3 Nisan 2026 Cuma

İHD: Adalet sağlanana kadar sürecin takipçisi olacağız

İHD İstanbul ŞubesI, Roman Hafıza Çalışmaları Derneği ve CİSST hapishanede şüpheli şekilde hayatını kaybeden Sinan Üstev için İHD'de de basın toplantısı düzenleyerek, "Adalet sağlanana kadar sürecin takipçisi olacağız" dedi.

İnsan Hakları Derneği (İHD), Roman Hafıza Çalışmaları Derneği ve Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) hapishanede şüpheli şekilde hayatını kaybeden Sinan Üstev için İHD'nin İstanbul Şubesinde basın toplantısı düzenledi. Toplantının yapıldığı salona "Hapishanelerde ölüm istemiyoruz" pankartı asıldı.

Basın metnini okuyan Avukat Zozan Vargün, Tekirdağ 2 Nolu T Tipi Kapalı Hapishanesi'nde yaşamını yitiren 26 yaşındaki ve üç çocuk babası Roman tutsak Sinan Üstev'in ölümüne ilişkin açılan soruşturmanın şüpheleri gidermekten uzak bir şekilde ilerlediğini belirterek "Sinan Üstev'in hapishanedeki süreci, ölümünün tamamen öngörülebilir ve önlenebilir olduğunu göstermektedir. 20 Ekim 2025 tarihinde, Sinan Üstev'in Karatepe Açık Ceza İnfaz Kurumu'ndan firar ettiği iddiası üzerine hakkında işlem başlatılmıştır. Ancak bu süreçten kısa süre sonra, 27 Ekim 2025 tarihinde, Sinan Üstev'in bulunduğu C-16 koğuşunda jilet yutmak suretiyle kendine zarar verdiği resmi kayıtlarla belgelenmiştir" diye konuştu.

KENDİSİNE ZARAR VEREN ÜSTEV'E ZİYARETÇİ YASAĞI
30 Ekim 2025 tarihinde hapishane müdürlüğü tarafından Sinan Üstev'den savunma istendiği belirten Vargün, "6 Kasım 2025 tarihinde Çorlu İnfaz Hâkimliği tarafından mahpus hakkında firar ettiği gerekçesiyle 11 günlük hücre cezası uygulanmasına karar verilmiştir. 8 Aralık 2025 tarihinde ise jilet yuttuğu için Sinan Üstev 1 ay süreyle ziyaretçi kabulünden yoksun bırakılmıştır. Bu süreç boyunca Sinan Üstev, 8 Aralık 2025 tarihli savunma dilekçesinde psikolojik olarak iyi olmadığını açıkça ifade etmiştir" dedi.

'TECRİT, İŞKENCE VE İNSANLIK DIŞI MUAMELE NİTELİĞİNDEDİR'
İntihar riski bulunan ve psikolojik durumu kötü olan tutsakların hücreye konulmasının insan hakları ve yükümlülüklerle açıkça çeliştiğine dikkat çeken Vargün şunları söyledi: "Hücre cezası, mahpusun izolasyona alınması ve yalnız bırakılması anlamına gelmektedir. Mandela Kuralları, psikolojik olarak kırılgan ve kendine zarar riski taşıyan mahpusların tecrit ve hücre cezaları altında tutulamayacağını açıkça belirtmekte; uzun süreli ve denetimsiz tecritin işkence veya insanlık dışı muamele niteliği taşıyacağını vurgulamaktadır."

'HÜCREDE KALABİLİR RAPORU VERMEK MESLEKİ STANDARTLARA AYKIRIDIR'
11 günlük hücre cezasının Sinan Üstev'in ölüm riskini doğrudan arttırdığına vurgu yapan Vargün, şöyle devam etti: "Hücre cezasının infazının 5. veya 6. gününe denk gelen 25 Aralık 2025 tarihinde, Sinan Üstev'in intihar ettiği ve bu yüzden vefat ettiği iddia edilmektedir. Kendine zarar geçmişi olan, intihar riski taşıyan ve psikolojik olarak kötü durumda olduğunu beyan eden bir mahpus hakkında 'Hücrede kalabilir' raporu verilmesi, tıbbi özen yükümlülüğüne ve mesleki standartlara açıkça aykırıdır.

'TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ'
Devam eden soruşturma, tüm sorumluluk zincirini ortaya çıkaracak şekilde bağımsız, tarafsız ve etkili bir şekilde yürütülmeli; tüm deliller eksiksiz şekilde toplanmalı ve değerlendirilmelidir. Hapishane idaresi ve ilgili sağlık personeli başta olmak üzere sorumluluğu bulunan tüm kamu görevlileri hakkında gerekli idari ve adli işlemler derhal başlatılmalıdır. Sinan Üstev'in ailesi ve kamuoyu için adalet sağlanana kadar sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz."