14 Nisan 2026 Salı

Eğitim-Sen'den 3 yıl dayatmasına karşı açıklama: Piyasacı dönüşüme hayır

Eğitim-Sen, lisans eğitiminin süresinin kısaltılması girişimine tepki gösterdi, "Bu yaklaşım, gençliği nitelikli ve kamusal eğitimden koparıp erken yaşta güvencesiz ve ucuz iş gücü haline getirmeyi hedefleyen bütünlüklü bir politikanın parçası olarak karşımıza çıkmaktadır" dedi.

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) "Yükseköğretimde 3 Yıl Dayatması ve İŞKUR Gençlik Projeleri: Piyasacı Dönüşüme Hayır" başlığıyla genel merkez binasında basın toplantısı gerçekleştirdi.

Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, lisans programlarının sürelerini kısaltma ve "sektör odaklı uygulamalı eğitim"i yaygınlaştırma girişiminin yükseköğretimi piyasanın ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırmaya yönelik olduğunu ifade etti.

'GENÇLİĞİ UCUZ İŞ GÜCÜ HALİNE GETİRME PROJESİ'
Irmak, "Bu yaklaşım, Türkiye İş Kurumu üzerinden yürütülen gençlik projeleriyle birlikte değerlendirildiğinde, gençliği nitelikli ve kamusal eğitimden koparıp erken yaşta güvencesiz ve ucuz iş gücü haline getirmeyi hedefleyen bütünlüklü bir politikanın parçası olarak karşımıza çıkmaktadır" dedi.

Uygulamanın gençleri daha erken yaşta güvencesiz, düşük ücretli ve esnek çalışma koşullarına iteceğini belirten Irmak, şu şekilde devam etti: "Bu yaklaşım, öğrencileri daha kısa sürede mezun ederek iş gücü piyasasına erken sürmeyi hedeflemekte; nitelikli eğitim hakkını hız, yoğunluk ve yüzeysellik karşısında geriletmektedir. 

'ÜNİVERSİTELERİN YAPISAL SORUNLARI ORTADADIR'
Uygulamalı eğitimin genişletilmesi adı altında 3+1, 7+1, 6+2 gibi modeller önerilmekte, öğrencilerin en az bir ya da iki dönem boyunca doğrudan iş yerlerinde çalıştırılması planlanmaktadır. Üstelik bu düzenlemeler öğrencilerin mevcut yaşam sorunlarını göz ardı etmektedir. Gençler en başta barınma, beslenme ve ulaşım problemleriyle mücadele etmektedir. Üniversitelerin yapısal sorunları gün gibi ortadadır."

'ÜNİVERSİTELERİN BİLİMSEL NİTELİĞİNİ ZAYIFLATMAKTADIR'
Lisans eğitiminin üç yıla düşürülmesi girişiminin, yükseköğretimin yapısal sorunlarına çözüm sunmayacağını tersine bu sorunları derinleştireceğine dikkat çeken Eğitim-Sen Genel Başkanı Irmak, "YÖK'ün tepeden kararıyla amaçlanan bu dönüşüm, üniversitelerin kamusal ve bilimsel niteliğini zayıflatmaktadır. Öğrenciler için daha fazla eşitsizlik ve güvencesizlik, üniversite emekçileri için ise daha ağır çalışma koşulları anlamına gelmektedir" dedi.

'MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ'
Yükseköğretimin bir hak olduğuna ve toplumun ihtiyaçlarına göre şekillendirmek gerektiğine vurgu yapan Irmak, şöyle devam etti: "Üniversite öğrencilerinin ihtiyacı kamusal, nitelikli, bilimsel eğitim ile güvenceli bir gelecektir. Yükseköğretimi piyasalaştıran, emeği değersizleştiren ve öğrencileri ucuz iş gücüne dönüştüren bu düzenleme geri çekilene kadar mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna duyururuz."