İstanbul'dan seslendiler: Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê'de direnen halkla dayanışmayı büyütün
Şişhane Meydanında toplanan yüzlerce kişi, cihatçı HTŞ çetelerinin Şêxmeqsûd, Eşrefiyê ve Benî Zeyd mahallelerine dönük katliam saldırılarını protesto etti. Kürt halkıyla dayanışmayı büyütme çağrısı yapılan eylemin ardından polis kitleye saldırdı, en az 30 kişi gözaltına alındı.
Demokratik Kurumlar Platformu'nun çağrısıyla yüzlerce kişi, cihatçı HTŞ çetelerinin Halep'te Kürtlerin ve Süryanilerin yaşadığı Şêxmeqsûd, Eşrefiyê ve Benî Zeyd mahallelerine dönük katliam saldırılarını Şişhane Meydanında protesto etti. Çok sayıda siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcisinin katıldığı basın açıklamasında, "Rojava vicdandır, özgürlüktür, direniştir, teslim alınamaz" pankartı açıldı.
Eylem öncesi alan yoğun polis ablukasına alınırken polisler, Kürt ulusal demokratik hareketi lideri Abdullah Öcalan ve Rojava'yla ilgili sloganları gerekçe göstererek kitleyi sık sık anonsla tehdit etti.
TÜMÜKLÜ: SELAM OLSUN ŞÊXMEQSÛD VE EŞREFİYÊ'DE DİRENENLERE
Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê'de direnen halkı selamlayarak sözlerine başlayan Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Parti Meclisi üyesi Şahin Tümüklü, "Onların mücadelesi her yerde umut olmaya devam ediyor" dedi. "Suriye'de köleci sömürgeci dayatmada yer alanlara, politik islamcı HTŞ ve SMO çeteleriyle Kürt halkının iradesini kırmak isteyenlere Kobanê'yi hatırlatmak isteriz" diyen Tümüklü, devrimci sosyalistler olarak dünden bugüne Kürt halkının irade savaşının yanında olduklarını söyledi. Tümüklü, "Halkların eşitliği sağlanana kadar, bu coğrafyada sömürgecilik ve emperyalizm yenilene kadar bu mücadele sürecek. Kürt halkı Eşrefiyê ve Şêxmeqsûd'da direnişiyle bunu bize gösteriyor. Yaşasın direniş, yaşasın Rojava devrimimiz" dedi.
ÇINAR: TEKÇİ ZİHNİYET SOKAKLARDA SON BULACAK
Polisin sürekli anonsla kitleyi tehdit etmesine tepki gösteren Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul İl Eşbaşkanı Arife Çınar da, Kürt halkının Rojava'dan Rojhilat'a tekçi zihniyete karşı sokaklarda olduğunu söyledi. "Ey diktatörler, tekçi zihniyetçiler sizin varlığınız halkın sokağa düşmesiyle son bulacaktır" diyen Çınar, mücadeleyi büyütmeye devam edeceklerini söyledi.
KONUKÇU: TAKIM ELBİSE GİYİNCE BARBARLIK ORTADAN KALKMIYOR
DEM Parti İstanbul Milletvekili ve Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP) Sözcüsü Kezban Konukçu ise, "Rojava'da direnen halkların kazandığı kazanımları ellerinden almak için, en çok da kadınların özgürlüğünü ellerinden almak için, hakların birlikte eşit şekilde yaşama umudunu ellerinden alabilmek için İŞİD'i tekrar hortlatmaya çalışıyorlar. Biz İŞİD'in kaybolmadığını biliyoruz. Takım elbise giyince o insanlık dışı barbarlık ortadan kalkmıyor. Kobanê ile nasıl dayanıştıysak şimdi Suriye'de bütün halkların eşitlik, kardeşlik mücadelesini, kadınların özgürlük mücadelesini destekliyoruz" dedi.
Emekçi Hareket Partisi (EHP), Devrimci Parti, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) ve Halkların Demokratik Kongresi (HDK) adına yapılan konuşmalarda da saldırılar lanetlenerek, enternasyonalist mücadeleyi büyütme, Kürt halkının yanında olma çağrısı yapıldı.
'BU SALDIRILAR AÇIK VE TARTIŞMASIZ BİR İNSANLIK SUÇUDUR'
Demokratik Kurumlar Platformu adına basın metnini okuyan Ayfer Çelik, Halep'in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik aralıksız biçimde sürdürülen saldırıların açık ve tartışmasız bir insanlık suçu olduğunu söyledi. Şam yönetimine bağlı grupların ağır silahlarla sürdürdüğü bu saldırıların doğrudan sivilleri hedef aldığına işaret eden Çelik, "Yerleşim alanlarının sistematik biçimde hedef alınması, sivillerin yaşam hakkının bilinçli olarak ihlal edildiğini ve Kürt mahallelerinin kasıtlı biçimde savaş alanına çevrildiğini açıkça ortaya koymaktadır" dedi.
Bu saldırının Şam yönetimiyle Suriye Demokratik Güçleri (QSD) arasında siyasi çözüm arayışlarının tartışıldığı bir süreçte gerçekleştirildiğine dikkat çeken Çelik, "Bu durum, yaşananların çözüm ihtimalini sabote etmeyi amaçlayan çözüm karşıtı odaklar tarafından bilinçli biçimde kışkırtıldığını göstermektedir. Kürtleri hedef alan bu saldırılar yalnızca bugünü değil, Suriye'nin geleceğine dair olası siyasi uzlaşma zeminlerini de dinamitlemektedir" ifadelerini kullandı.
'QSD, ORTADOĞU'DA BARIŞ, DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜKLERİN TEK TEMİNATIDIR'
Bu saldırıların Türkiye'de devam eden süreci de olumsuz etkileyeceğinin altını çizen Çelik, şöyle devam etti: "Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê'ye yönelik bu saldırılar, daha önce Süveyda'da Dürzilere, Alevi yerleşimlerine yönelik gerçekleştirilen saldırıların devamı niteliğindedir. Bu saldırılar, Suriye'nin çok kimlikli ve çok inançlı toplumsal dokusunu hedef alan, halkları birbirine düşmanlaştırmayı amaçlayan karanlık bir aklın ürünüdür. IŞİD çetelerine karşı tarihi bir direnişe sahiplik yapan Kürt halkı ve Suriye Demokratik Güçleri Ortadoğu'da barışın, demokrasinin ve özgürlüklerin tek teminatıdır. Bütün dünyanın bildiği ve kabul ettiği bu hakikat, geleceğini HTŞ çetelerinde gören, çıkarlarını HTŞ üzerinden korumaya çalışan yerel ve bölgesel güçler tarafından boğulmaya çalışılmaktadır."
Türkiye'nin HTŞ'yle kurduğu ilişkinin bu saldırılardaki etkisine işaret eden Çelik, "Bu ilişki ve diyaloğun Suriye'ye ve Suriye halklarına hiçbir gelecek sağlamadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Halkların güvenini kazanmış Suriye Demokratik Güçlerinin tüm diyalog ve diplomasi girişimlerinin engellenmesi, bir tehdit olarak lanse edilmesi savaş ve tekçilikte ısrardan başka bir şey değildir" dedi.
'SESSİZLİK, BU SUÇA ORTAK OLMAKTIR'
"Kürt halkı bu saldırılar karşısında yalnız, savunmasız ve dağınık değildir. Kobanê direnişinin ortaya koyduğu tarihsel irade ve onurla, Rojava'nın kazanımlarını, Suriye halklarının haklarını korumakta kararlıyız. Özerk Yönetim'in ve halkların ortak yaşam iradesinin yanındayız. Kürt halkı, bu tür saldırılara karşı örgütlü, ulusal ve demokratik birlik ruhuyla, meşru direniş hakkını temel alarak duracaktır" diyen Çelik, hiçbir gücün Kürt halkını teslim almayı başaramayacağını vurguladı.
Çelik, son olarak şu çağrıyı yaptı: "Uluslararası güçleri, Birleşmiş Milletler'i ve ilgili tüm aktörleri artık izleyici konumundan çıkmaya çağırıyoruz. Sivillerin korunması için derhal sorumluluk alınmalı, saldırılar acilen durdurulmalı ve saldırgan güçler açık biçimde teşhir edilmelidir. Sessizlik, bu suça ortak olmaktır. Buradan dünya kamuoyuna, Kürt halkının dostlarına ve demokrasi güçlerine açık çağrımızdır: Kürt halkını yalnız bırakmayın. Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê'de direnen halkla dayanışmayı büyütün. Bugün Halep'te yaşananlar durdurulmazsa, yarın çok daha büyük yıkımların ve geri dönülmez kırılmaların önü açılacaktır."
EYLEMDEN SONRA POLİS SALDIRISI
Eylemden sonra kitle çıkarken bir grup insanı ablukaya alan polis, kitleye saldırdı. Ablukaya sloganlarla direnen çok sayıda kişi gözaltına alınırken, ablukanın dışında kalan kitle de saldırıya tepki gösterdi. Polis bunun üzerine dışarıda kalan kitleye de biber gazı ve kalkanlarla saldırdı. En az 30 kişi işkenceyle gözaltına alındı.
Eylem boyunca, "Rojava ya me ye rumata me ye", "Bijî berxwedana Rojava", "Bijî berxwedana Şêxmeqsûd", "Direne direne kazanacağız", "Rojava'da düşene dövüşene bin selam", "Kürdistan goristan ji bo faşistan", "Bijî serok Apo", "Jin jîyan azadî" sloganları atıldı.