26 Eylül 2020 Cumartesi

'ESP'ye saldırı hepimizedir, birleşik mücadele ile sokakta püskürteceğiz'

ESP ve HDK, HDK Eş Sözcüsü Sedat Şenoğlu ve SKM MYK Üyesi Çiçek Otlu'nun da aralarında olduğu sosyalistlerin gözaltına alınmasını kınadı. Basın toplantısına katılan devrimci örgütler ve siyasi partiler, ESP'ye yönelik saldırının kendilerine ve tüm topluma yönelik olduğunu vurguladı, "Saldırıları birleşik mücadele ile sokakta püskürteceğiz" dedi.

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) ve Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), HDK Eş Sözcüsü Sedat Şenoğlu ile SKM MYK üyesi Çiçek Otlu'nun da aralarında olduğu 18 sosyalistin tutuklanmasına ilişkin basın toplantısı düzenledi.

HDK Genel Merkezi'nde gerçekleştirilen toplantıya HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar, SKM MYK Üyesi Ezgi Bahçeci, SGDF Eşbaşkanı Alev Özkiraz, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, Devrimci Parti Genel Başkan Yardımcısı Burcugül Çubuk, EHP Sözcüsü Özge Akman, Kaldıraç'tan Hakan Dilmeç, SYKP, Yeşiller ve Sol Parti ile ÖHD temsilci ve yöneticileri katıldı.

UĞURLU: SİZ EMEKÇİLERE SAVAŞ AÇTINIZ!
Basın toplantısında ilk sözü HDK Eş Sözcüsü İdil Uğurlu aldı. Şenoğlu ve Otlu'nun da aralarında olduğu 18 kişinin tutuklanmasının hukuksuz olduğunu belirten Uğurlu, "Bir itirafçının yorumlarına dayanarak hukuksuzluk bir şekilde tutuklandılar. Eş Sözcümüz Sayın Sedat Şenoğlu da diğer arkadaşlarımız da çağırladıklarında gidip ifade verebilecek insanlar" dedi.

12 Eylül faşist darbesinin bugün de sürdüğünü kaydeden Uğurlu, sosyalistlerin, devrimcilerin kurumsallaşmayı hedefleyen Saray faşizmin önünde durdukları için tutuklandıklarını belirtti.

'BİZİM GÜCÜMÜZDEN KORKUYORSUNUZ'
Uğurlu, şunları söyledi: "Siz yargıya önünüzde cübbe kapattıran, AYM'yi tehdit eden, topluma savaş açmış bir iktidarsınız. Diyanet işleri başkanınız kılıçla birlikte hutbe okuttu, bunun ne olduğunu biliyoruz. Karadeniz'de gaz bulduk diyerek, Akdeniz'de suları köpürterek hiç bir şey yapamazsınız. Dışarıda parmak sağlayarak içeride toplumu domine etmeye çalışıyorsunuz. Siz emekçilere savaş açtınız. Eşbaşkanlarımızı tutukladınız, hak savunucusu Ebru Timtik'i siz ölüme gönderdiniz. Emekçilerden SMS ile istediğiniz paralarla saray yapan sizsiniz. İpek Er'e tecavüz eden uzman çavuşun elini kolunu sallayarak aramızda dolaşmasına siz izin verdiniz. Bizim sözümüzden örgütlenme gücümüzden korkuyorsunuz. Korktuğunuz için bu kadar saldırıyorsunuz."

'BULUNDUĞUNUZ HER YERDE ÖRGÜTLENİN'
Uğurlu, toplumun tüm kesimlerine çağrı yaparak konuşmasını sonlandırdı: "Korkmayın biz ezilenlerin sesiyiz. Örgütlenmekten korkmayın. AKP-MHP Faşist blokunu geri püskürteceğiz. Bu bloka geri adım attırmak, püskürtmek bizim elimizde. Bulunduğunuz her yerde örgütlenin."

SANCAR: ORTAK SALDIRIYI ORTAK MÜCADELE İLE DURDURABİLİRİZ
ESP'ye yönelik siyasi soykırım operasyonunun ortak mücadele iradesini kırmaya yönelik bir operasyon olduğunu vurgulayan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, şunları söyledi: "Demokratik siyaset ve ortak mücadele Kürtlerin, ezilenlerin, mazlumların, kadınların, emekçilerin ortak mücadelesini hedef alan bir operasyonla karşı karşıyayız. Bunu durdurmanın tek yolu da ortak mücadeledir. Ortak mücadeleye saldırıyı ancak ortak mücadele ile durdurabileceğimizi biliyoruz. Bunun tecrübesini tarihte binlerce kere yaşamış insanlar bizler de yaşadık.

'YARGI EVRENSEL ANLAMDA YARGI OLMAKTAN ÇIKTI'
"Karşımızdaki iktidar hukuk tanımıyor bunu biliyoruz. Uzun uzun anlatmaya gerek yok ama şunu vurgulamak yeter soyguncular tecavüzcüler, katiller, işkenceciler, ırkçılar dışarıda geziyor. Bunların suç işleme imtiyazı var. Bu iktidar cezasızlık politikasıyla bütün bu kesimleri koruyor, teşvik ediyor ve çoğu zamanda saldırı aracı olarak kullanıyor. Ama buna karşılık devrimciler, fikir insanları avukatlar, siyasetçiler ağızlarını açtıklarında operasyonla karşılaşıyorlar. Ortada çağdaş anlamda, evrensel anlamda yargı adını hak eden bir kuruluş yok artık Türkiye'de. Yargı evrensel anlamda yargı olmaktan çıkmıştır. İktidarın hakimiyetini sürdürmesi için bir sopa olarak kullanılmaktadır. Biz de bütün bunlara karşı en büyük gücümüz olan ortak mücadeleyi kararlılıkla sürdürmek zorundayız. Başka hiçbir çıkış yolu yok bu karanlıktan."

'SALDIRI EMEKÇİLERE, TÜM HALKLARA YÖNELİKTİR'
Son günlerde Kürtlere yönelik ırkçı saldırıların yoğunlaştığını da hatırlatan Sancar, saldırıların iktidarın politikalarının sonucu olduğunu ifade etti. Sancar, şöyle konuştu: "Kürde yönelik ırkçı saldırılara karşı mücadeleyi aynı zamanda emekçinin ezilmesinin bir politikası olarak görmek zorundayız. Emekçiye yönelik her türlü saldırıyı başta Kürtler olmak üzere bütün ezilen halklara yönelik saldırı olarak görmek zorundayız. Halkların mücadelesini, kimlik ve onur mücadelesini emekçilerin sınıf ve onur mücadelesi ile buluşturma görevimiz var. Bunları soyut çağrılar olarak bırakmamak gibi bir sorumluluğumuz da var.  Ortak mücadele çağrımızı sık tekrar eden kuruluşlarız hepimiz. Ama bunun içini doldurmamız gerekiyor. Doldurmak için de hepimizin çalışmaları yoğun bir biçimde devam ediyor ve devam etmek zorundadır."

"Herkes zalimlere, bu iktidara halkların ortak gücünü göstermek bizim en büyük sorumluluğumuzdur. Hem halklarımıza hem tarihe karşı görevimizdir. Arkadaşlarımızın barış özgürlük demokrasi mücadelesinde yeniden aramızda dışarıda olmaları için her türlü demokratik mücadele yolunu kullanacağız. Kan siyasetini, düşman siyasetini, talan siyasetini hep birlikte bitireceğiz. Buna gücümüz inancımız var."

TÜMÜKLÜ: SİZİ YENECEĞİZ!
Her gün kendisini yenilemeye çalışan faşist saray rejiminin bir saldırısı ile karşı karşıya kaldıklarını hatırlatan ESP Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü, bu saldırının diğer devrimci, sol, sosyalist örgütlere yapılan saldırıdan bağımsız olmadığını söyledi. Tümüklü, "Amaçlarının ne olduğunu da çok iyi biliyoruz. Öncüyü kırmak, birleşik mücadeleyi zayıflatmak ve daraltmak istiyorlar. Çeteci yöntemlere başvuruyorlar" dedi.

Bu saldırıların Eylül ayında özellikle arttığına dikkat çeken Tümüklü, şunları söyledi: "Evet biz bir geleneğin temsilcisi, bayrak taşıyıcısıyız. Supilerden, Mazlumlardan, İbolardan, Paramazlardan aldığımız bayrağı taşıyacağız, bu geleneği sürdüreceğiz. Aynı zamanda dostlarımızla her şekilde karşınızda duracağız, sizi yeneceğiz."

'BİRLEŞİK MÜCADELEYİ BÜYÜTMELİ, FAŞİZMİ DURDURMALIYIZ'
İktidarın, karşısında duran herkese ve her şeye düşman olduğunu ifade eden Tümüklü, "Bir taraftan savaş konseptini ve savaş siyasetini yükseltiyorlar, diğer taraftan çete yöntemlerini uyguluyorlar. Cudi'ye, Hasankeyf'e, her şeye o nedenle düşmanlar. Çünkü sermaye örgütlenmesini büyütmeye çalışıyorlar. Kürt özgürlük güçlerinin karşısındaki çaresizliklerinden, mevsimlik işçilerden, inşaat işçilerine kadar emekçilere karşı ırkçılığı örgütlüyorlar. Bu saldırganlık bütünlüklü bir saldırganlık. Tarihten bugüne bunu hep böyle yapmışlar; aynı siyaset dilini, aynı tektipçiliği sürdürüyorlar. O zaman biz de bu saldırılara karşı mücadeleyi büyütmeliyiz. Bu ceberut faşizmden kurtulmak için başka bir şansımız yok. Örgütlemenin yolu birleşik mücadeleden geçiyor. Faşizme karşı birleşik mücadeleyi büyütmeli, antifaşist cepheyi genişletmeliyiz. Birleşik mücadele belirsiz geleceğe ertelenmiş bir mücadele değildir. Suruç'un beşinci yılında, Leyla Güven'in açlık grevi sırasında ortaya çıkan mücadeleden biliyoruz."

'SİZE SÖZÜMÜZDÜR YOLDAŞLAR!'
Tümüklü, tutuklanan sosyalistler başta olmak üzere tüm siyasi tutsaklara söz verdi: "Bu faşizmi tarihin çöplüğüne göndereceğiz. Birleşik mücadeleyi büyütmek boynumuzun borcu. Partimiz bu konuda kendi üzerine düşen sorumluluğu oynamaya, amasız-fakatsız yer almaya, bayrak açmaya devam edecek. Bu size sözümüzdür yoldaşlar."

BAHÇECİ: HER ALANDA MÜCADELEYİ BÜYÜTELİM
Gözaltı saldırısının aynı zamanda birleşik kadın özgürlük mücadelesine yönelik saldırı olduğunu kaydeden SKM MYK Üyesi Ezgi Bahçeci, "Kadın katilleri, tecavüzcüler serbest bırakılırken, Gülistan Doku hala bulunmazken, bunun mücadelesini yürüten kadın hareketine yönelik saldırılar sürüyor. Birleşik hareketimizin önünü kesmeye ve yok etmeye çalışıyor. Birleşik kadın hareketinin öznesi SKM olarak, erkek egemenliğine karşı kadın dayanışmasıyla duracağız" dedi. Bahçeci, tüm kadınları ve kadın örgütlerini her alanda mücadeleyi büyütmeye çağırdı.

UÇAR: EZİLENLER VE ONLARIN MÜCADELESİNİ DESTEKLEYEN AVUKATLAR SUSTURULAMAYACAK
Ezilenlerin Hukuk Bürosu (EHB) avukatlarından Sezin Uçar, soruşturma sürecine ilişkin bilgi verdi. Erzurum'da bir itirafçının verdiği beyanlar üzerine müvekkillerinin gözaltına alınıp tutuklandığını hatırlatan Uçar, soruşturmanın da işleyen sürecin de hukuksuz olduğunu vurguladı.

Soruşturmanın iktidarın, ezilenler, devrimciler dolasıyla da onlar üzerinde avukatlarla kurduğu ilişkiyi gözler önüne serdiğini belirten Avukat Uçar, 24 saat boyunca getirilen kısıtlama kararı ve özel olarak EHB üyesi 4 avukat hakkında getirilen kısıtlılık kararı nedeniyle müvekkilleriyle görüştürülmediklerini hatırlattı.

Baroların yönetimlerine yapılan müdahale ve son olarak da 70 avukat hakkında verilen gözaltı kararını hatırlatan Uçar, "Ebru'yu ölüme götüren yolda aynı şekilde örüldü. Bir itirafçının verdiği ifadeler doğrultusunda onlarca kişi hukuksuz bir şekilde tutuklandı. Ebru da adalet talebiyle yaşamını feda etti" dedi.

Erzurum'daki itirafçının EHB avukatları hakkında da beyanda bulunduğunu söyleyen Uçar, şunları söyledi: "Buradayız. Dün bu mücadeleyi nasıl adalet ve özgürlük için icra ettiysek, bundan sonra da edeceğiz. Hem halkları, ezilenleri, hem de onların mücadelesini destekleyen avukatlar bu şekilde susturulamayacak."

'SALDIRIYI BİRLEŞİK MÜCADELE İLE YENECEĞİZ'
Gözaltı saldırısının kendilerine ve tüm devrimci örgütlere yönelik olduğunu söyleyen Devrimci Anarşist Faaliyet'ten Gökhan Soysal, "İktidar iktidarını kaybetmekten korkuyor. Polis, savcısı ve hakimi ile devrimcilere saldırarak, mücadeleyi yok edebileceğini sanıyor. Hiç bir koşulda böyle olmadı, devrim mücadelesi hiç durmadı. Biz hem devrimci mücadeleyi sürdüreceğiz, hem de devrimci dayanışmayı büyüteceğiz" dedi.

Öğrenci Kolektifleri'nden Cihan Çiçek, "İktidarın korkuyor" dedi, bu nedenle saldırılarını arttırdığın söyledi. Çiçek, "Ama bizim tarihimizi onuruyla direnenler yazdı, onların tarihi gibi kirli bir tarih değil" diyerek, mücadeleyi büyüteceklerini söyledi.

Partizan adına konuşan Sevda Erkılınç, artan saldırılara karşı birleşik mücadelenin ihtiyaç ve zorunluluk olduğunu söyledi, "Saldırıları ancak böyle püskürtebiliriz" dedi.

EHP Sözcüsü Özge Akman, "ESP'li yoldaşlarımızın yanındayız" derken, Kaldıraç'tan Hakan Dilmeç, "Onlar saldırarak kendi işlerini yapıyor. Biz de kendi işimizi yapacağız ve kaybetmekten korktukları cennetlerini ellerinden alacağız" şeklinde konuştu.

İstanbul Halkevleri Temsilcisi Zeynep Çelik, iktidarın çıkar örgütüne dönüştüğünü belirterek, "Bu bir savaş ilanıysa, biz de buna karşı birlikte mücadele edeceğiz" dedi.

Devrimci Parti MYK Üyesi Burcugül Çubuk, "AKP-MHP faşizmi yıkılmamak için uğraşıyor. Hala bizi yenememesi güçlü olduğumuzun göstergesidir" diyerek, her zamanki gibi saldırılara sokakta ve birlikte yanıt vereceklerini ifade etti.

Basın toplantısında son sözü EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan aldı. Siyasi iktidarın emekçiler nezdinde halk desteğini kaybettiği için baskılarını arttırdığını ifade eden Gürkan, "Saldırılarla önce devrimciler hedef alınıyor ama özgürlük isteyen, demokrasi isteyen her toplumsal, siyasal kesim hedef alınacak. Püskürtmenin tek yolu da ortak mücadeleyi büyütmek ve kararlılıktır" dedi.