28 Eylül 2020 Pazartesi

ESP Eş Genel Başkanı Gümüştaş: Kadın iradesi teslim alınamadı

Balıkesir'de gözaltına alınan ESP Eş Genel Başkanı Özlem Gümüştaş, "Bu saldırı da sökmedi, kadın iradesi teslim alınamadı" dedi. Gümüştaş, ortaya çıkan kadın dayanışmasına dikkat çekti, "Mutlaka kadın özgürlük mücadelesi kazanacak" diye konuştu.

AKP-MHP iktidarı, bir yandan kadın düşmanı politika ve söylemleri ile kadın haklarını gasp etmeye devam ederken, diğer taraftan da kadın özgürlük mücadelesine öncülük eden kadınları hedef alıyor. Baskı, işkence, gözaltı ve tutuklamalarla büyüyen kadın öfkesini dindirmeye, kadın kitlelerinin yükselen sesini kısmaya çalışıyor.

Balıkesir'de 26 Temmuz'da sabaha karşı Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Özlem Gümüştaş, Sosyalist Kadın Meclisi (SKM) Sözcüsü Deniz Aktaş, MYK üyeleri Çiçek Otlu, Ebru Yiğit, Tanya Kara, Züleyha Mangan, Ezgi Bahçeci, Satiye Ok, SKM MYK toplantısı yapmak ve birlikte zaman geçirmek için kaldıkları HDP Edremit İlçe Eşbaşkanı Sevgi Özdem'in evine yapılan baskınla gözaltına alındı. 9 sosyalist kadın, 4 gün boyunca gözaltında tutulduktan sonra, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Özlem Gümüştaş, gözaltı saldırısı, verilmek istenen mesaj ve ortaya çıkan kadın dayanışmasını ETHA'ya değerlendirdi.

Saldırının, kendilerinden önce çeşitli kadın örgütleri ve kadın siyasetçilere yapılan saldırıdan bağımsız olmadığını belirten Gümüştaş, "Rojbin Çetin'e yapılan işkence, Rosa Kadın Derneği ve TJA aktivistlerine yönelik işkence, gözaltı ve tutuklamalar, İzmir'de Pınar Gültekin için sokağa çıkan kadınlara yönelik saldırı, kadın siyasetçilere dijital şiddet diyebileceğimiz saldırılardan farklı değil, bize yönelik saldırı. Bu saldırıların bir parçası, devamı niteliğindedir" dedi. 

'KADINLARIN 'YAŞAMAK İSTİYORUZ' HAYKIRIŞLARI DİKKATE ALINMIYOR'
SKM MYK'sı ile birlikte gündemde bulunan konuları tartıştıkları, yan yana oldukları ortamın terörize edilerek gözaltına alındıklarını ifade eden Gümüştaş, "Savcılıktaki ifademizde her birimiz söyledik; kadınların öldürülmeden attıkları isyan çığlıkları, 'yaşamak istiyoruz' haykırışları, sosyal medyadan yaptıklar ihbarlar dikkate alınmazken, polis laboratuvarında üretilmiş, biz örgütlü kadınları gözaltına almaya ve tutuklamaya yönelik bir ihbar neden adli makamlar tarafından ciddiye alınıyor. Esas sorumuz buydu" şeklinde konuştu.

'DİĞER SALDIRILAR GİBİ BU SALDIRI DA SÖKMEDİ'
AKP-MHP faşist iktidarının kadın özgürlük mücadelesini bastırmak istediğini vurgulayan Gümüştaş, şöyle devam etti: "Bu faşist blok toplumsal cinsiyet rolüne uygun bir saflaşma yaratmak istiyor, İstanbul Sözleşmesi'nden çıkmak isteyerek toplumu erkek egemen zihniyete yatkın bir pozisyona getirmeye çabalıyor. LGBTİ+'ler üzerinden ayrıştırma ve saflaştırmayı derinleştiriyor. Cinayet, cinsel suç ve şiddeti örgütlüyor bu saflaşmayla. AKP-MHP iktidarı zorla kadınlara 'makul kadın' olma, kendi ahlak kuralları ve yasalarıyla erkek egemen zihniyetin emrettiği kadınlar olmaya razı etmeye zorluyor."

"Diğer saldırılar gibi bu saldırıda sökmedi" diyen ESP Eş Genel Başkanı Gümüştaş, Türkiye ve Kürdistan'da büyük bir kadın mücadelesi ve dayanışmasının olduğunu, bu dayanışmanın kendilerinin gözaltına alınmalarının ardından da ortaya konulduğuna dikkat çekti. 

'AKP KADIN İRADESİNİ TESLİM ALAMADI'
Gümüştaş, sözlerini şöyle tamamladı: "Biz binlerce, milyonlarca kadının sesi olma iddiasındayız. Erkek egemen saldırılar ve yasalar karşısında kadın duruşumuz ve gücümüzle yol almaya çalışan kadınlarız. Bu nedenle önce bize boyun eğdirilmek isteniyor. AKP'nin geride kalan tarihi bunun üzerine kurulu ama kadın iradesini bastıramadı, teslim alamadı. Kadın özgürlük mücadelesi çok doğru bir yerden okudu. Rojbin için nasıl sokağa çıktıysak, TJA aktivistleri tutuklandığında sokakta yanıtladıysak, İzmir'de, İstanbul'da Pınar için nasıl binler olup sokağa çıktıysak, nasıl her hakkımız için örgütlü tavrımızı ortaya koyduysak kadın arkadaşlarımız da bizim için sokağa çıktı, dayanışma gösterdi. 

'ORTAYA ÇIKAN DAYANIŞMA CİNS BİLİNCİMİZDİR, ORTAK DURUŞUMUZDUR'
Gözaltındayken, arkadaşlarımızın kalplerinin bizimle attığından hiç kuşku duymadık. O nedenle 'Kadınlar artık susmayacak' ve 'Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz' sloganları ile gözaltına gittik ve çıktık. Bu kadın hareketinin ve bizim gerçek dinamiğidir, cins bilincimiz ve ortak duruşumuzdur.

'MUTLAKA KADIN ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ KAZANACAK'
Devlete, kadın cinsini toplumsal yaşamdan, iktisadi ve siyasal yaşamdan geri çekemeyeceğini, ahlakçı, erkek egemen zihniyetiyle kadına boyun eğdiremeyeceğini gösterdik. Mutlaka kadın özgürlük mücadelesi kazanacak. Bu dayanışmayı böyle okuyoruz."