DEM Parti'den taslak rapora itiraz: Kürt sorunu 'terör' sorunu değildir
DEM Parti'nin Komisyon Üyeleri, ortak rapora itiraz etti. Sürecin "Terörsüz Türkiye" olarak tanımlanması eleştiren milletvekilleri, Kürt sorunun da hala "terör" sorunu olarak görüldüğünü vurguladı.
DEM Parti Komisyon Üyeleri Gülistan Kılıç Koçyiğit, Meral Danış Beştaş, Saruhan Oluç, Celal Fırat ve Cengiz Çiçek, ortak rapor taslağına dair açıklama yaptı.
Raporda, "Terörsüz Türkiye süreci", "terör örgütü", "terör belası" gibi kavramların kullanılmasını uygun bulmadıkların açıklayan Komisyon üyeleri, "Sürecin adı konusunda Komisyona üye veren siyasal partiler arasında bir uzlaşı olmadığı için bu durumu gözetmeyen tek taraflı yaklaşımları doğru bulmadığımız gibi bu türden yaklaşımlar ortak rapor yazımına ve uzlaşı arayışına da denk düşmemektedir" dedi.
'SÜRECİN ADININ "TERÖRSÜZ TÜRKİYE' OLARA TANIMLANMASINI DOĞRU BULMUYORUZ'
DEM Parti olarak mevcut süreci "Barış ve Demokratik Toplum Süreci" olarak tanımladıklarını hatırlattı, sürecin adının ortak rapor taslağında "Terörsüz Türkiye" olarak ifade edilmesinin doğru olmadığını, bunun yerine TBMM bünyesinde kurulan Komisyon ismindeki gibi "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi" süreci adıyla nitelendirilmesi gerektiğini belirtti.
Kürt sorununun "terör" kavramı ile tanımlanmasına karşı çıkan DEM Parti, şunları vurguladı: "Rapor taslağının ilgili yerlerinde acıları bile tek taraflı tarif etmek, Kürt halkının yaşadığı acıları görmezden gelmek, kabul edilebilir değildir. Ortak gelecek, acıları ortaklaştırmakla ve paylaşmakla mümkündür."
'SAYIN ÖCALAN'IN MÜCADELESİ 'TERÖR' OLARAK TANIMLANAMAZ'
"Rapor taslağında anıldığı üzere çatışma çözüm literatürüne gerçekten bir 'Türkiye Modeli' armağan edilmek isteniyorsa tüm halkların değerlerine saygılı olmakla yola çıkılmalıdır" diyen DEM Parti, Abdullah Öcalan'ın rolüne dikkat çekti, "Tarihsel birikimi ve tecrübesi, tereddütsüz Demokratik Cumhuriyet çabası itibariyle de kurucu siyasal aktörlerden birisi olan Sayın Öcalan'ın ve mücadelesinin taslak raporda ısrarla 'terör', 'terör örgütü' gibi kavramlarla birlikte tanımlanmasını, sürecin hukuku ve gereklilikleri noktasında doğru bulmamaktayız" dedi.
'ANADİL DOĞUŞTAN GELEN BİR HAKTIR'
"Doğuştan gelen dokunulamaz ve devredilemez…" hakların başında anadili hakkı ve kimlik/kültür haklarının olduğunu belirten DEM Parti Komisyon Üyeleri, "Türkiye'de farklı dil ve kültüre sahip milyonlarca insanın, başta Kürtçe olmak üzere anadili hakkına yönelik kısıtlayıcı düzenlemelerin, uygulamaların ve kamusal engellerin ortadan kaldırılması ve çok dillilik ile barışılması gerekmektedir" dedi.
'TEK TARAFLI DİL OLMAZ'
Ortak raporun dilinin tek taraflı olmaması gerektiğinin altı çizilen raporda, "Birçok kesimde farklı travmatik etkiler yaratan birçok kavram yeniden değerlendirilmelidir. Metnin ruhuna, sahici ve toplumsal vicdana hitap eden bir dil yerleştirilmelidir. Barış, sadece sonuç değil; yöntemin ve dilin kendisidir aynı zamanda. Unutmayalım ki, dil kırılgansa, sonuç da kırılgan olma ihtimalini barındırır" diye vurgulandı.