26 Kasım 2020 Perşembe

Kızıltepe ve Savur belediye eşbaşkanları tahliye edilmedi

Yerlerine kayyum atanarak tutuklanan Kızıltepe Belediye Eşbaşkanı Nilüfer Elik Yılmaz ile Savur Belediye Eşbaşkanı Gülistan Öncü'nün yargılandığı davada tahliye çıkmadı.

İçişleri Bakanlığı tarafından yerlerine kayyum atandıktan sonra tutuklanan Mardin'in Kızıltepe Belediye Eşbaşkanı Nilüfer Elik Yılmaz ile Savur Belediye Eşbaşkanı Gülistan Öncü'nün yargılandığı davanın duruşması görüldü. Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, eşbaşkanlar tutuldukları Tarsus T Tipi Kadın Kapalı Hapishanesi'nden SEGBİS ile katıldı. Duruşmayı HDP Milletvekili Pero Dündar ile HDP il yöneticileri de takip etti. 

‘O HALDE KAYYIM DA YARGILANMALI'
Duruşmada savunma yapan Eşbaşkan Nilüfer Elik Yılmaz, daha önce verdiği ifadeyi tekrar etti. Ardından konuşan Yılmaz'ın avukatlarından Necim Dağ, "gizli tanığın" beyanlarının mahkeme huzurunda alınması ve avukatlar ile yargılanan isimlerin soru sorma hakkının sağlanması gerektiğini belirtti. Bugüne kadar taplerinin dikkate alınmadığını belirten Dağ, delillerin toplanma aşamasında da aynı hukuksuzlukla karşı karşıya kaldıklarını söyledi.

Mardin İl Emniyet Müdürlüğü'ne yazılan yazıya verilen cevapta kimi "gizli tanıkların" tanık koruma programının iptal edildiğini öğrendiklerini aktaran Dağ, neden iptal edildiğinin emniyet tarafından bildirilmesi gerektiğini söyledi. "Boksör" isimli gizli tanığın beyanlarının yer aldığı tutanakların orijinal hallerine emniyetten ulaşılamadığını hatırlatan Dağ, bu orijinal olmayan tutanakları dosyaya ekleyenler hakkında işlem yapılmasını istedi. Dağ, müvekkili Yılmaz hakkındaki suçlamaya konu yapılan "örgüte müzahir firmalara ihale verdiği" yönündeki iddiaya ilişkin "Bugün aynı firmalar ile kayyum da çalışıyor. O zaman kayyum da burada yargılanmalı" dedi.

'DOSYA ÇÖKMÜŞTÜR'
Yılmaz'ın avukatı Necat Çıray ise, Savur, Kızıltepe, Mazıdağı, Nusaybin ve Derik belediye eşbaşkanları hakkında açılan davalardaki suçlamaların ve delil olarak gösterilen "gizli tanık" beyanlarının aynı olduğunu ancak dosyaların ayrı ayrı açıldığını ifade etti. Davaların ve kayyum atanmasının tamamen HDP siyasetine dönük olduğunu belirten Çıray, "Cumhuriyet Savcısı neredeyse HDP'nin tüm yöneticileri, milletvekilleri, belediye başkanları ve üyeleri hakkında ‘örgüt üyesi' oldukları yönünde değerlendirme yapmış" diye belirtti. Demokratik Toplum Kongresi (DTK) ile ilgili dosyada da yer alan ifadelerin gerçeği yansıtmadığını dile getiren Çıray, "O dönem legal bir alan iken, Meclis tarafından Anayasa çalışmalarına davet edilen bir kurum iken, sonradan konjonktür değişince illegalize edilmeye çalışılmıştır" şeklinde konuştu.

HDP'nin seçim çalışmalarının dahi illegaize edilmeye çalışıldığını belirten Çıray, şöyle devam etti: "Yasaklı kitap olduğu belirtilen kitaplar da bandrollü. Bunların yasak olup olmadığını emniyet de bilmiyor. Talimatla işe alındıkları belirtilen kişiler mahkeme kararı ile işe iade davasını kazanan kişilerdir. Müvekkilim henüz görevde iken bu işçilerle ilgili ne yapılması gerektiğini sorduğunda yasal olarak alması gerektiğini kendisine ben söyledim. Müvekkillerimiz belediye eşbaşkanı oldukları için bu dosya oluşturulmuştur. Bu delillere göre bu dosya çökmüştür."

HDP Hukuk Komisyonu avukatlarından Azad Yıldırım da, "gizli tanık" ifadelerinde daha önce geçmeyen ifadelerin sonradan nasıl eklendiğini anlamadıklarını dile getirerek, iddianamenin siyasi bir baskı ile hazırlandığını belirtti. "Gizli tanık" beyanlarının döneme göre değiştiğini kaydeden Yıldırım, dosyadaki iddiaların havada kaldığını dile getirdi.

'ORTADA ÇÜRÜTECEK BİR DELİL YOK'
Savur Belediyesi Eşbaşkanı Gülistan Öncü de, savunmasında önceki beyanlarını tekrar ederek, yerlerine kayyum atanacağının önceden belli olduğunu ifade etti. HDP'nin bir siyasi parti olduğunu kaydeden Öncü, soruşturmanın siyasi olduğunu ve ortada çürütecek bir delilin olmadığını söyledi.

Öncü'nün avukatlarından Mahmut Bingül, yanlış bir yargılama yapıldığını belirterek, iktidarın dayatmalarıyla hazırlanmış bir soruşturma olduğunu söyledi.

Öncü'nün avukatlarından Ferhat İbrahimoğlu da, soruşturma savcısının yapması gereken hiçbir şeyi yerine getirmediğini belirterek, "gizli tanık" beyanları ile hazırlanmış bir dosya olduğunu dile getirdi.

Avukatlar, savunmalarının ardından müvekkillerinin tahlisini talep etti. Mahkeme heyeti, eşbaşkanların tutukluluk halinin devamına karar vererek, bir sonraki duruşmayı 14 Ocak 20121 tarihine erteledi.