4 Ağustos 2020 Salı

İdlib sıkıntısı: Daha fazla cihadist Türkiye'ye gelebilir

IŞİD saldırılarında 391 kişi öldü. Ancak IŞİD, devlete göre "yeterince" tehlikeli değil. Konuya ilişkin şu ifadeler yer alıyor: "Türk yetkililer milli güvenlik açısından IŞİD'in, PKK'den ve devlete sızarak 2016'daki darbeyi gerçekleştirmekten sorumlu tuttukları 'FETÖ'den daha az tehdit oluşturduğu kanaatinde."

Uluslararası Kriz Grubu'nun (ICG) bu ay, 'IŞİD'e Katılıp Dönen Türkiye Vatandaşları' başlığı ile yayımladığı raporu, bazı kısımları ile tartışılsa da tüm yönleri ile gündeme gelmedi. Raporda IŞİD'in, 2013'ten sonra elaman devşirdiği başlıca ülkelerden birinin Türkiye olduğuna dikkat çekilmişti.

Türkiye'den IŞİD bölgelerine 5-9 bin arasında kişi katıldığı tahmin ediliyor. Türkiye'ye dönen IŞİD'ciler arasında, 391 kişinin ölümü ile sonuçlanan saldırıların failleri de var: "Sınır önlemlerinin yetersiz olduğu yıllarda dönenlerin bir kısmı güvenlik güçlerinin takibine girmemiş olabilir."

Araştırma, sahadan ve dosyalardan edinilen bilgilerin de teyidi gibi. Geçmişe yönelik bulgular, bugünkü durum ve gelecek öngörüleri bütün olarak ele alınıyor. Raporda, Türkiye'nin özellikle 2014-2015 yılları arasında hem sınır güvenliği hem de IŞİD tehdidine karşı yeterli önlem almadığı aktarılıyor:

"Üye devşirme çalışmalarına büyük ölçüde kayıtsız kalındı. IŞİD algısı, 2016'da, özellikle de örgütün, Antep'teki polis karakoluna, Mayıs'taki saldırısı sonrası değişmeye başladı. Bu, 2014-2017 yılları arasında gerçekleştirilen ve yüzlerce sivilin hayatına mal olan 16 saldırıdan biriydi."

ICG'nin raporundaki can alıcı notalardan biri, dönen IŞİD'ciler konusunda yeterince bilgi sahibi olunmaması. Bu, istihbaratı son derece güçlü bir ülke açısından çelişkili. ICG, IŞİD'in örgütlenmeye devam ettiğine ve yer altına çekildiğine vurgu yapıyor.

Suriye ve Irak'ta çoğu erkek, 2 bin civarı Türkiyeli IŞİD'ci öldü. Daha az sayıda militan ise başka cihatçı gruplara geçti. Yüzlercesi Suriye ve Irak'ta kamplarda. Dönenler içinde, "yeterli kanıt yok" gerekçesi ile yargılanan çok az oldu. Çoğu sorgulanmadı bile. Yargılanan 30'u kadın 450 kişinin ancak yarısı cezaevinde.

IŞİD'CİLER EN GEÇ 5 YIL SONRA SERBEST
Raporda bazılarının kendi -IŞİD- mahallelerine döndüğü bazıların ise izini kaybettirdiği aktarılıyor. Aileler, "IŞİD müzahiri olarak anılmamak amacı ile" cihattan gelen cenazelerini gizli şekilde gece gömdü. ICG, cezaevinde bulunanların en fazla 4 ya da 5 yıl içerisinde topluma karışacağını söylüyor.

'IŞİD TEHLİKELİ DEĞİLMİŞ!'
Yeteri denetimin yanı sıra cezaevi veya dışarıda rehabilitasyon da yok. Bu kişiler cezaevinden ne şekilde çıkacaklar bilinmiyor. Öte yandan ICG, kritik bir konuya daha değiniyor:

"Bir Türk yetkili, geri dönenlerin hâlâ tehlike arz ettiğini ancak konunun sadece onlardan ibaret olmadığını söyledi. Gitmek isteyip, başaramayanlar konusunda da endişelenmeliyiz." ICG'nin yayımladığı raporun en çarpıcı bölümlerinden birinde ise devletin IŞİD'e bakış açısı anlatılıyor.

IŞİD saldırılarında 391 kişi öldü. Ancak IŞİD, devlete göre "yeterince" tehlikeli değil. Konuya ilişkin şu ifadeler yer alıyor: "Türk yetkililer milli güvenlik açısından IŞİD'in, PKK'den ve devlete sızarak 2016'daki darbeyi gerçekleştirmekten sorumlu tuttukları 'FETÖ'den daha az tehdit oluşturduğu kanaatinde."

Araştırmada IŞİD'e katılanların profili 4'e ayrılıyor. İlkinde Afganistan, Çeçenistan, Bosna, Irak cihatlarına katılmış "Abiler" var. 2'nci grubu kimlik arayışındaki sorunlu gençler oluşturuyor. Uyuşturucudan uzak kalmaya çalışanlar da Suriye'ye geçti. PKK/YPG ile savaşmak isteyenler ve İslami yaşamın cazibesine kapılanlar diğer 2 grup.

Sorunlu gençler ve PKK ya da YPG ile savaşmak isteyenler özellikle dikkate değer. Gençlerin yaş aralığı 18-26 arasında. Adıyaman'dan katılım çok oldu. Adıyaman aynı zamanda Diyarbakır, Suruç, Ankara patlamalarının da adeta bombacı deposuydu.

'TÜRKİYE HİZBULLAH'INDAN'
IŞİD'in 2014-2015 yılında verdiği dolar bazındaki maaşlar düşünüldüğünde Adıyaman gibi genç işsizliğinin yoğun olduğu bölgede IŞİD'e katılımın bu denli yüksek olması da anlaşılır. Rapora göre YPG/PKK ile savaşmak isteyenlerin önemli kısmını Kürt IŞİD'ciler oluşturdu ve azımsanmayacak bölümü Türkiye Hizbullahı'ndan devşirildi!

KÜRESEL CİHAT BİTTİ Mİ?
2016'daki bir polis istihbarat raporunda, 20 bine yakın Türkiye vatandaşı kendini Selefi/Tekfirci olarak tanımlıyordu. Bu sayının aileler ile değerlendirildiğinde 100 bine çıkabilir. Tüm kaygıları "Küresel cihat bitti mi?" sorusu ile beraber okuyabiliriz. Bu soruya cevabı, hem ICG hem de Rojava'daki tanıklıklarımız veriyor.

IŞİD'cilerin çoğu şunu söylüyor: "IŞİD devlet olarak bitse de ruhu devam ediyor." Türkiye'yi bekleyen risklerin en olası ve yakın görüneni hangisi olabilir? Bunun cevabı da ICG'de: "Sınır güvenliğinin güçlendirilmesine rağmen, Suriye'den geçişler sınırlı da olsa sürüyor. Rusya destekli, Suriye'nin İdlib'e topyekün bir saldırısı daha fazla militanın Türkiye'ye gelmesi demek."