MT yazarı Çiçek: Filistin halkının intifada, Kürt halkının serhildan ruhunu kuşanalım
Marksist Teori dergisi yazarı Çiçek, emperyalistlerin, bölge gerici devletlerinin ve faşist çetelerin Rojava devriminin, kadın devriminin kazanımlarını kendileri bakımından risk olarak gördüğü için bir araya gelerek saldırı başlattığına dikkat çekti. Kritik bir noktada olunduğunu söyleyerek Türkiye, Kürdistan ve dünyadaki öncü kuvvetlere harekete geçme, bulundukları her alandan direnme ve direnişi süreklileştirme çağrısı yapan Çiçek, "Büyük bir kitle hareketi böyle tutuşturulabilir" dedi. Çiçek, "Her yer Rojava her yer direniş" perspektifiyle örgütlenen bir direnişin kazanım getireceğine işaret etti.
Emperyalist ABD ve Avrupa ülkeleri, Türk devleti, bölge gerici devletleri, İsrail, HTŞ ve DAİŞ işbirliğiyle bir kez daha Rojava devrimi boğulmaya, tüm kazanımlar gasp edilmeye çalışılıyor. Halep'te başlayan Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetiminin diğer kentlerine doğru yayılan işgal saldırganlığına ilişkin Özgür TV'nin dün akşam gerçekleştirdiği özel yayına katılan Marksist Teori dergisi yazarı İbrahim Çiçek, olağanüstü bir durum içinde olunduğuna dikkat çekti. "Hiç kimse normal durumdayız gibi düşünemez. Ya deprem oluyor, ya bütün mahallede yangın var diye düşünün" uyarısında bulunan Çiçek, "Bizim Rojava'daki yoldaşlarımızın, Rojava'da direnen bütün kuvvetlerin, halklarımızın yanında olmalıyız. Direnişi her yere yayarak, her yer Rojava, her yer direniş diyerek, serhildan ve intifada ruhunu kuşanarak süreci göğüslememiz gerekiyor" çağrısı yaptı.
'SOSYAL ŞOVENLER VE EMPERYALİZM UŞAKLARI NESNEL OLARAK ROJAVA DEVRİMİ KARŞISINDA İŞBİRLİĞİ İÇİNDE'
Özgür TV'de Serpil Arslan'ın sorularını yanıtlayan Çiçek, ilk olarak sosyal şovenlere ve emperyalistlerin uşakları diye tarif ettiği kesimlere ilişkin değerlendirme yaptı. QSD'yi, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimini, "ABD ve İsrail işbirlikçiliğiyle suçlayan sosyal şovenler ve Devlet Bahçeli gibi emperyalist uşaklara" yanıt veren Çiçek, bütün dünyanın Türkiye Cumhuriyeti devleti ve HTŞ'nin, Amerikan emperyalizminin işbirlikçisi ve uşağı, İsrail'in işbirlikçisi olduğunu gördüğünü söyledi. Çiçek, bu kesimlerin nesnel olarak Rojava devriminin karşısında duranlarla işbirlikçiliği" içinde olduğunu vurguladı.
SAVAŞ, KAOS, DEVRİM SÜRECİ
Bölgedeki kuvvet dengelerini alt üst eden savaş, kaos ve devrim süreci yaşandığını belirten Çiçek, bunun değişik kritik aşamaları olduğunu, bunlardan birinin Kobanê direnişi, diğerinin ise ABD ve Avrupa emperyalistleri ile İsrail'in Suriye'nin yönetimi HTŞ'ye verdiği 8 Aralık 2024 tarihi olduğuna işaret etti.
"6 Ocak'ta Halep'te başlayan ve şu anda bütün bir Rojava'ya yayılan saldırganlığın temelinde, ABD emperyalistleri, HTŞ yönetimi, İsrail ve Türkiye'nin kendi uygun gördükleri bir dengeyi yaratmış ve bir uzlaşma gerçekleştirmeleri yatıyor" değerlendirmesinde bulunan Çiçek, bu uzlaşmanın HTŞ/DAİŞ yönetiminin alanını genişlettiğini, hareket serbestliği sağlayarak saldırganlığını, karşıdevrimci niteliğini, zehrini kusması ve harekete geçmesinin önünü açtığını söyledi.
KÜRT DÜŞMANLIĞI
"Harekete geçene değil de geçirene bakacaksak" diyerek Fransa'daki HTŞ, İsrail, ABD görüşmesine, Türk devleti ile İsrail ve ABD ile yaptığı görüşmelere işaret eden Çiçek şunları söyledi: "Bütün bunların ışığında diyebiliriz ki; 2011-2012'den baktığımızda bölgedeki kuvvet dengelerinde, tamamen olmuş bitmiş olmasa da yeni bir duruma yaklaştık. Bu da Suriye'nin büyük ölçüde bölünmüş olması anlamına geliyor. Yani güney Suriye'nin İsrail kontrolüne geçmesi, kuzeyde Türk sömürgeciliğinin, Türk emperyalist işbirlikçilerinin bir nüfus bölgesi yaratması, Şam üzerinde nüfuslarını örgütlemiş olması anlamına geliyor. Bunlar sağlandığı için sıra bu kuvvetlerin Rojava devrimini tasfiye için işbirliğine geliyor. Rojava devrimini tasfiye bir yandan yürürlüğe sokulmuşken, diğer yandan Golani'nin yatıştırıcı açıklaması var. HTŞ'nin, Golani'nin yaptığı 8 maddelik açıklamanın hiçbir anlamı, değeri yoktur. Bunlar havuç bile değildir. Kürtleri ve Arapları ayrıştırmak, Kürt halkının bir kısım kuvvetlerini kandırmak, hareketsiz hale getirmek için yapılmış taktik atraksiyon olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar sahadaki gerçek durumla da uyumlu değil. Sahadaki durum Türkiye'nin Kürt düşmanlığından esinlenmiş, Arap sömürgeciliğiyle Türk sömürgeciliğinin karması olan Kürt düşmanlığıyla Rojava'ya her noktadan saldırmak, tam bir emperyalist, siyonist haydutlukla ve büyük bir gerici coşkuyla orayı yıkmaya, talan etmeye çalışmaktır."
'KRİTİK BİR NOKTADAYIZ'
"Çok kritik bir noktaya geldik" uyarısında bulunan Çiçek, Suriye'de yaşanan sürece ilişkin şu tespitleri yaptı: "1950-60'lardan beri Suriye, Amerika'nın, batının kontrol altına alamadığı bir yerdi. Şimdi artık Amerikan emperyalistleri Suriye'yi kontrol altına aldılar. Suriye antiemperyalist yanı olan Arap milliyetçiliği direnişinin önemli simgelerinden biriydi. Belli ölçülerde Arap milliyetçileri, Arap antiemperyalistleri, yurtseverlerinin birleştiği, 1950'lerden sonra Süveyş kanalı direnişiyle birlikte gelişen bir hareket vardı. Öncelikle böyle bir Suriye ortadan kalktı. Dünkü Suriye küçültüldü. Güneyi İsrail, kuzeyi Türkiye'nin nüfus alanı haline getirildi. Bütün hava savunma sistemleri, kendisini savunma sistemleri tasfiye edildi. Bu HTŞ'nin Amerika'ya teslim olduğu anlamına geliyor. HTŞ şu an Amerika ve İsrail tarafına geçtiği için, Türkiye'nin de istekleri karşılanarak, bu kuvvetler arasında Amerika denge sağlıyor. Avrupa'nın bütünü bu anlaşmanın arkasında. Suudi Arabistan, Kuveyt ve bir kısım Arap ülkeleri de bu anlaşmanın arkasında. Rojava'nın 15 yıldır oluşturduğu örnek hepsini tehdit ediyor. Halkçı devrim, ulus eşitlikçi, kadın özgürlükçü, demokratik bir yapılanmanın açığa çıkması, bölgedeki Kürt, Arap ve diğer halklar arasında yarattığı kardeşleşme, eşitlenme ve birlikte direnme kültürünü, geleneğini, siyasetini kendilerine tehlike olarak görüyorlardı. Burada bir birleşme var."
İlerleyen dönemde bu kuvvet arasındaki ilişkilerin nasıl değişeceğinden bağımsız, yeni oluşan durumun daha uzun vadeli hesaplandığını söyleyen Çiçek, bölgedeki savaş, kaos ve devrim koşullarının ortadan kalkmadığına dikkat çekti. Çiçek, "Hemen yarın ortalığın yatışacağı, durumun stabilize olacağı bir durum ortada yok. Bunu da dikkate almak gerekir" dedi.
'BİRLEŞİK DEVRİMİN ÖNCÜ GÜÇLERİNİN DEVRİMCİ İDEALLERİ HEDEF TAHTASINDA'
Arap aşiretleri yöneticilerinin bir kısmının ortaya çıkan zayıf durumdan, fırsattan yararlanarak çıkar ilişkileri üzerinden yeni bir yatırıma yönelerek Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile bağlarını kopardığını, karşı safa geçtiğini aktaran Çiçek, bunu bütün bir Arap halkına mal etmemek gerektiğini söyledi. Kadın devrimi kazanımları, Rojava devrimi kazanımları, Rojava'nın temsil ettiği 15 yıllık direniş bakımından kritik bir noktaya gelindiğini bir kez daha vurgulayan Çiçek, "Bu kritik noktanın şu an bize yaptığı çağrı hiç durmayın, beklemeyin ve kesintisiz olarak harekete geçin. Ortadoğu'nun bütün devrimci halklarının, Filistin halkının intifada ruhunu kuşanarak ve Kürt halkımızın serhildan, Kobanê ruhunu kuşanarak, Halep direnişin ruhunu kuşanarak her yerde ilerici insanlığın ayağa kalkması gerekiyor. Evet Rojava küçük, özellikle hedef merkezinde Kürt halkı var, ama aslında sorun büyük. Dünyadaki bütün ilericileri, devrimci, enternasyonal kuvvetlerin, Türkiye, Kürdistan, Ortadoğu birleşik devriminin öncü güçlerinin gelecek umutları, devrimci idealleri hedef tahtasında" diye konuştu.
'BÜTÜN MAHALLEDE YANGIN VAR'
Konuşmasında sık sık olağanüstü duruma işaret ederek bugünkü durumun doğru anlaşılmasının önemine vurgu yapan MT yazarı İbrahim Çiçek, "Normal bir durumda değiliz. Ya deprem oluyor, ya bütün mahallede yangın var diye düşünün. Böyle bir olağanüstü hal içerisinde hareket etmek gerekiyor. Her şey sahada kararlaşacak. Sahada ölümüne direnen kuvvetlerin bulunduğumuz yerden yardımına nasıl koşabiliriz, onların moral durumunu, direnişinizi nasıl güçlendirebiliriz diye düşünmeliyiz. Bunu bulunduğumuz her yerde harekete geçerek yapabiliriz. Falan fabrikada 10 işçi arkadaş Rojava'yı savunan slogan atabilir, filan yerdeki genç kadınlar pankart açıp altında oturabilir, mahallemizde meşaleli yürüyüş yapabiliriz. Büyük bir toplumsal öfkenin, hareketin açığa çıkması için öncü kuvvetlerin şimdi, hemen en yaygın biçimde envaiçeşit şekilde harekete geçmesi gerekiyor. Eğer normal koşullarda gibi düşünürsek, eğer olağanüstü halin, yaşamsal kriz anının gereklerine kendimizi uyarlamazsak durumun ihtiyaçlarına cevap veremeyiz" dedi.
Rojava devrimiyle çok şey kazanıldığını, bu kazanımların hepsinin yok edilemeyeceğini vurgulayan Çiçek, "Rojava devrimini ezseler, boğsalar bile bu yaşanmış olanlar ortadan kaldırılamaz. Bunlar bir bölge devrimine, dünya devrimci süreçlerine ışık tutacaktır. Ama şimdi Halep'teki, Rojava'daki, Hesekê'deki direniş için harekete geçmezsek bu çok büyük bir kayıp olacaktır. Bu Rojava'dan daha büyük bir kayıp olacaktır" sözleriyle direnme kararlılığının ortadan kalkmasının yaratacağı kayba işaret etti.
'KUŞATILANLARIN DİRENİŞİNE BULUNDUĞUMUZ HER YERDE HAREKETE GEÇEREK KOŞABİLİRİZ'
Ajansımız muhabirinin Reqa'da. bölgede yaşayanlarla birlikte bir binada DAİŞ çetesinin saldırısına uğradıkları ana ilişkin yayınladığımız görüntü ve ses kaydını hatırlatan Çiçek şöyle konuştu: "Kuşatıldık, hareket edemiyoruz, bu son konuşmamız olabilir. Bize ne diyorlar peki. Şunu diyorlar, her yerde direnmek lazım, her yerde kamuoyu oluşturmak lazım, herkesi harekete geçirmek lazım. Kuşatıldıkları yerde bir şeyleri yok, ama sonuna kadar direneceğiz diyorlar. O zaman sonuna kadar direnecek olanların desteklerine koşmak bulunduğumuz yerden harekete geçmekle olabilir. Bugün çıktık şunu şunu yaptık tamam görevimizi yaptık diyemeyiz. Böyle bir şey yok. Yarın da öbür gün de yapacağız. Büyük bir kitle hareketi böyle ateşlenebilir, böyle tutuşturulabilir. Her yerden Rojava devrimine saldırı var. Ankara'dan faşist sömürgecilik de saldırıyor, Washington'dan Trump ve adamları da saldırıyor. Avrupa'dan da saldırıyorlar. Almanya'ya HTŞ'yi davet edenler saldırı içinde değiller mi? HTŞ her yerde değil mi? HTŞ Ankara'da, New York'ta, Paris'te, Berlin'de değil mi? O zaman biz de direniş her yerde, sürekli demeliyiz. Bizim Rojava'daki yoldaşlarımıza, Rojava'da direnen bütün kuvvetlere, halklarımıza, her yerde direnişi yayarak, her yer Rojava, her yer direniş diyerek, her yerde serhildan ve intifada ruhunu kuşanarak süreci göğüslemeye çalışmamız gerekiyor. Tek başımıza olsak bile harekete geçmek ve elimizden gelen, yapabileceğimiz neyse bunu yapmak, yarın tekrar yapmak, sürekli yapmak zorundayız."
'HER YER DİRENİŞ, HER YER ROJAVA'
"Şu mevziyi kaybedebiliriz, şuradan çekilebiliriz mesele bu değil" diyen Çiçek, dünyadan yükselecek seslerin Rojava'da direnenlerin kazanma azmini artıracağını vurguladı. Sömürgecileri, emperyalist sömürgecileri, onların siyonist destekçilerini sınırlandıracak olanın, devrimin kazanımlarını yok etmelerini önleyecek olanın da direnişin her alana yayılması olduğuna dikkat çeken Çiçek, "Son sözümüz her yer Rojava, her yer direniş olmalı. Her yerde DAİŞ var, bütün başkentlerde, kentlerde DAİŞ'e, HTŞ'ye karşı direnişi tutuşturabiliriz" diye konuştu.
ENTERNASYONALİSTLERE, GENÇLİĞE DİRENİŞE KATILMA ÇAĞRISI
Dünyanın bütün enternasyonalist kuvvetlerine, özellikle gençliğe bu büyük direnişe katılma çağrısı yapan Çiçek, "Her genç devrimcinin burada sorumluluk üstlenmesini, öncülük yapmasını istemeliyiz. Rojava'daki direnişçilerin yanındayız, kalbimiz onlarla birlikte atıyor" dedi.