26 Kasım 2020 Perşembe

Kapatılmak istenen Nadira dosyası: Tüm deliller 'cinayet'e işaret ediyor

AKP milletvekili Şirin Ünal’ın iktidar olma yetkilerini kullanarak üzerini kapattığı Nadir Kadirova’nın ölümü hala aydınlatılmayı, ailesi de adalet bekliyor.

Nadira Kadirova, Özbekistanlı 23 yaşında genç bir kadındı. Kafkasya'dan Türkiye'ye gelen ve güvencesiz çalıştırılan binlerce kadından biriydi.

AKP İstanbul Milletvekili Şirin Ünal'ın villasında, Ünal'ın yatalak eşinin bakıcısı olarak çalışmaya başladı.

2019 yılının 23 Eylül günü, Şirin Ünal'ın evinde ölü olarak bulundu. Ankara Emniyet Müdürlüğü, henüz ön otopsi raporu dahi çıkmadan Nadira'nın Şirin Ünal'ın silahıyla intihar ettiğini iddia etti.

Bu açıklamayı başta Kadirova ailesi olmak üzere kimseyi ikna etmezken, soruşturma 2020'nin ilk aylarında takipsizlikle sonuçlandırıldı.

Kadirova ailesinin avukatı Prof. İlyas Doğan, 30'u aşkın kadın avukatı da dahil ettiği bir dilekçeyle takipsizlik kararına itiraz etti.

Fakat Sulh Ceza Mahkemesi, 11 kelimelik bir karar ile itirazı reddetti. Soruşturma sürecine dair bilgi veren Prof. Doğan, kararda "İtirazın isabetli olmadığı görülmüştür" şeklinde bir ifade olduğuna dikkat çekerek, "Bir insan hayatının yok olduğu bir olay, bu kadar basitleştirilebilir mi?" diye sordu.

Mahkemenin kararının ardından dosya Nisan ayında Anayasa Mahkemesi'ne taşındı. 7 aydır mahkemesinin dosyayı "esastan" görüşmesi bekleniyor.

'KALBİNİN ÜSTÜNE ATEŞ EDEN BİR KİŞİ NASIL ODADA DOLAŞSIN'
Soruşturma aşamasındaki eksikliklere dikkat çeken Prof. İlyas Doğan, olay yerine ait görüntüleri hatırlatarak, "Şayet intihar etmiş olsaydı, tek bir yerde kan birikmesi olurdu" dedi. Öldürücü bir nokta olan kalbinin üzerine ateş eden bir kişinin, kısa bir süre sonra kendinden geçmesi gerektiğini söyledi ve ekledi: "Olay yeri görüntülerinde üç ayrı yerde kan birikmesi var. Bir kişinin profesyonelce kalbine ateş edip, sonra ayakta kalması, odada dolaşması mümkün değil. Görüntülerde ters dönmüş bir sehpa da var. Belli ki, bir boğuşmaya girmiş gibi bir izlenim var."

"Olay duyulur duyulmaz herkes intihar olduğuna karar verdi" diyen Doğan, delillerin de bu mantığa göre toplandığını belirtti. Savcılığın sadece Nadira'nın telefon konuşma, SMB ve watsup kayıtları ile ilgilendiğini, AKP milletvekili Şirin Ünal, kızı, eşi ve diğer Özbek kadın bakıcının telefon kayıtlarında hiçbir inceleme yapmadığını belirtti.

'ÖLÜMÜN YAŞANDIĞI EVDEKİ HERKES ŞÜPHELİ SAYILMALIYDI'
Mevcut hukuk uygulamasına göre, ölümün yaşandığı yerdeki herkes hakkında "sanık" sıfatıyla soruşturma açılması ve şüphelilerin "ölümle bir ilgilerinin olmadığı"nı ispatlaması gerektiğini söyledi, "Kanunlar herkese eşit şekilde uygulanmalıdır" dedi. Ancak "şüpheli" olması gereken kişilerin "tanık" sıfatıyla Şirin Ünal'ın avukatının eşliğinde ifade verdiğine dikkat çekti, "Eğer bunlar tanıksa, neden avukat eşliğinde ifade veriyorlar" diye sordu.

Prof. İlyas Doğan, "23 yaşında genç bir kadın, nasıl oluyor da baretta gibi karmaşık bir tabancaya tek bir mermi sürüyor. O tek bir mermi ile de intihar edebiliyor" diye sordu.

Delillerin bu kadar dikkatsiz, özensiz ve isteksiz toplanmışının "intihar" iddiasını şüpheli hale getirdiğini belirtti. Nadira'nın ölümünün ardından apar topar cenazenin ağabeyi Muhammed Ali ile birlikte adeta sınır dışı edilir gibi, Özbekistan'a gönderildiğine hatırlattı. Minnesota Protokolü'ne dikkat çeken Prof. İlyas Doğan, "Şüpheli ölümlerde, özellikle kadınların şüpheli ölümlerinde, devletler, delil araştırmasını imkânsız kılacak şekilde davranışlardan kaçınmakla yükümlüdür. Mahkemede yeniden soruşturma açacak olsa, cenaze üzerinde yeni bir delil araştırması yapma şansımız yok. Çünkü ayrı bir devletin sınırları içinde. Bu kadar apar topar gönderilmesi bile, ister istemez, ortalama bir insanda da acaba bir şeyler mi örtbas ediliyor şüphesine doğal olarak yol açıyor" diye konuştu.

NADİRA'NIN AĞABEYİ: ŞİRİN ÜNAL MAKAMINI KULLANIYOR
Özellikle sosyal medya üzerinden kardeşi için adalet talebini dile getirmeye çalışan Muhammet Ali Kadirov, kardeşinin intihar etmediğini, kesinlikle öldürüldüğünü belirtti.

"Kalorifere dayanarak kendini vurduğunu söylediler. Ama kaloriferde kan izi yoktu" dedi. AKP milletvekili Şirin Ünal'ın dokunulmazlığını, yetkilerini kullanarak cinayetin üzerini örtmeye çalıştığını belirterek, şunları söyledi: "Makamını kullanıyor. Savcılık, polis, uzmanlar, kim varsa satın aldı. Delilleri yok ettiler. Üzerinde kan lekesi olan halı, çarşaf yok edildi. Çünkü ortada bir cinayet var. Söz konusu silahta, kardeşimin parmak izi bile yoktu."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da Şirin Ünal'ı koruduğunu söyledi, "Korumaya da devam ediyorlar" dedi.

Muhammet Ali Kadirov, kardeşinin ölümünden sorumlu olan AKP'li Şirin Ünal'ın cezalandırılmasını istedi, "Ceza almalı ki, başka Nadira'lar olmasın" dedi.