21 Ekim 2020 Çarşamba

HDP'ye yönelik gözaltı saldırısına tepki

Siyasi parti ve demokratik kitle örgütleri, HDP'ye yönelik gözaltı saldırısını kanadı. Saldırının siyasi soykırım operasyonu olduğu vurgulanarak, "Faşizme ve saldırılara karşı birleşik mücadeleyi büyüteceğiz" denildi, sokağa çıkma çağrısı yapıldı.

Halkların Demokratik Partisi'ne (HDP) yönelik gözaltı saldırısına karşı siyasi partilerden tepki geldi.

DEVRİMCİ PARTİ: SALDIRI HEPİMİZE YAPILMIŞTIR
Devrimci Parti Genel Başkanı Elif Torun, operasyonun siyasi soykırım operasyonu olduğunu belirtti, "Bu operasyonu AKP-MHP iktidar blokunun son çırpınışlarının yansımaları olarak görüyoruz" dedi. Son zamanlarda ardan gözaltı ve tutuklama saldırılarının HDP ve sosyalistleri yıldıramayacağını kaydeden Torun, "Bu süreçte de tüm gücümüzle HDP'nin yanında olacağız. Operasyonun amacının HDP'yi yok etme olduğunu düşünüyoruz. Ayrıca hepimize uygulanan bir siyasi soykırımdır. Çünkü bizler de HDP'nin birleşenleriyiz. HDP'ye yapılmış bir soykırım girişimi hepimize yapılmıştır" dedi.

ESP: DÜŞMEYEN KOBANÊ'NİN HESABI SORULUYOR
Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü, AKP iktidarının her anlamda bir krizin içinde olduğunu belirterek, operasyonla krizi ertelemeye çalıştığını söyledi. Tümüklü, "Özellikle örgütlü mücadele edenlere saldırıyor. Kendi varoluş kodlarının ve rejiminin krizinin temel kaynağı olarak gördüğü Kürt Sorunu'nda özellikle 'Kobanê düştü düşecek' derken, düşmemesi, Rojava devrimi ve Kürt halkının bir tarihsel simge yaratmasına hala tahammül etmiyor. Ve bunun hesaplaşmasını yürütüyor. Yenilginin hesabı görmeye çalışıyor. HDP'den düşmeyen Kobanê'nin hesabı soruluyor" diye konuştu. 

'FAŞİZM KARŞISINDA BİRLİKTE MÜCADELE DIŞINDA SEÇENEK YOK'
Yargının iktidarın hizmetinde olduğunu vurgulayan Tütmüklü, şunları söyledi: "Doğrusu hepimize açık bir şekilde aynı mesaj veriliyor. Bu hesaplaşmaya bir yanıt üretmek gerekiyor. Başta Kürt sorununda özgürlük mücadelesi yürütenler olmak üzere Aleviler, kadınlar, gençler, işçiler ve emekçilerinin her birinin bu faşizm karşısında yan yana gelmek dışında, birlikte mücadele etmek dışında bir seçeneği yok" diye belirtti.

SYKP: FAŞİZMİ KURUMSALAŞTIRMA ÇALIŞIYORLAR
Sosyalist Yeniden Kurtuluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Canan Yüce, Van'da Osman Şiban ve Servet Turgut'un helikopterden atılmalarını hatırlatarak, yapılan operasyonun da işkenceyi olağanlaştırmak ve kanıksamak olduğunu söyledi. Yüce, "Amaç HDP'nin şahsında 'korku iklimi' yaratarak, her türden hak arama girişimine gözdağı vermektir. Böylece korkuyu toplumsal dokunun bütün hücrelerine hakim kılacak, hak arama girişimlerini başlamadan boğacaklar" ifadelerini kullandı.

AKP'nin işlediği suçları gizlemek için bu gözaltılara başvurduğunu dile getiren Yüce, "Hangi despot baskı, şiddet ve terör siyasetini derinleştirerek sonuç aldı ki? 12 Mart'lar, 12 Eylül'ler, 28 Şubat'lar… Baskı, şiddet ve terör siyaseti bu ülkenin demokratlarına, devrimcilerine, sosyalistlerine, yurtseverlerine ne zaman boyun eğdirdi ki? Hiç kimsenin kuşkusu olmasın, biz kazanacağız. Nikahının ertesi günü etekleri tutuşarak Saray'a koşan savcı eliyle yapılan bu operasyon bizlere diz çöktürmeyecek" şeklinde konuştu.

TİP: KÜRTLERİN TESLİM ALINMASI MÜMKÜN DEĞİL
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, siyasi olarak değerlendirdiği operasyonla iktidarın toplumsal muhalefeti bölmeye ve sindirmeye çalıştığını ifade ederek, HDP'nin bu operasyonlarla siyasal sürecin dışında bırakılmak, etkisizleştirilmek ve direncinin kırılmasının amaçlandığına vurgu yaptı. Baş, "Daha önce defalarca kez denenmiş bu ve benzeri hamlelerle Kürt halkının teslim alınması mümkün değildir. Bu kapsamda HDP ile dayanışma içinde olacağımızı ifade etmek isterim. Bunun birlikte meseleyi sadece HDP'ye karşı bir operasyon olarak değerlendirmiyoruz. Bu saldırı hepimizedir. Amaç iktidar karşısındaki tüm güçlerin etkisizleştirilmesi, yalnızlaştırılması ve bir araya gelişlerinin engellenmesidir. İktidar kendi karşısındaki güçleri bölmek, içeride oluşan çatlakları örtmek için siyasi bir saldırı planını hayata geçirmektedir. Tüm toplumsal muhalefet güçlerini meselenin ciddiyetine uygun bir karşı duruşun örgütlenmesi için göreve çağırıyoruz" diye seslendi.

HALKEVLERİ: HDP'NİN YANINDAYIZ
Halkevleri Genel Başkanı Nebiye Merttürk ise operasyonu "muhalefete yönelik bir pusu" olarak nitelendirdi. Merttürk, şunları söyledi: "Kobanê eylemlerinde Fırat'ın doğusu ile batısını yakınlaştığı, bir araya geldiği ve faşizme karşı birlikte mücadele ettiği bir anlam taşıyor Kobanê eylemleri. AKP bunu unutmuş değil. Bu yakınlaşma olduğunda bize nasıl cevap vermiş olduğunu hatırlatıyor. Bunların hatırlatmalarının karşısında da bizim sözümüz her zamanki gibi faşizme karşı dayanışma ve birlikte mücadele olacaktır. Aynı zamanda Sarayda poz veren Ankara Cumhuriyet Başsavcısının bu operasyonu başlatmış olması da ayrıca önemli bir nokta. Herhangi bir gerekçe bulamadıkları için 6 yıl önceki uydurma gerekçelere sarılıyorlar bugün. Hukuksuzluğu kendilerine hukuk olarak belirlemiş bir iktidardan söz ediyoruz. HDP daha öncede  sistematik operasyonlarla karşılaştı ve bunlara karşı direndi. HDP'nin bunu da atlatacağını biliyoruz. Biz her zamana yan yana mücadele etmeye ve dayanışma içerisinde olacağız."

YEŞİLLER SOL GELECEK PARTİSİ: BUGÜN HDP, YARIN BAŞKASI
Yeşiller Sol Gelecek Partisi Eş Sözcüsü Sinan Tutal, iktidarın sıkıştıkça, acizliğini ve çaresizliğini örtmek için bu operasyonlara başvurduğuna işaret etti. İktidarın ömrünü uzatmak için HDP gibi demokratik zeminde siyaset yürütenlere operasyon yaptığını ifade eden Tutal, şunları söyledi: "Buna asalında iktidarın çürümüşlüğünü, acizliğini gösteren bir işlem olarak bakmak lazım. Toplum nezdinde meşruluğunu kaybettikçe, HDP ve demokratik muhalefete operasyon yapıyor. Bu tür baskılar ne HDP'yi ne de demokratik muhalefeti susturamayacak.  Bizim mücadelemiz, bu iktidar meşru yöntemlerle gidene kadar sürecek."

EMEP: DÜŞME'NİN HESABI GÖRÜLÜYOR
Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan da yazılı açıklama yaptı. İktidarın politikalarını eleştirme, hak talep etme, barış ve demokrasi isteme, siyaset yapma alanlarının her geçen gün daraldığını kaydeden Gürkan, "Bu kapsamda yapılan operasyonun yargıyla, hukukla açıklanacak hiçbir yanı yoktur. Yürütmeyle ilişkisinin başsavcının saraya düğün ziyaretiyle sembolleştiği yargıdan hukuk ve adalet çıkmayacağı açıktır. Hiçbir dönem tam olarak yargı bağımsızlığından söz edemiyorken, bugün açıktan siyasi iradenin vesayeti altına girmiş bir yargı ile karşı karşıyayız. Türkiye de birçok katliam gerçekleştiren İŞİD ile sınır komşusu olunmasına ramak kalan o günlerde Erdoğan'ın 'Kobane düştü, düşecek' sözü hala hatırlarımızdadır. Sanki hala o gün gerçekleşmeyen 'düşmenin' hesabı görülmektedir" dedi.

KESK: YANITIMIZ DAHA FAZLA DAYANIŞMA VE MÜCADELE OLACAK 
KESK Yürütme Kurulu ise gözaltı saldırısına karşı açıklama yaptı.

Açıklamada, şunlar belirtildi: "Açık ki, 'Ankara'nın karanlık dehlizlerinde' masa başı stratejilerle ülkenin değil kendilerinin geleceğinin kurtarılmasının senaryoları hayata geçirilmektedir. İktidar ömrünü uzatma pahasına ülkeyi karanlık ve derinleştirdiği kutuplaştırma nedeniyle tehlikeli bir noktaya sürüklemektedir.

Demokrasi, barış ve laiklik gibi taleplere yönelik çağrılara kulak tıkayan, şiddeti tırmandıran, temel hak ve özgürlükleri askıya alan, devletin zor aygıtlarını siyasal amaçları için kullanan iktidar bilmelidir ki, hukuk bir gün kendilerine de lazım olacaktır!

Siyasal amaçlarla, siyasal beklenti ve hedeflerle yapılan hukuksuz gözaltı operasyonunu kınıyor, protesto ediyoruz.

Emek ve demokrasi güçleri olarak bu hukuksuzluklara cevabımız her zamankinden daha fazla dayanışma ve birlikte mücadeleyi yükseltmek olacaktır."

HDK: HDP'Yİ SUSTURMAYA GÜCÜNÜZ YETMEZ
Türkiye'nin sabaha bir darbe ortamında uyandığını belirten Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Yürütme Kurulu, 12 Eylül zihniyetinin sürdüğünü belirtti.

Açıklamada, şunlar ifade edildi: "Bu girişim, ekonomiyi batırmış, dış politikada girdiği maceralardan kös kös geri adımlar atmış, korona salgını karşısında dünyanın en başarısız hükümetleri arasına girmiş, halkı salgın karşısında terk etmiş; sağlık alanında olduğu gibi eğitimde de okulların açıldığı ilk gün her şeyi eline yüzüne bulaştırmış iktidarın halka karşı düzenlediği bir komplodur.

Bir taraftan halkın dikkatini kendi başarısızlıklarından uzaklaştırmak; bir yandan demokrasi mücadelesinin en önünde yer alan Halkların Demokratik Partisi'ni operasyonlarla, gözaltılarla susturmak hesabındadırlar. HDP Halktır. Susturmaya gücünüz yetmez."

İHD: DEMİRTAŞ, YÜKSEKDAĞ VE GÖZALTINDAKİLER SERBEST BIRAKILSIN
İnsan Hakları Derneği (İHD) operasyonu kınadı ve gözaltına alınanların bir an önce serbest bırakılmasını istedi.

"Soruşturma kapsamında altı yıl niçin beklenilmiştir?" diye soran İHD,"Bütün bu olup bitenlere rağmen aradan altı yıl geçtikten sonra hukukun siyasallaştırılıp TMK’nın siyasi muhalifler üzerinde amansızca kullanılması kesinlikle kabul edilemez. Kişi güvenliği hakkı ve özgürlüğü hakkı başta Demirtaş ve Yüksekdağ olmak üzere gözaltına alınanlar bakımından açıkça ihlal edilmiştir. Bu soruşturma kapsamında tutuklu olan Demirtaş ve Yüksekdağ ile gözaltına alınanların bir an önce serbest bırakılmasını talep ediyoruz" dedi.

MÜLKİYELİLER: MUHALİF PARTİLERİ DÜŞMANLAŞTIRAN YÖNETİM AKLINA KARŞI HERKESİ DAYANIŞMAYA ÇAĞRIYORUZ
Mülkiyeliler Birliği Yönetim Kurulu, HDP'ye yönelik gözaltı saldırısına ilişkin açıklama yaptı.

Yazılı yapılan açıklamada, Kobane eylemlerinin 6 yıl önce yaşandığını ve TBMM'de eylemlerin araştırılması için önergeler verildiğini hatırlattı. Gözaltına alınanlar arasındaki HDP eski Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ve Kars Belediye Eşbaşkanı Ayhan Bilgen'in mezunları arasında olduğunu anımsatan Mülkiyeliler, İstanbul merkezli "İsimsizler" operasyonunda da birçok aydın, akademisyen ve gazetecinin 'Cumhurbaşkanına hakaret ettikleri' iddiasıyla gözaltına alındığını belirtti. Mültiyeliler, hukuk devletinin ve demokrasinin en temel ilkelerinin 'ortadan kaldırılmasının yıkıcı sonuçlarının, sadece hedef tahtasına konulanları değil, toplumun tüm kesimlerini etkilediği' kaydederek, "Bizler, hukuku yok sayan, siyasal alanı kutuplaştıran, seçmen iradesini gasp eden, muhalif partileri düşmanlaştıran bir yönetim aklı karşısında herkesi daha fazla dayanışma içerisinde olmaya çağırıyoruz" dedi.