8 Ağustos 2022 Pazartesi

'Demirtaş ve Önder şahsında barış umudu cezalandırıldı'

HDP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Şerif Camcı, partisinin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve eski vekil Sırrı Süreyya Önder'e verilen hapis cezasına tepki göstererek, "Cezalandırılan, Demirtaş ve Önder şahsında Türkiye halklarının çözüm ve barış umududur" dedi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır İl Örgütü, partinin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve İmralı Heyeti üyesi Sırrı Süreyya Önder'e hapis cezası verilmesine ilişkin basın açıklaması yaptı. İl binası önünde düzenlenen açıklamaya, Diyarbakır milletvekilleri ve çok sayıda parti üyesi katıldı.
 
Burada konuşan İl Eşbaşkanı Şerif Camcı, barış ve çözüm sürecinde oynadıkları rolden dolayı Demirtaş ve Önder'in cezalandırıldığını belirterek, "Davanın açılması da, bugün açıklanan karar da hukuki değil tamamen siyasidir. Bu karar, hükümetin barış karşıtı, savaşta ısrar eden politikalarının açık bir göstergesidir" dedi.
 
'CEZALANDIRILAN BARIŞ VE ÇÖZÜM UMUDUDUR'
 
Hukuksuz cezalandırmanın barış arayışı ve umudunu yıkmayı amaçladığını vurgulayan Camcı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Suriye'deki savaşta, çetelerin yoğunlaştığı alanlarda 'çatışmasızlık, ateşkes' gibi arayışlara giren AKP-MHP koalisyonu Kürt halkına, Türkiye toplumuna barışı layık görmüyor. Aslında bir savaş ittifakı olan AKP-MHP koalisyonu nikah tazeliyor. Cezalandırılan, Demirtaş ve Önder şahsında Türkiye halklarının çözüm ve barış umududur. İktidar bu kararla toplumun barış arayışını ve umudunu yıkmayı, ortadan kaldırmayı hedefliyor. Aynı zamanda Meclis'ten çıkarılan ve çözüm sürecinin aktörlerine güvence veren 'çözüm ve müzakere çerçeve yasasını' da çiğniyor. Böylelikle asla güvenilmez bir durumda olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor."
 
'BARIŞA OLAN ÖZLEM DİNAMİTLENİYOR'
 
Çözüm sürecinde iktidar partisinin yürüttüğü siyaseti hatırlatan Camcı, "Şimdi sormak istiyoruz; 5 sene önce bütün Türkiye kamuoyunun gözü önünde Kürt sorununun barışçıl çözümü için adımlar atılmadı mı? Bu ülkede analar ağlamasın diye ülkenin dört bir tarafına barış umudu tohumları ekilmedi mi? Akil insanlar heyetleri oluşturulup, Türkiye'nin 7 bölgesinde çalışmalar yürütülmedi mi? İmralı'ya, Sayın Öcalan'ın yanına ve Kandil'e devletin ve güvenlik kaynaklarının isteği ve bilgisi dahilinde gidilmedi mi? Bütün bu süreçler toplumun gözü önünde, toplumun rızasıyla yapılmadı mı? Bütün bu süreçlerde üzerine düşen sorumlulukları yerine getiren vekillerimizin, arkadaşlarımızın şimdi cezalandırılması, bir kez daha bu ülkenin barışa olan özlemini dinamitlemiyor mu?" diye sordu.
 
'BARIŞ SİYASİ BEKADAN DAHA ÖNEMLİ'
 
Barış umudunun kimsenin siyasi bekasına kurban edilmemesi gerektiğini vurgulayan Camcı, "Barış, iktidarlardan, seçimlerden, dönemsel siyasi manevralardan daha önemlidir. Kimsenin, hiçbir partinin siyasi bekasına kurban edilemeyecek bir meseledir bizim için. Er ya da geç, bu toplumun su ve ekmek kadar hayati derecede ihtiyacı olan barış gerçekleşecek, bu süreçte topluma karşı sorumluluğu yerine getirmeyenler, tarih ve toplum huzurunda mahkum ve mahcup olacaktır."
 
'HUKUK BİR KEZ DAHA AYAKLAR ALTINA ALINDI'
 
Kararın hukuka aykırı ve Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeleri çiğnediğini kaydeden Camcı, "Karar hukuka, yasalara ve evrensel ilkelere de aykırıdır. İnsanlar ölmesin diye gösterilen siyasi çaba ve yapılan çalışmaları cezalandırmak aynı zamanda gayri ahlakidir. Mahkeme heyeti, yargının taraflı ve iktidara bağımlı olduğunu açıkça bir kez daha teyit etmiştir. Duruşmalardaki ve savunmalar esnasındaki tutumları ile adil ve tarafsız bir heyet olmadığını açıkça göstermiştir. Hukuk bir kez daha ayaklar altına alındı. Bu mahkeme heyetinin, Türkiye'nin imzalamış olduğu uluslararası demokratik sözleşmelerle de, Anayasa'nın 90. maddesi ile de, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin içtihatları ile de bir ilgisi yoktur" diye konuştu. 
 
'TARİH KARARI VERENLERİ UTANÇLA HATIRLAYACAK'
 
Tarih bu kararı verenleri ve siyasi irade olarak arkasında duranları utançla hatırlayacağını ifade eden Camcı, şöyle devam etti: "Ortadoğu coğrafyası ve Türkiye, savaş isteyen iktidarların siyasi mezarlığıdır ve bugün bu kararın verilmesi için çabalayanlar da layık oldukları yeri alacaktır. Karar, barış, eşitlik ve demokrasi isteyen Türkiye halkının vicdanında mahkum olacaktır. Bu karar bizim barışçıl siyasi irademizi daha da kamçılamıştır. Barış ve demokrasi mücadelesini daha da azimli bir şekilde sürdürmemize neden olacaktır."
 
İmralı'daki çözüm ve müzakere sürecini savunmaktan, barış umudunu büyütmekten tek bir geri adım atmayacaklarını sözlerine ekleyen Camcı, Türkiye halklarını bu iradeye, demokratik siyasete, barış ve demokrasi mücadelesine en güçlü şekilde sahip çıkmaya çağırdı.
 
Açıklamanın ardından yapılan 5 dakikalık oturma eylemi ile Demirtaş ve Önder'e hapis cezası verilmesi protesto edildi.