26 Şubat 2026 Perşembe

Kadınlardan rapor eleştirisi: Taleplerimizin arkasındayız

Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, komisyon raporunda kadınların sözlerinin ve taleplerinin yer almadığına dikkat çekti, "Örgütlü mücadele veren sosyalistlere ve muhalefete yönelik operasyon ve tutuklamalar kabul edilemez" dedi.

Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi (BİV), Meclis Süreç Komisyonu'nun hazırladığı rapora ilişkin Mülkiyeliler Birliği'nde basın toplantısı düzenledi.

Toplantının düzenlendiği salona "Kadınlar konuştu rapor sustu" pankartı asıldı. Toplantıda, basın metnini inisiyatif üyeleri Gülcan Tarkan ve İlgi Kahraman okudu.

Kadınların 1980'lerden bu yana farklı platformda bir araya gelerek barış mücadelesini verdiği belirtilerek, "BİV olarak öncelikle üç acil talep tanımladık: Siyaset suç olmaktan çıkarılsın, kayyımlar geri çekilsin, sınır ötesi harekatlara son verilsin. Bunlar yalnızca kadınları ilgilendiren talepler olmasa da neden kadınlar için önemli olduğunu, devletin bekasını temel alan güvenlik siyasetinin dönüşmesinin biz kadınların güvende ve eşit yaşaması açısından ne anlama geldiğini anlattık. Bu komisyonda ve her barış masasında kadınların olması ve kadınların sözünün, derdinin duyulması gerektiğini, bunun kalıcı ve toplumsal bir barış için şart olduğunu söyledik" denildi.

'BARIŞ ANNELERİNİN ANADİLLERİNDE KONUŞMASINA İZİN VERİLMEDİ'
Meclis Komisyonu'nun 51 üyesinin sadece 10'unun kadın olduğuna dikkat çekilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Komisyon 21 kere toplandı. Bu oturumların yalnızca birinde, o da dinlemelerin en son gününde, bu toplumun yarısı olan kadınların savaşı nasıl yaşadığını konuşmak üzere kadın kurumları davet edildi. Komisyon 137 kurum ve kişiyi dinledi; bunların yalnızca 6'sı kadın kurumuydu. Birinin, yani Barış Anneleri'nin dertlerini kendi anadillerinde, Kürtçe olarak ifade etmelerine izin verilmedi."

'RAPOR YAZIMINDA TEK BİR KADIN YOKTU'
Meclis Komisyonu'na BİV'in sunduğu raporda eşit vatandaşlığın cinsiyet eşitliğini de kapsaması gerektiğine yer verildiğini ancak bunun sadece DEM Parti raporunda ifade edildiği belirtilen açıklamada, "Parti raporları sonrasında, komisyon raporunun yazımında tek bir kadın bulunmadı. Partilerin verdiği üyelerin hepsi erkekti. Bu yalnızca niceliksel bir yokluk durumu değil, aynı zamanda anlattıklarımızın ve taleplerimizin duyulmaması, kadınların barış masasının dışında kalarak, ısrarla barışla olan bağını vurguladıkları erkek şiddeti ve erkek egemenliğine dair meselelerinin 'barışla ilgisiz' görülmesi anlamına geliyor" diye belirtildi.

'KADINLAR EŞİT TEMSİL EDİLMELİ'
Açıklama şu şekilde devam etti: "Bundan bir önceki barış sürecinde BİKG'nin 2013 çözüm süreci raporundaki öneri hala geçerli: Cinsiyet eşitliğini sağlayacak ve kadınların mağduriyetlerini gidererek onları güçlendirecek barış süreçlerinin yaratılması için; kadınların sürecin her alanında eşit temsil edilmesi, kadın hakikatlerinin belgelenmesi, kadınların insani güvenliğini sağlayacak siyasetlerin geliştirilmesi ve kadınların kamusal alanda, siyasette, toplumsal ve ekonomik yeniden yapılanmada eşit güç olarak var olmalarını sağlayacak yasaların hazırlanması, barış sürecinin önceliklerinden olmalı; bunlar bir ulusal plan çerçevesinde ve katılımcı ve şeffaf bir yöntem geliştirilerek hayata geçirilmelidir."

'SOSYALİSTLERE VE MUHALEFETE OPERASYONLAR KABUL EDİLEMEZ'
Komisyon raporunun meseleyi "terör" sorunu olarak nitelendirmesini eleştiren kadınlar, şunları dile getirdi: "Barıştan ve demokratikleşmeden bahsederken LGBTİ+ olmanın kendisini bir suç haline getirme çabası, sosyal medyayı kimlik takibiyle herkesin her cümlesi için suçlu ilan edilebileceği bir gözetleme ve denetim alanı haline getirme adımı, örgütlü mücadele veren sosyalistlere ve muhalefete yönelik operasyon ve tutuklamalar kabul edilemez. Barış, yeni suçlular ve düşmanlar yaratarak değil, eşitlik ve adaletle olur. Bizler taleplerimizin arkasındayız ve takipçisiyiz."

'MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ'
Barışın kalıcılığının toplumsal cinsiyet eşitliği ile sağlanabileceği vurgulanan açıklama, "Kadınların geçiş döneminin tüm safhalarına katılması, yasaların toplumsal cinsiyet eşitliği bakışıyla oluşturulması ve toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik saldırıların son bulması, çatışma dönemlerinde kadın ve kız çocuklarına karşı suç işleyenlerin hesap verebilir olmasını garanti altına alan ve bunların cezasız kalmasına izin vermeyen bir adalet sisteminin uygulanması için mücadeleye devam edeceğiz" ifadeleriyle son buldu.