1 Aralık 2021 Çarşamba

Kayyumlara karşı direnen öğrenciler: Hedefimiz iktidar ve antidemokratik uygulamaları

Kayyum rektörler Mahmut Ak ve Melih Bulu'ya karşı direnişi sürdüren İstanbul Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, eylemlerin hedefinin iktidarın kendisi olduğunu kaydetti. Öğrenciler, birleşik mücadeleden aldıkları güçle direnişe devam edeceklerini vurguladı, ta ki kayyum rektörler istifa edene, üniversiteler özerkleşene ve antidemokratik uygulamalar iptal edilene dek.

AKP'li Melih Bulu'nun kayyum rektör olarak Boğaziçi Üniversitesi'ne atanmasına tepkiler sürüyor. Boğaziçi Üniversitesi'nde başlayan militan, kararlı eylemler dalga dalga diğer üniversitelere yayılıyor.

Kayyum rektör Mahmut Ak ve Melih Bulu'ya karşı mücadele eden İstanbul Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, bundan sonra nasıl devam edeceklerini ETHA'ya anlattı. Hedef gösterilmelerinden kaynaklı soyisimlerini vermediğimiz Deniz, Uğur ve Mert birleşik mücadeleden aldıkları güçle direnişi sürdüreceklerini vurguladı. Gençler, kayyum rektörlerin gitmesi dışında önümüzdeki dönemde mücadele bakımından taleplerini de aktardı.

'ÜNİVERSİTELER SARAY'IN YOĞUN BİR İDEOLOJİK SALDIRI ALANI HALİNE GELDİ'
İstanbul Üniversitesi öğrencisi Deniz, bir gece yarısı sessiz sedasız yapılan kayyum rektör atamasının Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri tarafından umulduğu gibi "sessiz sedasız" karşılanmadığını hatırlattı. Bulu'ya karşı yapılan eylemleri hatırlatan Deniz, "Öğrencilerin seçmesine izin verilmeyerek atanan kayyum rektörler eliyle üniversiteler, rant alanına çevirilmeye çalışılan, binaları tahrip edilen, ağaçları kesilen, işletmeleri özelleştiren alanlara çevrildi. Üniversiteler Saray'ın yoğun bir ideolojik saldırı gerçekleştirdiği yerler halini aldı" dedi.

Saray'ın üniversitelere yönelik saldırısına ve kayyum rektörler eliyle zaptedilmesine karşı birikmiş sorun ve taleplerin sesinin Boğaziçi direnişi olduğunun altını çizen Deniz, "Biz Saray'ın atamış olduğu kayyum rektörleri ve icraatlerini iyi biliyoruz. Verşan Kök'ten, Mahmut Ak'tan biliyoruz ve Metallica'yı pek bir seven Melih Bulu'dan... Üniversiteleri sermayenin rant alanına çeviren, öğrencileri müşteri olarak gören ve yediği iki lokmayı sayan, fakülteleri kışlaya çevirenler de bizi iyi biliyor; ODTÜ Kavaklık'tan, İÜ'de Yemekhane direnişinden biliyor" diye konuştu.

'MÜCADELEMİZİN TEMEL TALEBİ DEMOKRATİK-ÖZERK ÜNİVERSİTE'
Kampüs kampüs "kayyum rektör istemiyoruz" dediklerini söyleyen Deniz, öğrencilerin akademik-demokratik taleplerini birleşik bir hat ile savunmasını deneyimlediklerini ve bu şekilde mücadeleyi büyüttüklerini dile getirdi. Deniz, "Kayyum rektöre karşı verilen mücadelenin temeli 'demokratik-özerk üniversite' talebidir. Rektörlük atamaları ve taleplerini dile getiren üniversiteli gençliğe yönelik polis müdahaleleri, gözaltılar, baskılar bizzat siyasi iktidarın akademi üzerindeki politikasının ürünüdür. Mücadelelerin hedef alacağı nokta siyasi iktidarın ta kendisidir" diye konuştu. 

Deniz, kayyum rektörlere karşı yürüttükleri mücadele dışında önlerine koydukları hedefleri ise şu maddeler altında sıraladı: 

" Öğrenci Topluluğu Kurulu'nun, her öğrencinin yer alabileceği ve öğrencilerin seçeceği öğrencilerden oluşabilmesi,
Üniversite yönetimine ve öğrencilere dair kararların öğrenciler tarafından alınması,
Özel Güvenlik Birimi ve polisin fakültelerden uzaklaştırılması,
Eğitimin bilimsel ve nitelikli olması,
Eğitimde cinsiyetsiz bir anlayış sürdürülmesi,
Öğrencilerin ana dilinde eğitim görebilmesi,
Cinsiyet eşitsizliği derslerinin eğitim müfredatına eklenmesi ve uygulanması,
Yemekhane, kantin ücretlerinin minimuma indirilmesi."


'ANTİ-DEMOKRATİK KAYYUM ATAMALARI DERHAL SON BULMALI'
Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi Ufuk, direnişin hedefinin Melih Bulu'nun istifası ile antidemokratik olan KHK'nin iptali olduğunu belirtti. Ufuk, "Sadece Boğaziçi özelinde bir kayyum protestosu da değil bu. Tüm üniversitelerin kayyumlardan özgürleşmesi gerek. Talebimiz aslında siyasetçilerin, milletvekillerinin de bu konuda çalışması ve bu antidemokratik uygulamanın iptali. Bu konuda okulda fikir ayrılıkları var, ancak kişisel olarak bir grubun talepleri içinde belediyelerdeki antidemokratik kayyum atamalarının da acilen son bulması gerekiyor" ifadelerini kullandı.

'ÖĞRENCİLERİN İRADELERİ GÖZETEN, DEMOKRATİK SEÇİMLE GELEN REKTÖRLER İSTİYORUZ'
Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinden Mert ise, atanmış rektörlere karşı direnişin sadece Boğaziçi'nde değil kayyum atanmış tüm üniversitelerde antidemokratik uygulamaları kabul etmeyen öğrencilerce sürdürüldüğünü vurguladı.

"Boğaziçi yalnız değildir, hiçbir arkadaşımızı da yalnız bırakmayacağız" diyen Mert, şöyle devam etti: "Taleplerimiz net; keyfi gözaltıların durdurulmasını ve tüm arkadaşlarımızın serbest kalmasını istiyoruz. Bizler öğrenciyiz, eylem alanından, derse bağlanan arkadaşlarımızı görmek istiyorlarsa kampüsümüze misafir olup görebilirler. Melih Bulu'nun ve tüm rektörlük makamına atanmış kayyumların acilen istifa etmesini istiyoruz. Üniversitenin tüm bileşenlerinin talebi atanmış değil, seçilmiş rektörler. Biz rektörlerimizin tüm üniversite bileşenlerini kapsayan, onların iradelerini gözeten, demokratik seçimlerle göreve getirilmesini istiyoruz."