31 Ekim 2020 Cumartesi

Kaybetme politikası bu defa Urfa'da

Diyarbakır'da kendisini polis olarak tanıtan şahıslarca alıkonulup darp edildiğini, ölümle ve ailesinin yok edilmesiyle tehdit edildiğini iddia eden Ç.M., iş insanı Kamil Açar'ın alıkonulmasından bir gün sonra alıkonulduğunu ve kendisinin de Pirinçlik Jandarma Karakolu civarında serbest bırakıldığını söyledi.
Urfa'nın Siverek İlçesi ile Diyarbakır arasında kar maskeli ve silahlı kişilerce aracından indirilip alıkonulduktan 2 gün sonra serbest bırakılan iş insanı Kamil Açar'ın ardından aynı yerde bir gün sonra benzer bir olayın daha yaşandığı iddia edildi. Kamil Açar'ın henüz kayıp olduğu 19 Temmuz'da Diyarbakır'ın Kayapınar ilçesine bağlı 500 Evler semtinde önünün 3 sivil araçla kesildiğini söyleyen Ç.M. adlı genç, araçtaki şahısların silahlı ve telsizli olduğunu, kendilerini polis diye tanıttıklarını ve araca bindirilerek bilmediği bir yerde sorgulandığını söyledi.
 
Mezopotamya Ajans'ın haberine göre akşam 19.30-20.00 saatleri arasında arkadaşına giderken 500 Evler semti civarında beyaz renkli Renault Fluence marka 3 araç tarafından önünün kesildiğini, bir araçtan 3 kişinin inip kimlik sorduğunu belirten Ç.M., kim olduklarını sorduğunda ise polis olduklarını ve kimliklerini gösterdiklerini söyledi. 2 buçuk ay önce cezaevinden çıkan Ç.M., kimliğini alıp Genel Bilgi Taraması (GBT) yaptıktan sonra "ifaden var" denilerek araca bindirildiğini, sonra kollarının ters çevrildiğini, kafasının araç koltuklarının altına sokularak darp edildiğini belirtti.
 
AİLESİNİ ÖLDÜRMEKLE TEHDİT ETTİLER
 
Diyarbakır merkezde 40 dakika kadar araç içinde gezdirildiğini dile getiren Ç.M., kendisine sürekli "Bize örgütün gençlik yapılanmasını söyle, sen neden bu işleri yapıyorsun? Diyarbakır'da kaç kişisiniz, biz örgütü bitirdik sadece siz kaldınız. Bize diğerlerinin ismini ver rahatla" şeklinde sorular sorduklarını, kendisinin örgütle bir alakasının olmadığını söylediğinde ise daha fazla darp edildiğini aktardı.
 
Kendisini kaçıranların "Biz senin aileni biliyoruz. Babanın Siverek'te ne iş yaptığını, kız kardeşlerinin ve abinin ne iş yaptığını biliyoruz. Kendine acımıyorsan, ailene acı. İstersek tek gece içerisinde tüm aileni yok edebiliriz. Bize istediklerimizi ver kurtul" şeklinde tehdit ettiklerini sözlerine ekleyen Ç.M., "Bir yandan bana soru soruyorlardı, bir yandan sürekli dövüyorlardı. Kafamı aracın koltuklarının altına sıkıştırdıkları için nereye götürüldüğümü göremiyordum. Kafamı kıpırdattığım da sürekli kafama vuruyorlardı" dedi.
 
KAYBETMEKLE TEHDİT ETTİLER
 
Akşam karanlık bastıktan sonra boş bir arazide aracın durduğunu ve araçtan çıkarıldığını söyleyen Ç.M., indirildikten sonra tahminen 20 dakika yürüdüklerini, taşların olduğu bir yere geldiklerinde yere oturtulduğunu ve burada kafasına silah dayayarak ölümle tehdit ettiklerini ifade etti. Getirildiği boş arazide de kendisine aynı soruları sorduklarını dile getiren Ç.M., "Bana her seferinde aynı soruları yönelttiler. Ben de her seferinde 'Benim bir şeyle alakam yok' diyordum. Burada da bir süre darp edildikten sonra bana 'Gözümüz üzerinde. Bu sefer seni serbest bırakıyoruz ama bir daha elimize düşersen seni öldürürüz' dediler. Ardından 'Biz buradan gidene kadar arkana bakmayacaksın, eğer ki bakarsan seni öldürürüz' diye tehdit edip kimliği alıp gittiler" diye konuştu.
 
KAÇIRIP KARAKOLA GÖTÜRDÜLER
 
Kendisini kaçıran şahısların gitmesinden sonra olayın şokunu bir süre üzerinden atamadığını ifade eden Ç.M., "Olayın şokunu üstümden attıktan sonra nereye getirildiğimi anlamaya çalıştım. Yarım saat kadar yürüdükten sonra bulunduğum yerin Pirinçlik Karakolu'nun Karacadağ tarafı olduğunu anladım. Bir süre yürüyüp ana yola çıktıktan sonra otostop çekerek Siverek'te oturan ailemin yanına gittim" dedi.
 
Darptan kaynaklı ertesi gün Siverek'te hastaneye gidip tedavi olduğunu söyleyen Ç.M., omuz ve kollarında ezilmelerin oluştuğunu, bu yüzden omuz ve kolunun sargıya alındığını ve vücudunun çeşitli yerlerinde morlukların oluştuğunu belirtti. Ç.M., tekrar hastaneye gidip darp raporu alıp suç duyurusunda bulunacağını ifade etti.
 
Polislerin el koyduğu kimliği kendisine iade etmediğini söyleyen Ç.M., Nüfus Müdürlüğü'nden geçici kimlik belgesi çıkardığını kaydetti. Ç.M., yaşadıkları üzerine hukuki yardım talebiyle İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi'ne de başvuruda bulunacağı bilgisini verdi.