28 Mayıs 2020 Perşembe

İstanbul'da kayyum protestosu: Mücadeleye paydos demedik

HDP'li belediyelere atanan kayyumları protesto eden İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, salgını fırsata çevirmeye çalışanlara, "Sosyal mesafeye dikkat edeceğiz dediysek mücadeleye paydos demedik" diye belirtti.

İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, Beşiktaş Barbaros Meydanında HDP'li belediyelere atanan kayyumları "Demokraside ısrar ediyoruz. Kayyuma hayır" şiarıyla protesto etti.

"Kayyumlar gidecek, halk kalacak" ve "Faşizme karşı omuz omuza" sloganlarının atıldığı eyleme, HDP Milletvekili Züleyha Zülüm, HDP İstanbul Eşbaşkanları Elif Bulut ve Erdal Avcı, HDK Eş Sözcüleri İdil Uğurlu ve Sedat Şenoğlu, ESP'nin de aralarında olduğu siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri katıldı.

Basın açıklamasını KESK İstanbul Şubeler Platformu Sözcüsü Mesut Mike okudu. Son bir haftada yaşananları iktidarın salgın ile yarışmakta olduğunun göstergesi olarak nitelendiren Mike, salgının insanların canına, iktidarın ise demokrasinin canına kast ettiğini söyledi. Dünün cemaatlerinden aldıkları güç ile ölüm listeleri yayınlayanlar hakkında işlem yapılmadığını dile getiren Mike, iktidara en ufak eleştiri yapan gazeteci ve siyasetçilerin yaka paça gözaltına alındığını belirtti. 

Yerel seçimleri kaybeden siyasi iktidarın her fırsatta kaybettiklerinden intikam almaya devam ettiğini vurgulayan Mike, "Son haftalarda Kars belediyesine yönelik saldırılarda, İstanbul, Ankara belediyelerine yapılan baskılarda, çalışamaz hale getirme çabası da halk iradesiyle kaybettiklerine darbe hukuku ile el koyma yöntemlerinin bir parçasıdır. İstanbul Ankara İzmir ve Kars belediyelerine yapılan baskılar ve yasaklamalar ile pandemi sürecinde muhalefete ait yerel yönetimlerin halkla dayanışması engellenmiştir. Kayyımlar ile belediye çalışanları işsiz bırakılmış, kadın kurumları kapatılarak kadınlar korumasız bırakılmıştır" dedi.

'SALGIN FIRSATA ÇEVRİLDİ'
İktidarın bir kere daha darbe mekaniğini devre soktuğunu dile getiren Mike, "İktidar, tüm dünyayı bu kadar etkisine alan salgını dahi kendi siyasal ajandası için kullanma gibi bırakalım politik yanını insani olarak ve ahlaken kabul edilemeyecek bir fırsatçılığa çevirmiştir. Salgına karşı alınan merkeziyetçi önlemlerden de faydalanılarak daha otoriter ve faşizan bir rejim adım adım örülmek istenmektedir. Parti, kurum, örgüt gözetilmeden sadece ve sadece iktidar politikalarını tasvip etmeyen, doğru bulmayan, farklı düşünen tüm kesimler iktidarın hedefi olmuş durumdadır. Devletin tüm kurumlarını tek partinin çıkar ve hedeflerine uygun hareket etmek üzere organize eden iktidar seçme seçilme hakkını kendisine oy verenler için bir hak görmektedir. Bunun dışındaki kesimler için bir hak olduğunu kesinlikle sindirememekte, kayyum politikasıyla da açıkça halk iradesini gasp etmektedir" dedi.

'MÜCADELEYE PAYDOS DEMEDİK'
Yaşananları halk iradesinin gaspı, dolayısıyla sivil darbe olarak adlandırma dışındaki tanımlamaların iktidarın hışmından kurtulmak için kafayı kuma gömme çabası olarak yorumlayan Mike, "Geçen gece Urfa ve Diyarbakır'da birçok siyasetçinin evleri basılarak gözaltı yapılmıştır. Adeta baskı gözaltı ve tutuklamalar sıradanlaştırılmaktadır. Dolaysıyla sıranın kendilerine gelmesini beklemeden demokrasinin asgari kurallarını savunan her kesimi, her bireyi bu faşizan uygulamalara karşı çıkmaya çağırıyoruz. Biz İstanbul Emek Demokrasi ve Barış Platformu olarak; dün askeri darbeye nasıl karşı durduysak bugün de sivil darbenin her türüne, her uygulamasına karşı çıktığımızı bir kez daha vurguluyoruz" diye belirtti.

"Sosyal mesafeye dikkat edeceğiz dediysek mücadeleye paydos demedik" diyen Mike, "fırsat bu fırsattır" diyerek, salgın koşullarında her tür faşizan uygulamayı hayata geçirebileceğini düşünenlere karşı emek demokrasi ve barış mücadelesiyle dur diyeceklerini söyledi.