'Devlet kurumları suçun üzerini örtmüştür, bunun adı özel savaştır'
Gülistan Doku soruşturmasında yaşananlara ilişkin açıklama yapan DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, "Gülistan Doku davasında devlet kurumlarının işbirliğiyle bir suçun nasıl örtülebileceği açığa çıkmıştır; bunun adı özel savaştır" dedi.
DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, Gülistan Doku davasında yaşanan son gelişmelere ilişkin Meclis’te basın toplantısı düzenledi.
Soruşturmada adı geçen isimlerin, 6 yıldır süren adalet mücadelesinde kadınların gündeme getirdiği isimler olduğuna dikkat çeken Türkoğlu, ilk günden beri söz konusu olayda birilerinin korunduğunu söylediklerini hatırlattı. Türkoğlu şunları söyledi: "Gülistan’ın kullandığı telefonun SIM kartı bir polisin telefonuna takılıyor. Gülistan’ın mesajlaşmaları, sosyal medya paylaşımları siliniyor. Gülistan’ın SIM kartının 13 gün sonra bir polisin telefonuna takıldığı bilgisi ulaşılamayacak bir bilgi mi? Hattın açık olup olmadığı, anlaşılamayacak kadar zor bir bilgi mi?"
'BAĞLANTILI HER KURUM, KİŞİ YARGILANMALIDIR'
Halide Türkoğlu, ailenin avukatının dönemin valisi Tuncay Sonel hakkında yaptığı şikayeti hatırlattı, "Buna rağmen bu kişi hakkında detaylı bir soruşturma yürütülmediği ortaya çıkmıştır. Gülistan’ı öldürdüğü iddia edilen Mustafa Türkay Sonel ve adı geçen sanıklar hakkında etkin bir yargılama süreci yürütülmemiştir.Yeraltı Görüntüleme Cihazı Arama Sonuç Raporu’nda açığa çıkan bilgiler kamuoyuyla ayrıntılı paylaşılmalı, dosyaya yapılan olası müdahaleler, bu müdahalelere sessiz kalan her kurum, kişi yargılanmalıdır" dedi.
"Gülistan Doku davasında devlet kurumlarının işbirliğiyle bir suçun nasıl örtülebileceği açığa çıkmıştır; bunun adı özel savaştır" diyen Türkoğlu, şöyle konuştu: "Çeteler eliyle yürütülen bir özel savaş yöntemi Gülistan’ı ve daha nice genç kadını ailesinden, arkadaşlarından, yaşamından alıkoymuştur. Tıpkı Gülistan’ın en yakın arkadaşı olan ve 2024 yılında Hasankeyf barajında cansız bedenine ulaşılan Rojwelat Kızmaz gibi. Açığa çıkan bilgiler doğrultusunda Rojwelat Kızmaz’ın ölümü ayrıntılı bir şekilde soruşturulmalıdır. Bu ölümün Gülistan Doku olayı ile ilgili bağlantısının olup olmadığı tüm detayları ile birlikte açığa çıkarılmalıdır."
DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Türkoğlu, kendisinden hala haber alınamayan Rojin Kabaiş ile Rabia Naz ve Nadira Kadirova cinayetlerine dikkat çekti, Narin Güran davası için de yeniden adil yargılamaya ihtiyaç olduğunu vurguladı.
'BUNUN UCU ERKEK YARGIYA DEĞECEK'
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in "Ucu nereye değerse değsin" açıklamasını hatırlatan Halide Türkoğlu,"Bunun ucu erkek yargıya değecek. Çürüyen adalet sistemine değecek. Dönemin valisine değecek. Gülistan nerede? diye soranları yargılayanlara, gözaltına alanlara değecek. Karda, kışta, yağmurda bıkmadan usanmadan kızlarının akıbetini soran Gülistan’ın annesini, ablasını sürükleyerek gözaltına alanlara, susturmak isteyenlere değecek, değmelidir de. Hiçbir kadının ölümü şüpheli değildir. Bu ölümlerin arkasında erkek şiddeti, devlet şiddeti vardır" dedi.
Kadınları koruyan yasaların etkin bir şekilde hayata geçirilmesini ve İstanbul Sözleşmesi'ne geri dönülmesini isteyen Halide Türkoğlu, "Bu çürümüş yargı sistemine, failleri koruyan düzene boyun eğmeyeceğiz. Gülistan Doku ve kaybettirilen, katledilen her bir kadının hesabını soracağız. Gerçeklerin açığa çıkarılması için mücadele etmek yitirdiğimiz her kadına borcumuzdur" diye konuştu.