12 Şubat 2026 Perşembe

DEM Parti Sözcüsü'nden ESP operasyonuna tepki: Arkadaşlarımızı serbest bırakın

DEM Parti Sözcü Ayşegül Doğan, gündemi değerlendirirken, ESP'ye yönelik siyasi kırım saldırısına da tepki gösterdi. Operasyonun bir tasfiye amacı taşıdığını belirtti, "Bir yandan barış görüşmelerinden bahsederken, öte yandan bu operasyonları derinleştirmemek gerekiyor. Arkadaşlarımız bir an önce serbest bırakılmalı" dedi.

DEM Parti Sözcü Ayşegül Doğan, partisinin genel merkez binasında düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirirken, ESP'ye yönelik siyasi kırım saldırısına da tepki gösterdi. Söz konusu operasyon için "Bir kez daha yargının siyasallaştığını gösteriyor" diyen Doğan, "Örgütlü olan demokratik toplumsal muhalefeti bastırmak ve sindirmek üzere harekete geçtiğini, aslında bu hareket halinden hiç vazgeçmediğini gösteriyor" dedi.

'BU OPERASYON YARGININ SİYASALLAŞTIĞININ GÖSTERGESİDİR'
Ayşegül Doğan şöyle konuştu:
"Yargının siyasallaşmasına dair ortaya çıkan başka fotoğraflar da var. Bu dosyada ne var biliyor musunuz? Gazetecilik faaliyetleri var. Sendikal çalışmalar var. Ekoloji mücadelesi var. Siyasal faaliyetler var. Şimdi bir yandan demokratik siyaset alanının genişletilmesine dair çalışmalar beklenirken, bir yandan demokratik siyaset alanını daraltan ve kuşatmayı derinleştiren operasyonlar yaptığınızda haklı olarak endişe ve güvensizlik artıyor. Gerçekten bundan vazgeçmek gerekiyor. Artık vazgeçmek için de zaman kaybetmemek gerekiyor. Türkiye'nin tüm enerjisini demokrasiye doğru mesai için harcamak gerekiyor. Antidemokratik uygulamalar için değil. Bunun için çokça vakit zaten kaybedildi. Onlarca yıl kaybedildi."

Önceki günkü grup toplantısında DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları'nın yaptığı açıklamayı hatırlatan Doğan, "Bu gözaltı ve tutuklamalara neden olarak gösterilen şeyler arasında Komünist Manifesto'yu okumak var. İşçileştirilen çocukların sömürüsüne karşı MESEM uygulamasına ilişkin eylemler yapmak var. Son derece demokratik bir hak kullanımından bahsediyoruz. Suruç ve Gezi katliamlarını anmak var. Che Guevara ve Mahir Çayan gibi devrimci önderlerin biyografilerini bulundurmak var" dedi.

Yurt dışında, sürgünde hayatını kaybeden, Özgür Radyo'da çalışan gazeteci Leyla Abay'ın cenazesine katılmanın da suç olarak gösterildiğine dikkat çeken Ayşegül Doğan, Leyla Abay'ı andı ve ekledi: "Demokratik faaliyetler örgütsel suç gibi gösterilmiş, böyle değerlendirilmiş ve bu kapsama alınmış. Soruşturma sürecinde de 24 saat avukat görüş yasağı uygulandı. Dosya hakkında kısıtlama kararı alındı. Savcılık şüphelilerin ifadelerini bizzat almadan, neredeyse yüzlerini bile görmeden tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk etti. Şimdi bu siyasal bir karar değil de nedir? Bunun haksız, hukuksuz bir karar olmadığını kim iddia edebilir hal böyleyken? Üç-dört itirafçının beyanları yan yana getiriliyor. Savcılık doğrudan ifade almayarak tutuklama talebiyle sevk ediyor. Bu dosya üzerine sadece gölge düşüren değil, doğrudan onu siyasallaştıran ve yargının siyasetin aracı haline getirildiğini gösteren bir durumla karşı karşıyayız."

'ESP'YE YÖNELİK BU OPERASYON TASFİYE AMACI TAŞIYOR'
"ESP'ye yönelik yapılan bu operasyon tasfiye amacı taşıyor" diyen DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, "Demokratik siyasette ısrar edenler bu tür operasyonlarla yılmazlar. Bu konuda Türkiye’deki demokratik siyaset tarihi ve buna dair verilen mücadele ortada" diye konuştu.

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, şunları söyledi: "Bir yandan barış görüşmelerinden bahsederken, öte yandan bu operasyonları derinleştirmemek gerekiyor. Arkadaşlarımız bir an önce serbest bırakılmalı. Yine konu bu bağlama geldiği için şunu DEM Parti olarak ifade etmek isteriz. Bizim amacımız, hedefimiz bu alanı genişletmek. Demokratik siyaset ufkumuz oldukça geniş. Bu tür operasyonlarla daraltılamayacak kadar geniş. Bu bizi sahip olduğumuz hedeften vazgeçiremez. Aksine buna dair güçlendirici bir etki yaratır. Şu saatlerde Eş Genel Başkanımız Tülay Hatimoğulları'nın da yer aldığı bir heyet İstanbul'da ESP’nin genel merkezine dayanışma dileklerini ifade etmek için gitti. Dayanışacağız, birlikte güçleneceğiz, birlikte bu zor günleri de geride bırakacağız."