Meclis komisyonu raporu Suriye'deki gelişmelere bağlandı
Meclis'te kurulan süreç komisyonunun taslak raporunda, silah bırakma sürecinin tamamlanması şartı, silah bırakanların hukuki statüsüne dair sınırlı düzenlemeler yer aldı. Raporun meclise sunumu ise Rojava devriminin tasfiyesi amacıyla geliştirilen saldırıların sonuçlarına bağlandı.
Kürt ulusal demokratik hareketi önderi Abdullah Öcalan ile 45 gündür görüşme yapılamazken, saray medyası Meclis'te kurulan komisyonunun taslak raporunu sızdırdı.
Türkiye gazetesinde yer alan "SDG bitmeden adım yok" başlıklı haberde, Meclis'te kurulan komisyonun, partilerin sunduğu raporları temel alarak taslak rapor hazırladığı bilgisine yer verildi. Taslak raporda AKP'nin raporunun referans alındığı görülüyor. Silah bırakma süreci tamamlanmadan herhangi bir yasal adım atılmaması şartına yer verilen taslak raporda, AKP raporunda olduğu gibi Abdullah Öcalan'a "umut hakkı" ya da siyasi tutsakların tahliyesinin önünü açacak düzenlemelere de yer verilmedi. Taslak raporda aynı zamanda silah bırakan gerillaların hukuki statüsü, "topluma kazandırılma" şeklindeki bir düzenlemeyle ele alınıyor.
AKP'nin komisyona sunduğu raporda yer alan "müstakil", "geçici yasal düzenleme" taslak raporda yer alırken, CHP'nin tutuklu belediye başkanlarına ilişkin taleplerine yer verilmediği görülüyor. Raporda, AİHM kararlarının uygulanması, kayyum darbesine son verilmesi, seçim yasasına dair sınırlı başlıkların yer alacağı ifade ediliyor.
Taslak raporda, AKP, MHP ve CHP'nin ortaklaştığı, yasal adımların silah bırakma süreci tamamlandıktan sonra atılması fikrine yer verilirken, DEM Parti'nin "eş zamanlı hukuki adım" önerisi raporda yer almadı.
AKP'nin, QSD'nin entegrasyon adı altında Rojava devriminin askeri ve siyasi gücünün tasfiyesine dönük planlar netleşmeden ve devletin istihbarat birimlerinden teyit alınmadan düzenleme yapılmasına karşı çıktığı belirtilirken, komisyonunun raporunun mart ayı sonuna kadar Meclis'e sunulmasının beklendiği kaydedildi. Fakat bu sürecin Rojava devrimi ve Suriye'deki Kürtler, Aleviler ve Dürzilere dönük HTŞ ve Türk devletinin süren saldırıları nedeniyle uzayabileceği belirtiliyor.