İstanbul Barosu'ndan Sezin Uçar'ın tutuklanmasına tepki
İstanbul Barosu, ESP Eş Genel Başkan Yardımcısı Sezin Uçar'ın tutuklanmasına tepki göstererek, "Bir siyasi partinin yargı eliyle fiilen kapatılmaya çalışıldığı dosya kapsamında yürütülen süreç, başından itibaren hukuki dayanaktan yoksundur" dedi.
İstanbul Barosu tutsak edilen Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkan Yardımcısı Sezin Uçar için yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, siyasi bir partinin eş genel başkan yardımcısı olan Sezin Uçar'ın, anayasal güvence altında olan örgütlenme özgürlüğünün hiçe sayıldığı vurgulandı.
'DOSYA HUKUKİ DAYANAKTAN YOKSUNDUR'
Açıklamada, "Bir siyasi partinin yargı eliyle fiilen kapatılmaya çalışıldığı dosya kapsamında yürütülen süreç, başından itibaren hukuki dayanaktan yoksundur. Meslektaşımız, aynı şüphe ve delillerle defalarca yargılanmış ve dosyalar beraat kararıyla sonuçlanmıştır" denildi.
'SUSMA HAKKI YÜZYILLARDIR VAROLAN BİR HAKTIR'
Sezin Uçar'ın polise değil savcılıkta ifade vereceğini söyleyerek susma hakkını kullandığı hatırlatılan açıklamada, "İfadesini almayan savcılığın tutuklamaya sevk yazısında 'örgütsel susma hakkı'nı kullanmakla itham edilmiştir. Bir avukatın veya yurttaşın susma hakkını kullanması yüzyıllardan beri 'Nemo tenetur se ipsum accusare (Hiç kimse kendisini suçlamaya zorlanamaz)' ilkesi ve anayasamızın 38. maddesinin 5. fıkrası ile korunmaktadır" ifadelerine yer verildi.
'MESLEKİ FAALİYET SUÇ UNSURUNA DÖNÜŞTÜRÜLEMEZ'
Açıklama şöyle devam etti: "Meslektaşımız hakkında düzenlenen MASAK raporunda, müvekkiline dosya numarasını belirterek gönderdiği Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru kararıyla hükmettiği tazminat, şüpheli bir işlem olarak değerlendirilmiştir. Avukatlık mesleğinin icrası kapsamındaki hiçbir işlem suç unsuruna dönüştürülemez ve soruşturmaya konu olamaz."
ESP Eş Genel Başkan Yardımcısı Sezin Uçar'ın, hakkındaki gözaltı kararından haberdan olmasına rağmen ülkeye döndüğüne dikkat çekilerek, "Buna karşın tutuklama kararına gerekçe olarak kaçma ve delilleri karartma şüphesinin de gösterilmesi, hiçbir hukuk veya mantık kuralıyla izah edilemez bir durumdur.
'SAVUNMANIN BASKI ALTINA ALINMASIDIR'
Avukatlara yönelik gözaltı ve tutuklamalar sadece kişi özgürlüğünün ihlali olmasının ötesinde; sav-savunma-hüküm üçlüsünün eşit bileşeni olarak savunmanın baskı altına alınıp, yurttaşların adil yargılanma hakkına ve adalete erişimlerine de bir engeldir."
'SÜRECİ TAKİP EDECEĞİZ'
Avukatların, sadece mahkeme salonlarını dolduran kişiler değil; doğanın, hayvanın ve insanın haklarını savunan özneler olduğunu vurgulanan açıklamada, "İstanbul Barosu olarak bu hukuka aykırılık karşısında sessiz kalmayacağımızı, meslektaşımızın derhal serbest bırakılması için sürecin her aşamasını titizlikle takip edeceğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız" denildi.