokrasi mücadelesinde yeni süreç için kapı aralayan çok önemli bir adım olarak değerlendirilmelidir.

Toplumun çeşitli kesimleri tarafından eleştirilen ve DEM Parti'nin de "şerh" koyarak "Evet" dediği Meclis Komisyonu'nun ortak raporuna ilişkin olarak Kürt ulusal demokratik hareketi lideri Abdullah Öcalan'dan da değerlendirme geldi. 

19 Şubat tarihini taşıyan değerlendirmede Öcalan, "Bu rapor, Sn. Cumhurbaşkanının ortaya koyduğu iradeyle Sayın Bahçeli'nin çağrısına benim cevap olmamla İmralı'da başlayan diyalog sürecinin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. İlgili tüm tarafların bu gerçekliği teslim ederek raporun gerektirdiği yasal ve kurumsal pratik süreci başlatması, silahın kesin olarak gündemimizden çıkmasını garanti edecektir" dedi.

"İmralı'da yürüttüğümüz diyalog süreci ciddi bir mücadeledir" diyen Öcalan, komisyon raporu için "Komisyonun değerli üyeleri de oy hesabı yapmadan bu süreci parlamentonun çözümüne sunmuşlardır" yorumunu yaptı. 

"Dolayısıyla ortaya çıkan raporu, şimdiye kadar Meclis komisyonlarının çıkardıkları raporlara benzetmek, atılan adımın tarihsel önemini idrak etmemek demektir" diyen Öcalan, raporla ilgili olarak şu değerlendirmeyi yaptı: 
"Rapor, demokrasi mücadelesinde yeni süreç için kapı aralayan çok önemli bir adım olarak değerlendirilmelidir. Bütün siyasal çevreleri ayakları yere basan politikalar üretmeye zorlayacaktır. Gerçeklikten kopuk, dar siyasi gündemlere sıkışıp kalmış çevrelerin ucuz siyaset yapma zeminlerini ellerinden almıştır. Rapora karşı çıkan siyasi partilerin gerçek gündem yerine kendi dar bakış açılarında ısrar etmesi en çok sosyalist çevreleri zorlayacaktır. Bir an önce demokrasi ve özgürlük mücadelesinin gerektirdiği görev ve sorumlulukla hatalarından dönmeleri her açıdan önemlidir."

Raporu "bir başlangıç" olarak tanımlayan Öcalan, "Sonuç alıcı hale gelmesi, gereklerinin pratikte gerçekleşmesi yine mücadeleye bağlı olacaktır. Rapor parlamentonun gündeminde de uzun süre kalabilir, çeşitli çevreler diyalog sürecini sabote etmek için bu süreçten yararlanabilir. Bütün bunlar bizler için şaşırtıcı olmayacaktır. Ancak eskisi gibi böylesi provokasyon ve saldırılara karşı kırılgan bir durumda değiliz. Doğru bir yaklaşımla böylesi hamleleri de atlatabiliriz" dedi. 

Raporun "Cumhuriyetin nasıl demokratikleştirileceğine dair de bir yol haritası sunduğu" iddiasında bulunan Öcalan, şu değerlendirmeyi yaptı: 
"Örgütün sürecin ruhuna uygun adımlar atması içinde bulunduğumuz tarihi anın gereğidir. Demokratik inşa silahla ve çatışmayla değil, diyalogla ve karşılıklı birbirini anlamayla gerçekleşecektir. Hukuki güvence olduğu müddetçe hiçbir kesim şiddete, silaha, çatışmaya meyletmez; meyletmesi durumunda da tecrit olmaktan kurtulamaz. 
Artık ülke gündemini silahın değil siyasetin belirleyeceği bir dönem başlamış olacaktır. Hukuki güvenceyi sağlayacak olan da demokratik bilinçtir, zihindir. Yürekle, bilinçle sürece sahip çıkılmadıktan sonra hangi hukuk maddesi kimi koruyabilir? Hukuki güvencenin sağlanması önemli bir adımdır. Süreci başarıya götürecek olan demokratik siyaset çalışmalarıdır."

"Yine bir norm-dışı güç ortaya çıkacak, anayasayı rafa kaldırıp kendi yasalarını topluma dayatacaktır" diyen Abdullah Öcalan, "Tekrarlıyorum; bu bir sonuç değil, bir kapı aralamadır. Tarihsel kardeşliğe geri dönülmüştür. Cumhuriyetin kuruluşunda Kürtlerin rolü az değildir. Ancak bu emeğine ve çabasına sahip çıkmayan Kürt önderleri, zayıf bir örgütlülükle ve tepkisel isyanlarla durumu kurtarmaya çalışmışlardır. Kürt liderleri, başarısız girişimlerle kendi sonlarını getirmekten kurtulamamışlardır" dedi. 

Kürt ulusal demokratik hareketi lideri Abdullah Öcalan, "Rapor içeriği demokrasiye açıktır" iddiasında bulundu ve ekledi: "Parlamentonun büyük bir çoğunluğunun bu sözleşmeyi imzalamış olması konsensüsün ne kadar geniş olduğunu göstermektedir.

Hiç kimsenin rehavete kapılma lüksü yoktur. Asıl mücadele şimdi başlamaktadır. Zor ama başarının imkân dahilinde olduğu bir sürece girmiş bulunuyoruz. Son bir yılda yürütülen diyalog sürecinin bir sonucudur bu. Ancak son yüzyıldaki yaraların sarılması için bu ilk adım sadece bir yol haritası sunmaktadır."