25 Eylül 2020 Cuma

İstanbul'da Soma anması: Bunun hesabını 24 Haziran'da soracağız

Soma katledilen 301 maden işçisi DİSK, KESK, TMMOB ve TTB tarafından Taksim Tünel'de yapılan etkinlikle anıldı. Anmada yapılan konuşmalarda, katliamın hesabının 24 Haziran'da sorulacağı vurgulandı.
DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, Soma'da katledilen 301 madenciyi 4. yılında Taksim Tünel'de andı. "Soma'yı unutmadık unutmayacağız" pankartının açıldığı anmada "Soma kaza değil katliam", "Patron hırsızdır", "Üzüntümüz öfkemizin tohumudur", "Soma'nın öfkesiyle tamam", "Katillerden hesabı emekçiler soracak", "Madenlerde özellestirmeye son" dövizleri taşıdı. Eylem "Soma'nın hesabı sorulacak", "Soma'yı unutma unutturma", "Taşeron çalışma yasaklansın", "Soma'nım hesabı sorulacak", "Gün gelecek devran dönecek katiller halka hesap verecek" sloganları atıldı. Anmaya katılanlan açıklama öncesi 301 işçi için saygı duruşunda bulundu.
 
'GÜN GELECEK BUNUN BEDELİNİ ÖDEYECEKLER'
 
Eylemde konuşan DİSK İstanbul Bölge Temsilcisi Adil Çiftçi, "Bugün 301 işçinin, emekçinin katledildiği gün. Bugün Anneler Günü, katledilen işçilerin anneleri bugün ağlıyor. O gözyaşlarını dindiremedik çünkü adalet yerini bulmadı. Gidin mahkemelere Soma Holding'in patronları hesap vermiyor. Ama biz iyi biliyoruz ki gün gelecek onlar bu halka hesap verecekler. Gün gelecek bunun bedelini ödeyecekler. Toplumun vicdanında aklanmayacaklar" dedi. Taşeron sistemini ortadan kaldırmadıktan sonra ölümlerin devam edeceğini vurgulayan Çiftçi, "Bu ölümlerin adı da kalleş olacak. Bu insanlar rant yüzünden can verdiler. Hala yerin altında iş güvenliği olmadan çalıştırılıyor. Can güvenliği yok. Çünkü işçiler örgütlü değil" diye kaydetti. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın 'Bu işin fitratında var' sözünü hatırlatan Çiftçi, "Bu işin fıtratında değil. Bu iktidarların fıtratlarında var. Bunları 24 Haziran'da unutmayarak seçime gideceğiz" diye belirtti.
 
'24 HAZİRAN'DA ONLARA GÖSTERECEĞİZ'
 
KESK İstanbul Şubeler Platformu adına Tüm Bel-Sen İstanbul 1 No'lu Şube Başkanı Kadri Kılıcı, "Ülkenin her yerinde iş cinayetleri durmadan devam ediyor. AKP iktidara geldiğinden itibaren 21 bin 653 kardeşimiz iş cinayetinde hayatını kaybetmiş. Hala utanmadan buna fıtrat, kaza, kader deniliyor. Gerçek olan şu maden patronları kazanıyor. İşçiler bunun bedelini ödüyor. Taşeron cumhuriyetini kurmaya çalışıyor iktidar. Bu verdiğimiz mücadeleyi 24 Haziran'da onlara göstereceğiz" şeklinde konuştu.
 
'BUNUN HESABINI SORACAĞIZ'
 
Kılıcı'nın ardından söz alan İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Osman Küçükosmanoğlu Soma'da yaşananın aslında planlanan bir cinayet olduğunu söyledi. Çalışma koşullarının, insanların çalıştığı ocakların çalışma koşullarına uygun olmadığının ortaya çıktığını vurgulayan Küçükosmanoğlu, "Ama bunun adalet önünde cezasının verilmesi ne yazik ki gerçekleşemedi. Bunun hesabını soracağız" ifadelerini kullandı.
 
KATLİAM GÖSTERE GÖSTERE GELDİ
 
Küçükosmaoğlu'nun ardından basın açıklamasını okuyan TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Cevahir Efe Akçelik okudu. Soma katliamının üzerinden 4 yıl geçtiğini hatırlatan Akçelik, "Hala öfkeliyiz. Çünkü rekabet, kâr hırsı ve ucuz üretim için işçiler, emekçiler vahşi koşullarda çalıştırılıyor, yasalar bu çalışma biçimine göre uyduruluyor ve aşırı üretim halen zorlanıyor" dedi. Soma'da 301 madencinin katledildiği Eynez Ocağı'nın vaktinde kötü koşulları nedeniyle bir işletmeden ötekine devredildiğini ifade eden Akçelik, ocakta bilime, tekniğe ve insani çalışma koşullarına aykırı biçimde üretim yapıldığı için katliamın göstere göstere geldiğini söyledi.
 
Akçelik, "Ülkemiz güvencesiz ve kuralsız çalışılan, emekçilerin açlık ile ölüm arasında seçim yapmak zorunda bırakıldığı, iş cinayetlerinin fıtrat ve kader olarak değerlendirildiği bir ülke haline gelmiştir. İş cinayetleri sadece maden sektöründe değil tüm iş kollarında artmaktadır. OHAL süresince geçmiş zamanlardan daha fazla iş cinayetlerine kurban verilmiştir. Meslek hastalıkları ülkemizde halen tespit edilememekte ve kapsam dışı görülmektedir. Ülkemizin bir meslek hastalıkları indeksi dahi oluşturulamamıştır" şeklinde konuştu.
 
Akçelik, bu durumdan hak ihlallerinin, uzun zamana yayılan ve sonuçsuz kalan hukuki süreçlerinin, kamu denetiminin önemsenmemesinin, yasaların duruma göre değiştirilmesinin ve demokratik sendikalaşma hakkının engellenmesinin sorumlu olduğunun altını çizdi.
 
DÜNYANIN EN BÜYÜK İŞÇİ KATLİAMI
 
Soma davasına da değinen Akçelik, "Dünyanın en büyük iş cinayeti, dünyanın en büyük işçi katliamı olan Soma davası 2014 yılından beri görülmektedir. Hızlı, etkili, iş cinayetlerini caydırıcı, kamu vicdanını, adalet duygusunu, karşılayan bir dava olmasını beklediğimiz ve bu uğurda çaba sarf ettiğimiz bu dava daha başlarken başsavcının, 'Gözaltında alacağımız herkes işçilerle birlikte öldü' beyanı ile ölen mühendisleri işaret etmiş olması sistemin yaratmış olduğu bu facianın sadece birkaç mühendise yüklenerek çözümlenmek ve sistemden kaynaklı sorunların üstü örtülerek unutturma mecrasına sokulması çok tanıdık bir yaklaşımdır" dedi.
 
Akçelik, katliamdan Soma Kömür İşletmeleri AŞ, Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ), MİGEM, ETKB, ÇSGB ve hükümetin sorumlu olduğunu ve hesal vermesi gerektiğini belirtti.
 
İŞ CİNAYETLERİ 15 YILDA ARTTI
 
Türkiye'nin iş cinayetlerinde dünyada üçüncü Avrupa'da birinci sırada yer aldığını hatırlatan Akçelik, "Bu tablo AKP'nin iktidara gelmesiyle daha vahim, OHAL ilanı ile akılalmaz hal almıştır. Soma'da, Ermenek'te, Şirvan'da, Çöllolar'da, Torunlar'da, üçüncü köprü ve havalimanında, madenlerde bütün iş kollarında katliamlar son 15 yıldır ağırlaştırılmış bir biçimde sürdürülen özelleştirme, piyasalaştırma ve taşeronlaştırma politikalarının bir sonucu olarak artarak devam etmektedir" dedi.