İliç maden katliamının 5. duruşması görüldü
9 işçinin katledildiği İliç maden katliamına ilişkin süren davanın 5'inci duruşması bugün görüldü. Yakınlarını kaybeden aileler ve hak savunucuları duruşma öncesinde bir araya gelerek adalet yürüyüşü yaptı, gerçek sorumluların yargılanmasını talep etti. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına, adli kontrollü sanıkların ise mevcut yükümlülüklerinin sürmesine karar verdi. Duruşma 17 Şubat saat 09:00'a ertelendi.
Erzincan'ın İliç ilçesindeki Çöpler Altın Madeninde 13 Şubat 2024'te meydana gelen ve 9 işçinin katledildiği maden katliamına ilişkin süren davanın 5'inci duruşması bugün görülüyor. Duruşma öncesinde, katliamda yakınlarını kaybeden aileler, adalet talebiyle Dörtyol Meydanında bir araya gelerek Erzincan Adliyesine yürüdü.
Yürüyüş boyunca "İliç'i unutma, unutturma", "Hak, hukuk, adalet" ve "İliç için adalet" sloganları atılırken, "İliç madeni kaza değil cinayet" yazılı pankart taşındı. Eyleme hayatını kaybeden işçilerin ailelerinin yanı sıra milletvekilleri, siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri de destek verdi.
'TÜRKİYE'DE NE HUKUK VAR NE DE ADALET'
Katliamda yaşamını yitiren işçilerden Uğur Yıldız'ın babası Ali Ekber Yıldız, mahkeme heyetine seslenerek vicdanlı bir karar çağrısında bulundu. Yıldız, yargı mensuplarının siyasi temaslarına tepki göstererek, "Gidip TBMM'de Süleyman Karaman'la fotoğraf çektirmesinler, bizim yanımızda olsunlar" dedi. Adalet Bakanı'na da seslenen Yıldız, "Türkiye'de hukuk var, adalet var diyorlar. Ben diyorum ki Türkiye'de ne hukuk var ne de adalet" ifadelerini kullandı.
Emek Partisi (EMEP) Antep Milletvekili Sevda Karaca, madenlerde yaşanan ölümlerin sistematik bir sorun olduğuna dikkat çekti. En alt kademeden en üst düzeye kadar sorumluluğu bulunan tüm kamu görevlilerinin yargılanmasını talep eden Karaca, "Gerçek sorumlular açığa çıkarılmadıkça bu tür felaketler yaşanmaya devam edecek" dedi.
Açıklamaların ardından aileler ve destek verenler, duruşmayı takip etmek üzere Erzincan Adliyesine geçti.
MAHKEME BAŞKANI AKP İLE BAĞLANTILI ÇIKTI
Duruşma, yaşamını yitiren işçilerden Uğur Yıldız'ın ailesinin avukatı Ümit Altaş'ın beyanlarıyla başladı. Altaş, davanın yalnızca birkaç sanık üzerinden yürütülmesinin toplumda adalete olan güveni zedelediğini belirterek, "Bu dava iki ailenin omuzlarına yüklenmiş gibi yürütülüyor. İnsanlar birkaç kişi göstermelik ceza alacak, dosya kapanacak diye düşünüyor. Buradan bu inancı sarsmayacak bir karar çıkmalı" dedi. Katliamda sorumluluğu olduğu belirtilen Cengiz Yalçın Demirci'nin mahkeme huzuruna getirilmediğini hatırlatan Altaş, mahkeme başkanının AKP Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman ile TBMM'de çekilmiş fotoğrafını mahkemeye sundu. Altaş, "Erzincan Ağır Ceza Reisi neden İliç AKP İlçe Başkanı ile birlikte Meclis'te Süleyman Karaman'ın yanında yer alır? Bu kişi madeni savunan, dosyanın doğrudan tarafı olan biridir" diyerek reddi hakim talebinde bulundu.
'BENİM OĞLUM TORAK ALTINDA, ONLAR GEZİYOR'
Uğur Yıldız'ın babası Ali Ekber Yıldız da duruşmada söz alarak tepkisini dile getirdi. Yıldız, sanık Demirci'nin yurt dışı yasağının kaldırılmasının ardından bir gazeteye verdiği röportajda "6 ayda üretime hazırız" açıklamasını hatırlatarak, "Benim oğlum hala toprak altında. Cengiz Demirci yurt dışında geziyor, mahkeme salonuna bile getirilmiyor" dedi. Yıldız'ın tepkisi üzerine mahkeme salonunda gerginlik yaşandı; kısa süreli tartışmaların ardından duruşmaya ara verildi.
DAVA 17 ŞUBAT'A ERTELENDİ
Sanık avukatlarının savunmaları sırasında ailelerle avukatlar arasında da tartışma çıktı. Yıldız ailesinin davayı "siyasallaştırdığı" yönündeki ifadeler gerginliği artırdı. Mahkeme heyeti, yaşananlar üzerine duruşmaya kısa bir ara daha verdi. Savcılık, reddi hakim talebinin değerlendirilmek üzere üst mahkemeye gönderilmesi yönünde mütalaa verdi. Mahkeme heyeti, talebin karara bağlanması için dosyanın Erzincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine hükmetti. Aynı kararla tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına, adli kontrollü sanıkların ise mevcut yükümlülüklerinin sürmesine karar verildi. Duruşma 17 Şubat saat 09:00'a ertelendi.