18 Ocak 2026 Pazar

Efrînli göçmenlerden tüm Kürtlere çağrı: Ayağa kalkın

Efrîn'e yönelik işgal saldırısının yıldönümü ETHA'ya konuşan Efrîn göçmenler Gule Mıhemmed ve Hesen Berko, HTŞ çeteleri ve Türk devletinin işgal saldırılarının devam ettiğine dikkat çekti. Efrînliler, Kürdistan'ın dört parçası ve dünya halklarına ayağa kalkma ve mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı. Erdoğan'ın kardeşliğine güvenmediklerinin altını çizerken, QSD'nin direnişini selamladılar. 

Rojava/Kuzey ve Doğu Suriye toprakları, Efrîn'in işgal edildiği saldırının sekizinci yılında bir kez daha işgal tehdidi altında. Geçtiğimiz yıl Şehba ve Minbic'e yönelik saldırıları, bu yılın ilk günlerinde Halep'in Kürt mahalleleri Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê'ye yönelik saldırılar takip etti.

Emperyalistlerin onayını ve Türk devletinin desteğini alan cihatçı HTŞ çeteleri, aylardır kuşatma altında tuttukları mahalleye yoğun bombardıman gerçekleştirdi. Mahalleler yıkıldı, talan edildi. Altı gün süren halk direnişini sonrasında iki mahalle çeteler tarafından işgal edildi. 

Türk devletinin işgal saldırıları sonrası zorla yerlerinden göç ettirilen ve yıllarca kaldıkları Şehba'dan da saldırılar nedeniyle çıkmak zorunda kalan iki göçmen Gule Mıhemmed Hesen Berko, yaşadıklarını ETHA'ya anlattı. 

'TÜM KÜRTLERE ÇAĞRIMIZDIR: AYAĞA KALKIN'
Şehit Aileleri Meclisi üyesi Gule Mihemmed, Efrîn işgali dönemini hatırlatarak, "20 Ocak 2018'de Efrîn halkına vahşice ve ahlak dışı saldırılar yapıldı. Ağaç, çocuk, yaşlı demeden hepsini talan ettiler ve katliamdan geçirdiler" dedi. Efrîn halkının yoğun saldırılara rağmen kararlı bir direniş gösterdiğini vurgulayan Gule Mihemmed, şunları vurguladı: "Tank, top, uçak ve bombalarıyla, bütün ağır silahlarıyla Efrîn'in üzerine geldiler. Fakat buna karşı Efrîn halkı 58 gün boyunca direndi. Sadece Türk devletine karşı değil, ne kadar devlet varsa hepsi Türk devletini onayladı ve Efrîn'e saldırdılar. Efrîn'in çocukları, 58 gün boyunca direnişini sürdürdü. Hiçbir zaman Türk devletine teslim olmayı kabul etmediler. Neden Efrîn'e saldırdılar? Çünkü Efrîn halkı örgütlü bir halktır. Özellikle kadın cephesinden örgütlüydü."

İşgal sonrası zorla Şehba'ya göç ettirilen Efrîn halkının tekrar hedef alındığını anımsatan Gule Mihemmed, "Şehba'da da katliam ve talanı Efrîn halkının üzerinden eksik etmediler. Her gün bombalama vardı, siviller katlediliyordu" ifadelerini kullandı.

'ŞÊXMEQSÛD HİÇBİR ZAMAN KIRILMADI'
Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê'ye yönelik saldırıların da aynı senaryonun devamı olduğunu söyleyen Gule Mihemmed, uluslararası güçlere işaret ederek şöyle dedi: "Sadece Türk devleti bize saldırmıyor; ABD, Fransa, Britanya, İsrail… Hepsinin onayı var, hepsinin onayıyla saldırıyorlar." Şêxmeqsûd halkının direnişine vurgu yapan Gule Mihemmed, "Türk devletine ve DAİŞ'e karşı Kürt halkı Şêxmeqsûd'da direndi. Şêxmeqsûd hiçbir zaman kırılmadı" diye konuştu. Mahallede yalnızca Asayiş güçlerinin bulunduğunu hatırlatan Gule Mihemmed, "Hafif silahlarla, sadece asayiş güçleriyle yüzlerce tank ve uçakla saldırdılar" dedi.

'İSTEDİKLERİ GERÇEKLEŞMEYECEK'
Gule Mihemmed, son olarak şu çağrıyı yaptı: "Efrîn halkı, nerede olursa olsun Efrîn'i geri alacaktır. Biz anneler hiçbir zaman çocuklarımızı yalnız bırakmayız. Bütün dünyaya sesleniyoruz. Avrupa'daki ve Kürdistan'ın dört parçasındaki Kürtlere çağrımızdır: Ayağa kalkın. Bugün Kuzey ve Doğu Suriye kırılırsa, yıkılırsa, dört parça Kürdistan gider, ve bir daha 'biz Kürdüz' diyemeyiz. Düşmana da sözümüz şudur: İstedikleriniz gerçekleşmeyecek. Ya hepimizin cenazesinin üzerinden geçeceksiniz ya da biz kazanacağız.

'KUZEY VE DOĞU SURİYE HALKLARI QSD'YE GÜVENİYOR'
Sömürgeci Türk devleti ve çetelerinin 20 Ocak 2018 tarihinde başlattığı işgal saldırısını hatırlatan Hesen Berko, Efrîn halkının tüm imkansızlıklara rağmen 58 gün boyunca direndiğini ifade etti. İşgal saldırısı ve sonrasında Efrîn'de yüzlerce insanlık suçu yaşandığını belirten Berko, kadınların ve gençlerin kaçırıldığını, doğanın talan edildiğini ve sivil halkın hedef alındığını söyledi. Berko, Halep'in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik son saldırılara da dikkat çekti ve şunları dile getirdi: "1 Nisan'da imzalanan anlaşma vardı. Sebepsiz biçimde bu anlaşmayı ihlal ettiler ve Eşrefiyê ile Şêxmeqsûd halkına saldırdılar. Yüzlerce tankla, kullanmadıkları silah kalmadan Şêxmeqsûd'u bombaladılar. Katliam yaptılar, cenazeleri yaktılar, tanklarla cenazelerin üzerinden geçtiler. Yaşı 19 olan bir genç kızı binadan aşağı attılar. Bütün bunlar dünyanın gözleri önünde yaşandı."

Uluslararası kuruluşların sessizliğini eleştiren Berko, "Birleşmiş Milletler diktatörlerin birliğidir. İnsan haklarını savunduklarını iddia ederek bu ismi alanlar, vahşi çetelerin hakkını koruyor. Artık insanlara yalan söylemeyi bırakın. Siz hiçbir zaman insanların hakkını savunmadınız. Siz sadece Golani'nin, Bağdadi'nin ve eli tüm katliamlarda olan diktatör Erdoğan'ın hakkını savunuyorsunuz" ifadelerini kullandı.

'ERDOĞAN'A VE ONUN KARDEŞLİĞİNE LANET OLSUN'
Emperyalist ABD ve Suriye Temsilcisi Tom Barrack'ın Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê'de yaşananlardan sorumlu olduğunu dile getiren Berko, "Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê'deki katliamlarda doğrudan eli vardır. Demokrasi adı altında insanlarla alay ediyorlar" dedi. Berko, faşist şef Tayyip Erdoğan'ın yaptığı açıklamaları da eleştirdi ve "Yeter artık, Erdoğan 'kardeşlik' sözünü kullanmasın. Erdoğan'a ve onun kardeşliğine lanet olsun" diye ekledi.

QSD'ye seslenen Berko, özsavunma güçlerine duyduğu güveni vurguladı. Berko şu ifadeleri kullandı: "QSD, bizim savunma gücümüzdür. Ben Efrînli bir baba olarak, tüm QSD komutanları ve savaşçıları önünde saygıyla eğiliyorum. Kuzey ve Doğu Suriye halkları QSD'ye güveniyor. Başarı dışında hiçbir şeyi kabul etmiyoruz."