26 Haziran 2022 Pazar

İzmir'de son bir ayda tehdit, şantaj ve taciz arttı

İHD İzmir Şubesi, son bir içerisinde polisler tarafından "tehdit" edildiğini belirten çok sayıda başvuru aldıklarını kaydetti. Dernek, gözaltına alınan kişilerin tehdit edilerek şantaj yapıldığını, serbest bırakıldıktan sonra da tacize maruz kaldığını belirtti.
İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi, son bir aydır karakollarda tehdit, şantaj ve tacizlerin arttığını kaydetti. Derneklerine yapılan başvuruların içeriğine ilişkin şube binasında basın toplantısı düzenleyen dernek yönetimi, şikayetlerin özelikle polislere yönelik olduğunu belirtti.
 
İHD Şube Başkanı avukat Zafer İncin, gözaltına alınan birçok kişinin karakollarda sivil kişilerce şantaj ve tehditlere maruz bırakıldığını aktardığını söyledi. Serbest bırakılan kişilerin daha sonra telefonla arandığını veya mesajla tacizlerin devam ettiğini belirten İncin, şahıslara ajanlık teklifi yapıldığını, kabul edilmemesi üzerine tehditlerin devam ettiğini vurguladı. Konuya ilişkin İHD'ye çok sayıda başvuru yapıldığını ifade eden İncin, "Son zamanlarda, belki de hiç olmadığı kadar polis devleti pratikleri sergileniyor. Bunun nedenlerinden bir tanesi de özellikle 90'lı yıllarda bu suçları işleyen devlet görevlilerinin cezasızlık zırhı ile korunmasıdır" dedi.
 
'İKTİDARIN HUKUK DEVLETİNE AİT YOL HARİTASI YOK'
 
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi maddelerinde kişi güvenliği ve hukukun üstünlüğü olduğunu hatırlatan İncin, insanların düşünceleri ve yaşadıkları toplumsal çevre nedeniyle rahatsız edilmemeleri gerektiğini belirtti. Hedef seçilen kişilerin telefonla aranarak ve mesaj atılarak tedirgin edildiğini söyleyen İncin, iktidarın demokrasi ve hukuk devletine dair yol haritasının olmadığını kaydetti. İncin, "Başvuruları değerlendirmek, insan hakları ve evrensel hukuk için mücadele etmek derneğimizin en önemli ilkeleri arasında yer almaktadır. Bu nedenle sormaya ve sorumluların ortaya çıkarılması için gerekli çalışmaları yapmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
 
'KİMDİR BU KİŞİLER?'
 
Bu kişilerin kimler olduğunu ve emniyetin hangi biriminde görev yaptığını soran İncin, şunları söyledi: "Gözaltı sırasında, kamerasız odalarda teklif, tehdit, telefon aramaları ve mesajlarla insanları günlük yaşamlarında tedirgin edenler kimlerdir? İçişleri Bakanlığı'na bağlı emniyet, jandarma, istihbarat örgütleri insanları, bir de izleme-gözleme yoluyla ‘gözaltında' tutamaz, somut hiçbir neden, gerekçe ve kanıt göstermeden, insanların hakları ve özgürlüklerine müdahale anlamına gelen istemlerde bulunamaz."