20 Ekim 2020 Salı

İzmir Barosu: Mahkeme kadıya mülk değildir

İzmir Barosu avukatları genel kurullarının yapılacağı alanda toplanarak hukuka aykırı bir şekilde genel kurullarının engellenmesini protesto etti. Eski Baro Başkanı Çetin Turan, "Bizler bu sesi yükselten avukatların örgütüyüz. Sesimizi hiçbir zaman kısamazlar ve bu ses hiçbir zaman siyasal iktidarların çaldığı boru değildir. Yeni barolar kurarak baroyu boruyla karıştırmasınlar. Mahkeme kadıya mülk değildir" diye konuştu.

İzmir Barosu, İlçe Seçim Kurulu'nun genel kurullarının ertelenmesine ilişkin yürütmeyi durdurma kararını tanımaması ve taleplerinin reddedilmesine rağmen üyeleriyle bir araya geldi.

İçişleri Bakanlığı'nın Covid-19 tedbirleri kapsamında etkinliklerin ertelenmesine ilişkin yayımladığı genelge ile baroların da genel kurulları 1 Aralık'a kadar ertelenmişti. İzmir Barosu'nun genel kurullarının ertelenmesine ilişkin kararın yürütmesinin durdurulması istemi, İzmir 1. İdare Mahkemesi tarafından haklı bulunmuştu. Karara dayanarak İzmir Konak 1. İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı'na başvuran baro, kurulun yürütmeyi durdurma kararını tanımadığını ve taleplerinin reddedildiğini duyurmuştu.

İzmir Barosu'na kayıtlı avukatlar, bugün siyasi kararlarla yapılmasının engellendiğini belirterek genel kurullarına sahip çıkmak için İzmir Fuarı 3 Numaralı Hol'de toplandı. Genel kurulun yapılacağı salonun önü polis tarafından abluka altına alındı. Avukatlar engellemeyi alkışlarla protesto etti. Başkan adayları da salonun önünde birer konuşma gerçekleştirdi. Konuşmalar sırasında sık sık, "Savunma susmadı, susmayacak" sloganları atıldı. Ardından baroya bağlı avukatlar, "Ben buradayım, irademe sahip çıkıyorum. Genel kurulumu yapmak istiyorum" yazılı tutanakları imzaladılar.

'KASIM AYI İÇİNDE KURULU YAPACAĞIZ'
İlk olarak söz alan Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu adayı Mustafa Çetin, gelinen süreci anlattı. Genel kurullarının ertelenmesi nedeniyle zor günlerden geçtiklerini aktaran Çetin, yeniden başvuru yaparak genel kurulu her halükarda yapacaklarının altını çizdi. Çetin, şöyle konuştu:

"Biz bu davayı açarken birçok arkadaşımız bizimle dalga geçti, 'hukuktan ne bekliyorsunuz' diye. Biz hukukçular olarak hukuk içinde bunu çözebileceğimizi düşündük. Çözemezsek de en azından tarihe not düşebileceğimizi düşündük. Gelecek hafta içinde de başvuru yapıp Kasım ayında kurulu yapacağız. Bizler avukatız. Farklı gruplardan olabiliriz, farklı siyasi görüşlerimiz olabilir. Ama ortak sorunlarımızda birlikte hareket etmemiz gerektiğini anlamış olduk."

'İKTİDAR BAROYU, BORUYLA KARIŞTIRMASIN'
Uzun yıllardır baroda birçok görevde bulunan eski Baro Başkanı Çetin Turan da bugüne kadar genel kurullarda pek çok konuşma yaptığını ancak böyle bir genel kurula ilk defa rastladığını söyledi. Baroların tarihinin İsa'dan 600 yıl öncesine kadar gittiğini söyleyen Turan, şöyle devam etti:

"Bizler hukukun üstünlüğünün güvenceleriyiz. Adaletin güvenceleriyiz. Bizsiz adalet olmaz. Eğer bir ülkede adalet mekanizması çürümeye başladıysa o ülkede hiçbir şey olmaz. Anayasası olmayan bir devlet, devlet olmaz. Eğer bir ülkede devletin başındaki kişi 'Ben bu Anayasa Mahkemesi'nin verdiği kararı tanımıyorum, uygulamıyorum' derse aşağı kademelerin neler yapabileceğini siz düşünün. Bizler bu sesi yükselten avukatların örgütüyüz. Sesimizi hiçbir zaman kısamazlar ve bu ses hiçbir zaman siyasal iktidarların çaldığı boru değildir. Yeni barolar kurarak baroyu boruyla karıştırmasınlar. Mahkeme kadıya mülk değildir."

'BU DEMOKRASİ ÖRNEĞİ SİZE DE ÖRNEK OLSUN'
"Eskiden genel kurullarda hep zıtlaşma olurdu bir grup bir tarafta bir grup ayrı bir tarafta. Ama bugün herkes bir yerde. İzmir budur" diyen eski Baro Başkanı Özdemir Sökmen de alandaki polisleri selamlayarak, "Ne güzel bizi seyrediyorsunuz. Bu demokrasi örneği size de örnek olsun" dedi.

'İZMİR BAROSU, MÜCADELE BAROSUDUR'
Yapılan açıklamada İzmir Barosu'nun eski yöneticileri ve genel kurulda aday olan avukatlar konuştu.

Eski baro başkanlarının ardından söz alan İzmir Barosu Başkanı ve Çağdaş Avukatlar Grubu Başkan Adayı Özkan Yücel, İzmir Barosu'nun Türkiye'de açık havada genel kurul toplantısını gerçekleştiren ilk baro olma onuruna sahip olduklarını söyledi. "Baro olarak hukuk konuşmak istiyoruz ama maalesef ülkede hukukun çivisi çıktı" diyen Yücel bu sabah Soma'dan Ankara'ya yürüyen maden işçilerinin gözaltına alınmasına da tepki gösterdi. "Uzun zamandır faşizmin ayak sesleri geliyor" diyen Yücel, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bu ülkede artık örgütlenme özgürlüğünün, ifade özgürlüğünün, toplanma özgürlüğünün ve demokrasinin önüne siyasi iktidar tarafından büyük engeller konulmak isteniyor. Bir şarkı var, güzel günler ona yürümezsen sana gelmez diyor. Biz güzel günlerin geleceğine inanıyoruz. Özgür ve demokratik bir ülkede bu mücadeleyi asla vazgeçmeden, asla teslim olmadan sürdüreceğiz. İzmir Barosu mücadele barosudur. Asla yalnız yürümediğimizin her zaman farkında olacağız"

'BİZ SANDIK İSTİYORUZ, SİZ SANDIĞI KAÇIRIYORSUNUZ'
Yücel konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı:

"Özellikle o Ankara'da oturan küçük tek adam dedi ki 'Sizin illerinizde desteğiniz yok, kaybedeceksiniz'. Simdi ısrar ediyoruz, eğer kaybedeceksek kaybettiğimizi görelim. Cesaretiniz varsa sandığı getirin ve o sandıkta kimin kazandığını, demokrasinin mi, tek adam anlayışının mı kazandığını görelim. Biz sandık istiyoruz, siz sandığı kaçırıyorsunuz. Demokrasiyi ayaklar altına almanıza, yok saymanıza asla izin vermeyeceğiz. Bedel mi ödeteceksiniz? Hiçbir bedel bu mücadelede bizi geride bırakmayacak."