ESP'li tutsaklar için dayanışma çağrısı: Dayanışmayı daha da büyütmeliyiz
ESP ve ajansımız ETHA'nın da aralarında olduğu sosyalist kurumlara yönelik siyasi kırım operasyonlarının "tasfiye girişimi" olduğunu belirten DEM Parti İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu, ortaya çıkan devrimci dayanışmanın büyüyerek sermesi gerektiğini vurgulayarak, ESP'li tutsaklarla dayanışma çağrısı yaptı.
Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Sosyalist Kadın Meclisi (SKM), Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) ve ajansımız Etkin Haber Ajansı (ETHA), Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu, (DİSK) Limter-İş, Polen Ekoloji ve Bilim Eğitim Estetik Kültür Sanat Araştırmaları Vakfı'na (BEKSAV) yönelik 3 Şubat'ta yapılan polis operasyonuyla gözaltına 102 sosyalistin 78'i tutuklandı.
Fiili olarak ESP'yi kapatma operasyonu olarak değerlendirilen ve büyük tepki gösterilen siyasi soykırım operasyonunu ardından, onlarca kentte yapılan eylemlerle büyük bir dayanışma ortaya çıktı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili ve önceki dönem ESP Eş Genel Başkanı Çiçek Otlu, ESP'ye yönelik siyasi soykırım operasyonuna ilişkin Mezapotamya Ajansı'na değerlendirmelerde bulundu.
ESP'ye dönük operasyonun amacının devrimci harekete yönelik "tasfiye" planının bir parçası olduğunu söyleyen Çiçek Otlu, "AKP faşist rejimi hiçbir koşulda özellikle Kürt halkının ulusal demokratik taleplerine sahip çıkılması, işçi sınıfının, kadın özgürlük mücadelesine sahip çıkılması ya da doğa konularında özetle hiçbir konuda mücadele etmemizi istemiyor. Çünkü partimizin programatik ve stratejik görüş bakış açısı birleşik devrimin oluşturulmasıdır. Bunun oluşturulmasında da bütün ezilenler, işçi sınıfı, kadınlar, gençler, doğadan yana olan herkesin birlikte hareket etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ama özellikle 27 Şubat açıklamasından sonra AKP faşist rejimi kesinlikle süreçte ulusal demokratik taleplerin herhangi bir yerde durmasını istemediğini fark ettik" diye belirtti.
Ocak 2025 yılında da ESP'ye yine bir operasyon yapıldığını ve o dönem de çok sayıda kişinin tutuklandığını anımsatan Çiçek Otlu, AKP'nin Türkiye ve Kürdistan'da mücadele etmeyi engellemeye çalıştığını kaydetti. Çiçek Otlu, şunları söyledi: "Yoldaşlarımız yeni cezaevlerinden çıktı. Bizim kuyu tipleri hapishaneleri kapatılsın kampanyamız vardı. Ulusal demokratik hareketin taleplerini sahiplenme çağrımız vardı. İşçi sınıfının taleplerini sahiplenme, Rojin Kabaiş dosyası, şüpheli kadın ölümleriyle ilgili dosyalar vardı. Biz bunlarla ilgili ESP, SKM olarak bu alanlarda mücadele yükseltmeye çalıştık. Rojava'daki kazanılmış tüm demokratik hakların ellerinden alınması için ABD, İsrail ve Türkiye Paris'te bir anlaşma yaptı. Ve kazanılmış hakların Kürtlere verilmemesi gerektiği söylenerek, bir savaş başlattılar. Şunu söylediler: Hiçbir yerde hiç kimsenin eşitlik ve mücadele hakkı bakımından kendini devrimin ocağında hissetmemelidir. Herkese, 'Rojava devrim olabilir ama yıkılmalıdır' mesajı verildi. ESP ve SKM'nin tasfiye edilmesi, devrim ocaklarının söndürülmesi ve eşitlik ve özgürlük isteyenlerin de bir ocağının olmaması istendi."
'ESP'Lİ TUTSAKLARLA DAYANIŞMAYI BÜYÜTME' ÇAĞRISI
Mücadeleden vazgeçmeyeceklerini vurgulayan DEM Parti Milletvekili İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu, gözaltı ve tutuklama operasyonu sonrasında devrimci bir dayanışmayla karşılaştıklarını ve bunun önemli olduğunu söyledi. Otlu, ESP’li tutsaklarla dayanışmasının sürdürülmesi için çağrı yaptı: "bütün ESP'li tutsaklara sahip çıkılması gerekiyor. Tutuklanan insanların çok sayıda şeye ihtiyacı var. Yani görüşçüden postaya, kitaba, okuyacakları kaynaklara ihtiyaçları var. Bunları karşılamamız gerekiyor. Bütün kurumlarımızı, evlerimizi talan etmiş durumdalar. Devrimcileri bitireceklerini düşünüyorlar. ESP ve SKM 30 yılı aşmış bir siyasi gelenek. Asla faşizme yenilmediğimizi ve hapishanelerde de sürekli bu mücadeleyi devam ettireceğimizi gösteriyoruz, göstereceğiz."
'KÜRT HAREKETİNİN ULUSAL DEMOKRATİK TALEPLERİNİ SONUNA KADAR SAHİPLENİYORUZ'
"Barış ve Demokratik Toplum Süreci"nin devam ettiğini hatırlatan Çiçek Otlu, Meclis'te bu kapsamda bir komisyon kurulduğunu anımsattı. Otlu, şöyle devam etti: "Eşitlik, özgürlük, adalet isteyen herkesin komisyonda konuşma yapabileceği iddia edildi. Ancak Barış Anneleri'nin Kürtçe konuşmasına izin verilmedi. İşte ilk baskı orada başladı. Onun arkasından Cumartesi Anneleri'yle de bir gerilim oldu. Komisyon dün de yaptığı açıklamada, 'Umut Hakkı'nın 2036'da olabileceğini iddia ediyor. 2036, 10 yıl sonra demek. Bunların hepsine baktığımızda bütün dünyada devrim ocaklarının söndürülmesini istiyorlar. Hiçbir yerde ezilenlerin, Kürtlerin, işçi sınıfının, kadınların, gençlerin direnmesini istemiyorlar. Biz yoksullar, ezilenler olarak her yerde eşitlik ve özgürlük istiyoruz. Eşitliğin ve özgürlüğün olması içinde karşımızdaki rejimin bize dayattığı gözaltı, tutuklama, baskıyı reddediyoruz. Öyle evimize gelip bizi evlerimizden zorla alarak, üzerimizde baskı kuramaz. Biz bu topraklarda partimizi, kadın örgütümüzü kurmuşuz, kadınların şüpheli ölümlerine, doğa katliamına karşı mücadele yükseltiyoruz. Kürt hareketinin ulusal demokratik taleplerini sonuna kadar sahipleniyoruz."
'BİRLEŞİK DEVRİM MÜCADELESİ YÜKSELTİLMELİ'
DEM Parti İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu, son olarak şu çağrıyı yaptı: "ESP ve SKM olarak her yıl bu tarihlerde gözaltı ve tutuklama saldırısıyla karşı karşıya kalıyoruz. Bütün emekçi sol hareketi, devrimci hareket herkes birbirine sahip çıkmalı. Birleşik devrim mücadelesi yükseltilmeli ve bu topraklardaki yoksulluğa, Kürt hareketinin taleplerini yok sayan sermaye egemenliğine, işçi sınıfının taleplerine, kadın özgürlüğü mücadelesi, doğa katliamına karşı hepimiz sesimizi yükseltmeliyiz. Yan yana olmalıyız."