Deprem davalarında adalet mücadelesi devam ediyor: 13 NIsan'da Adalet Bakanlığı'na yürünecek
Depremin üzerinden geçen 3 yılın ardından adalet hala sağlanmadı. Depremde yakınlarını kaybedenler ve depremzedeler "6 Şubat depremlerinde yitirdiklerimiz için 'olası kast'a sahip çıkıyoruz" diyerek 12 Nisan'da Ankara Güvenpark'ta ve İstanbul'da Kadıköy Süreyya Operası önünde; 13 Nisan'da Adalet Bakanlığı'nın önünde eylemde olacak.
6 Şubat Depremlerinin üzerinden 3 yıl geçti ancak deprem davalarında adalet hala sağlanmadı. Depremzedeler ve depremde hayatını kaybedenlerin aileleri adalet mücadelesini sürdürüyor.
Adana'da depremde yıkılarak 96 kişinin hayatını kaybettiği Alpargün Apartmanı davasında yerel mahkeme, apartmanın müteahhidi Hasan Alpargün'e "Olası kastla birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçlamasıyla 62 kez müebbet ve 865 yıl hapis cezası verdi. Bölge mahkemesi tarafından cezanın bozulması üzerine yapılan yeniden yargılamada mahkeme kararında direnerek Alpargün'e aynı cezayı verdi. Ancak dava istinafa taşındı.
Deprem davalarında adalet mücadelesi verenler, 20 Nisan'da İstinaf Mahkemesi'nde görülecek duruşma öncesi "Depremde yitirdiklerimiz için olası kasta sahip çıkıyoruz" diyerek 12 Nisan'da Ankara Güvenpark'ta ve İstanbul'da Kadıköy Süreyya Operası'nın önünde; 13 Nisan'da Adalet Bakanlığı'nın önünde eylemde olacak.
Adalet Peşinde Aileleri Platformu Hukuk İşleri Sorumlusu ve Yürütme Kurulu üyesi Avukat Duygu İnegöllü deprem davalarında olası kastla yargılamanın önemine ve adalet mücadelesine dair ajansımıza konuştu.
'EVLERİN REKLAMINI DEPREME DAYANIKLI DİYE YAPTILAR'
Deprem davalarının yalnızca bir "ihmal" meselesi olarak değerlendirilemeyeceğine vurgu yapan İnegöllü, "Bilimsel olarak deprem gerçeğinin bilindiği bir ülkede, denetimsiz ve riskli yapılar inşa etmek insanların ölebileceğini öngörerek hareket etmek anlamına gelir. Kaldı ki bu insanlar kar elde etmek için bu evleri yapıyorlar, evlerin reklamını yaparken depreme dayanıklı olduğunu söylediler" dedi.
'GERÇEK ADALET İSTİYORUZ'
Ülkedeki deprem mevzuatına göre bir yapıdan beklentinin yalnızca "Deprem olursa insanları hayatta tutabilmek" olduğunu ifade eden İnegöllü, şöyle devam etti: "Yani kendilerinden beklenen tek hukuki sorumluluğu bile yerine getirmediler. Bu nedenle yargılamanın olası kastla yapılması gerçek sorumluluğu görünür kılar, 'kader' söylemini değil insan eliyle yaratılan sonucu ortaya koyar ve caydırıcılık sağlar. Biz gerçek adalet istiyoruz."
'DEPREM SUÇLULARI OLASI KASTTAN YARGILANMALI'
Deprem davalarında yargılamanın genellikle "bilinçli taksir" suçlamasıyla yapıldığını ancak "olası kast"la yapılması gerektiğini ifade eden İnegöllü şunları söyledi: "Bilinçli taksirde fail sonucu öngörür ama gerçekleşmeyeceğine inanır. Olası kastta ise sonucu öngörür ve gerçekleşmesini kabullenir. Bu fark yalnızca teorik değildir, doğrudan ceza miktarını belirler.
'KAYIPLARIMIZ İHMALLE AÇIKLANAMAZ'
Bilinçli taksirde daha düşük cezalar ve çoğu zaman tahliyeler söz konusu olurken, olası kastta çok daha ağır yaptırımlar uygulanır. Her bir ölen kişi için ayrı ayrı ceza verilir. Ama bilinçli taksirde kaç kişi öldüğü önemsiz şekilde tek bir ceza verilir. Bizim kayıplarımız ihmalle açıklanamaz, bu kabullenilmiş bir ölüm riskidir ve para hırsı ile kar elde edebilmek için yapılmıştır."

'ALPARGÜN DAVASI EMSAL OLACAK'
Hasan Alpargün davasının kritik bir eşik olduğunun altını çizen Adalet Peşinde Aileleri Platformu Hukuk İşleri Sorumlusu ve Yürütme Kurulu üyesi Avukat Duygu İnegöllü, bu davada olası kasttan geri adım atılmasının; tüm diğer dosyalar için geri gidiş anlamı taşıyacağını söyledi. İnegöllü, "Buna karşılık olası kastta direnilmesi diğer mahkemelere güçlü bir yol gösterecek ve deprem suçlarının taksir başlığı altında hafifletilmesini engelleyecek. Bu kararın emsal etkisi olacağı çok açık, bu yüzden bu dava yalnızca bir dosya değil, binlerce dosyanın kaderi. Unutmayın eskiden düğünlerde, asker uğurlamalarında silah sıkanlar da bilinçli taksirle yargılanmıştı. Olası kast kararlarını veren hakimler sayesinde günümüzde unutulmuş ve az görülen bir suç oldu" diye konuştu.
'ADALET YALNIZCA MAHKEME SALONLARINDA DEĞİL'
Daha önce 11. Yargı Paketinde infaza ilişkin düzenlemede, depremzedelerin ve toplumun tepkisiyle deprem suçlularının kapsam dışında bırakıldığını hatırlatan İnegöllü, "Bu bize şunu gösterdi: Adalet yalnızca mahkeme salonlarında değil, sokakta kazanılıyor. Onlar bizi temsilen oradalar, zengin bir avuç insanı değil. Toplumun vicdanında yeri olmayan bir şey kanunda da mahkeme kararlarında da yer almamalı" dedi.
'SESİMİZE SES OLMAYA ÇAĞIRIYORUZ'
Ankara Güvenpark'ta ve Adalet Bakanlığı'nın önünde yapılacak eylemlere çağrı yapan İnegöllü, şunları söyledi: "12 ve 13 Nisan'da adalet talebimizi bir kez daha birlikte dile getireceğiz. Kaybettiklerimiz için, yaşayanlar için, bir daha kimse ölmesin diye bir araya geliyoruz. Herkesi sesimize ses olmaya çağırıyoruz. Çünkü bu sadece bizim davamız değil, hepimizin yaşam hakkı meselesi."