14 Ocak 2026 Çarşamba

Kamu emekçileri ek zam talebiyle bakanlık önüne yürüyüş yaptı

KESK'in çağrısıyla iş bırakan kamu emekçileri, Ankara'da ek zam ve insanca yaşamaya yetecek ücret talebiyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na yürüdü. Maaş artışlarının daha cebe girmeden zamlar, kiralar ve vergilerle eridiğini vurgulayan kamu emekçileri bakanlık önünden taleplerini sıraladı. 

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu'na (KESK) bağlı sendikaların üyeleri, ek zam talebiyle Türkiye genelinde bir günlük iş bırakma eylemi yaptı. Ankara'da bir araya gelen kamu emekçileri, Milli Kütüphane önünden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na yürüdü.

"Satış sözleşmesi hükmünü yitirmiştir! Ek zam! Hemen şimdi! G(ö)revdeyiz" yazılı pankartla yürüyen emekçiler, "Zafer direnen emekçinin olacak" ve "Demokratik Türkiye, halk için bütçe" sloganları attı. Eyleme, demokaratik kitle örgütleri, siyasi parti temsilcileri ve gençlik örgütleri de katılım sağladı.

KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak, Türkiye'nin dört bir yanında alanlarda olmalarının temel nedeninin geçim sıkıntısı olduğunu söyledi. Kamu emekçilerinin yıllardır "geçinemiyoruz" diyerek seslerini yükselttiklerini belirten Koçak, iktidarın bu taleplere kulak tıkadığını ifade etti.

'ZAMLAR, CEBİMİZE GİRMEDEN BUHARLAŞACAK'
Kamu emekçilerinin maaşlarına ocak ayından itibaren yapılan artışlara değinen Koçak, "Gerçek tablo şudur; kamu emekçileri olarak 2026'ya taban aylıklarımıza yapılacak bin TL seyyanen artış dahil ortalama yüzde 12,5 maaş zammı ile girdik. Buna karşın 1 Ocak'tan itibaren toplu taşımadan, sağlıkta katılım paylarına, muayene ücretlerinden köprü ve otoyol geçiş ücretlerine kadar her kaleme bizim maaşlarımıza yapılan artışın en az iki katı kadar zam yapıldı. Kiralara maaş artışımızın neredeyse 3 katı, yüzde 35 zam yapıldı. Tablo çok net: Aralıkta 55 bin lira maaş alan bir memur, 25 bin lira kira ödüyordu. Ocak'ta maaşı enflasyon farkı dâhil 66 bin lira oldu. Ama kirası 33 bin 720 liraya çıktı! Yani maaş zammı diye verilenin çoğu kiraya gitti. Kalanı ise adaletsiz gelir vergisi dilimleri ile lime lime edilecek. Cebimize girmeden vergiye gidecek, buharlaşacak" dedi.

'MAAŞLARIMIZ YOKSULLUK SINIRININ YARISINDA'
İktidarın "Eski Türkiye devri bitti, yeni Türkiye dönemine geçtik" söylemini de eleştiren Koçak, "En düşük maaşımızla 10 yıl önce 17 adet çeyrek altın alınırken bugün 6 adet bile alınamıyor. 10 yıl önce kiraya maaşımızın dörtte biri yetiyordu. Bugün yarısı bile yetmiyor. 25 yıl önce emekli olduğumuzda ikramiyemiz ile ortalama standartlarda bir ev alabiliyorduk. Bugün 10 yaşında ikinci el bir otomobil bile alamıyoruz. 25 yıl önce ortalama emekli aylığımız asgari ücretin 2 katıydı. Bugün asgari ücretin dahi altına inmiş durumda. Geldiğimiz noktada sadece asgari ücret değil, en düşük memur emeklisi aylığı da tarihimizde ilk defa açlık sınırının altında kaldı. Ortalama maaşlarımız yoksulluk sınırının yarısına geriledi" ifadelerini kullandı.

TALEPLER SIRALANDI 
Emekli, emekçi ve memurun sofrasından çalınanlarla bir avuç azınlığın zenginleştirildiğini belirten Koçak, kamu emekçilerinin taleplerini şöyle sıraladı:
🔹"Maaşlarda hemen şimdi, Ocak ayından itibaren ek yüzde 20 artış yapılmalı
🔹2023 Temmuz’dan itibaren hayata geçirilen ilave seyyanen ödeneğin taban maaşlara yansıtılmasını ve verilen sözlerin yerine getirilmeli
🔹Tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge verilmesini, ilave seyyanen ödenek tutarının mevcut emekli aylıklarına eklenmesini ve mülakatın kaldırılmalı
🔹Haziran ayına kadar 4688 sayılı yasa başta olmak üzere mevcut mevzuatın grevli toplu pazarlık hakkının önündeki engelleri kaldıracak şekilde, evrensel sendikal normlarla uyumlu hale getirilmeli
🔹En geç Haziran ayı sonunda gerçek bir toplu pazarlık masasının kurulmalı
🔹En düşük kamu emekçisi maaşı yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalı, kira, kreş ve yol desteği sağlanmalı"

Eylem, "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz","İnsanca bir yaşam istiyoruz" sloganları ile son buldu.