Doğum izninden dönen işyeri temsilcisine sürgün
Jinnews Muhabiri Rojin Abay, doğum izni dönüşünde sendika üyesi olması nedeniyle sürgün edilen SES Eyüp Sultan Hastanesi İşyeri temsilcisi Fadime Dursun'un yaşadığı haksızlığa ilişkin haberini, dayanışmak amacıyla ajansımız için hazırladı.
Yaklaşık 15 yıldır Eyüpsultan Devlet Hastanesi’nde görev yapan ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) iş yeri temsilcisi Fadime Dursun doğum izni sonrası yarı zamanlı çalışmak üzere işe döndükten kısa süre sonra, herhangi bir yazılı belge almadan Kemerburgaz Acil Ünitesi’ne görevlendirildi.
Acil tıp teknisyeni Fadime Dursun, küçük çocuğu olmasına rağmen yapılan bu görevlendirmeyi sürgün olarak nitelendirdi ve gerekçesinin de sendika üyesi olması olarak değerlendirdi. Hakkının kendisine lütuf olarak sunulduğunu kaydeden Fadime Dursun, işyeri yönetiminin kendisine mobbing uyguladığını ifade etti.
‘DOĞUM İZNİNİ YARIDA KESTİ’
Doğum izni sonrası işe dönme sürecini anlatan Fadime Dursun, yaklaşık bir ay önce ücretsiz doğum iznini yarıda keserek işe başlamak için hastane idaresiyle görüşerek yarı zamanlı çalışmak istediğini söyledi. Dilekçesini verdikten sonra talebinin kabul edildiğini dile getiren Fadime Dursun, “Haftada 2 buçuk gün çalışmam onaylandı. 15 yıldır Eyüpsultan Devlet Hastanesi’nde emeğim var. Buna istinaden 2 buçuk gün olarak hafta içi çalışmayı talep ettim ve kabul edildi.
Fakat öncesinde de bu birim değişikliği yönünde acil serviste çalışıyorum. Ayrıca acil tıp teknikeriyim. Servis birimimde yine devam etmek istediğimi söylemiştim. Fakat ‘poliklinik olabilir, başka bir yer olabilir’ dediler. ‘Seni başka bir yerde çalıştırmak durumunda kalabiliriz’ demişlerdi” diye belirtti.
'EVİNE UZAK BİR KONUMA GÖNDERİLDİ'
Yeni görevinin hem çalışma koşulları hem annelik açısından zor olduğunu ifade eden Fadime Dursun, “Acil serviste işe başladım. Bir ay geçtikten sonra Kemerburgaz Acil Ünitesinde görevlendirme şeklinde olacağı tarafıma telefonla bildirildi. Sağlık bakım hizmetleri koordinatörü aradı ve 'böyle bir görevlendirme düşünülüyor' dedi.
Kemerburgaz Acil Ünitesi evime uzak olduğu için kabul etmek istemedim, çok uzak olduğunu, beni zorlayacağını söyledim. Çocuğum küçük ve bunu işe başlarken de kendilerine ifade ettiğimi, bir ay içinde ne çabuk böyle bir görevlendirme ile geldiklerini ifade ettim” dedi.
'KADIN EMEĞİNİ GÜVENCEYE ALAN BİR ÇALIŞMA DEĞİL'
İktidarın 2025 yılını “Aile Yılı” ilan etmesine de tepki gösteren Fadime Dursun, uygulamalar ve söylemler arasında çelişkilere dikkat çekti. Fadime Dursun şunları söyledi: “İktidarın zaten aile politikaları adı altında sağlık çalışanları için de yani devlet memurları için de bir yarı zamanlı çalışma yönetmeliği yayınlanmıştı. Fakat ben bunu hani kadını koruyan kadın emeğini tam anlamıyla güvenceye alan bir çalışma olarak bulmuyorum.”
'İSTANBUL'DA HASTANELERDE KREŞLER KAPATILIYOR'
İktidarın çalışmalarını kadınlar açısından olumlu bulmadığını söyleyen Fadime Dursun, “Çünkü kimse yarı zamanlı çalışmak istemez. Kadın tam zamanlı çalışmalı ve iş yerinde kreş olmalı. Bizim yıllardır 2 yıl ücretsiz, kesintisiz kreş hakkı talebi ten talebimizdi. Fakat bu kreşler hastane ortamında sağlanmıyor. Belki 20 yıla yakındır İstanbul hastaneleri açısından silsileyi takip eden bir kreş kapatma söz konusu. Hastanelerde iş yerlerinde kreş bulunmuyor. Ve biz kreş talebi hakkımızı örgütlüyoruz, mücadelesine devam ediyoruz. Bu açıdan olumlu bulmuyorum” şeklinde ifade etti.
'İDARE BUNU LÜTUF GİBİ SUNDU, MOBBİNG UYGULADI'
Fadime Dursun kadını koruyan yasaların daha nitelikli ve daha sağlam oluşturulması gerektiğini belirterek, 2 yıl analık izni, ücretli analık izni, sonrasında ücretsiz kreş şeklinde iş yerlerinde kreş bulunması gerektiğini dile getirdi. Fadime Dursun şunları söyledi: “Aile yılı söylemi kadın emekçileri korumuyor. Müdürüm yarı zamanlı çalışmaya aslında kendisinin çok da uygun bulmadığını fakat ortada bir çocuk hakkı olduğu için müsaade ettiği tarzında söylemlerle hakkımı sanki bir lütufmuş gibi bana sunmuştu. Oysa yönetmelik açık. Bunun bile keyfi biçimde uygulanması açık bir mobbingdir.”
'SAĞLIK SEKTÖRÜNDE KADIN-ERKEK EŞİTSİZLİĞİ'
Kadın emeğini sistematik şekilde güvencesizleştirildiğini belirten Fadime Dursun, “Bu mesleğin en çok iş yapanları kadınlar ve meslek açısından da hemşirelerin yoğunluklu olarak kadın mesleği olması ve diğer sağlık çalışanlarının da kadınlardan yoğunluklu olarak oluşması açısından kadın üzerinde daha çok baskının, sömürünün uygulanabileceğini düşünüyorlar. Bir erkek çalışana davranıldığı gibi kadına da davranılmıyor” diye aktardı.
'BİR ARAYA GELİRSEK HAKLARIMIZI ELDE EDEBİLİRİZ'
Sendikalı olduğu için hedef alındığını belirten Fadime Dursun şunları kaydetti: “Her yerde olduğu gibi aslında kadını bastırabilecekleri kadının ezilmişlik sorunu üzerinden de bir dayatma şeklinde mobbingleri daha fazla uyguladıklarını biz gözlemliyoruz. Fakat buna boyun eğmeyeceğiz. Kadınlar da daha çok sesini yükseltmeli, birlikte mücadele etmeli, bir araya gelmeli, bir arada olursak haklarımızı elde edebiliriz ve koruyabiliriz.”