11 Ağustos 2020 Salı

Cumartesi Anneleri: Oylar demokrasi ve adalete

Yarın yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimler öncesinde 691. kez Galatasaray Lisesi önünde bir araya gelen Cumartesi Anneleri, bu güne kadar gelen iktidarların görevini yerine getiremediklerini belirterek oyların demokrasi ve adalete verilmesini istedi.
Cumartesi Anneleri, kayıpların akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle 691. kez Galatasaray Meydanı'nda bir araya geldi. Eylemde üzerine beyaz tülbent ile karanfiller bırakılan "Failler belli, kayıplar nerede" yazılı pankart açılarak, gözaltında kaybedilenlerin fotoğrafları taşındı. Eylemde, genel seçimlerde demokrasiye oy verilmesi çağrısı yapılırken, 7 Haziran 1994'te Hakkari'de gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Mehmet Zeki Doğan için adalet istendi.
 
Eylemde ilk olarak konuşan Cumartesi Anneleri'nden Maside Ocak, eylemin seçimler öncesinde yapıldığını hatırlatarak, oy kullananların da iktidarın davranışlarından sorumlu olduğunu ifade etti. Ocak, "Oylar, demokrasiye ve adalete verilsin" dedi.
 
1994'te Bitlis'te kaybedilip katledilen Özgür Gündem muhabiri Ferhat Tepe'nin annesi Zübeyde Tepe ise, Cumartesi Anneleri'nin eylemlerinin başladığı günden bu yana Türkiye'de 17 iktidarın değiştiğini ifade ederek, hiçbir iktidarın kaybedilen yakınlarının akıbetini açıklamadığını belirtti. "Biz onlardan bir şey istemedik çocuklarımızın katillerini istedik" diyen Tepe, "Ama hiçbir iktidar bir adale sağlamadı. Adalet görmedik onlardan" diye belirtti. Binlerce insanın şuanda da politik nedenlerle cezaevinde olduğunu söyleyen Tepe, "Biz onların bırakılmasını istiyoruz. Adalet adalet adalet istiyoruz" dedi.
 
Daha sonra haftanın basın açıklamasını Cumartesi Anneleri'nden Sürgün Taşkaya okudu. "Bütün insanlar başkasına devredilemez haklara doğuştan sahiptir" diyerek sözlerine başlayan Taşkaya, "Demokratik devIetlerde bağımsız yargı yurttaşların haklarını korumak, hak ihlalinde bulunanların hukuk çerçevesinde yargılanmasını sağlamakla görevlidir. Türkiye'de bu iktidarlar bu görevini yerine getirmediği için 691 haftadır buradayız" şeklinde konuştu.
 
Sürgün de 691'inci eylemlerini genel seçim öncesinde gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, ilk oturdukları tarihten itibaren  Türkiye'de 7 genel seçim yapıldığını, 17 hükümetin kurulduğunu belirtti. Ancak bu hükümetlerin, Türkiye'yi hukuk zeminine çekecek politikaları hayata geçirmediğini kaydeden Taşkaya, aksine hukuksuzluğu, adaletsizliği derinleştirecek politikalar sonucunda Türkiye'nin, hukuk ve adalet krizine dönüştüğüne söyledi. Taşkaya, "Unutmayalım ki iktidara gelenlerin uyguladığı politikalarda, onlara oy verenlerin de sorumluluğu var. Bu seçimlerde herkesi oy tarını insan hak ve özgürlüklerinden yana, adaletten ve demokrasiden yana kullanmayı çağırıyoruz" dedi. 
 
24 yıl önce Hakkari'de kaybedilen Mehmet Zeki Doğan'ın durumuna dikkat çeken Taşkaya, "37 yaşındaki Mehmet Zeki Doğan Hakkari/Çukurca'da yaşıyor ve on yılı aşkın süredir Çukurca Lisesi'nde kamu personeli statüsünde hizmetli olarak çalışıyordu. 7 Haziran 1994 tarihinde saat 23.00 sıralarında Özel Harekat Timleri liseye baskın düzenledi. Kapıyı kırarak içeri girip gece nöbetinde olan Mehmet Zeki Doğan'ı zorla bir panzere bindirerek götürdü" diye belirtti.  
 
Ailesinin olaya tanık olan mahallelilerden Mehmet Zeki Doğan'ın gözaltına alındığını öğrendiğini,  resmi makamlara başvurarak aldığı izin belgesiyle bölgede arama faaliyetine başladığını söyleyen Taşkaya,  "Çukurca halkının da katılımı ile gerçekleşen kapsamlı bir arama faaliyeti yürütüldü. Tanık beyanlarından yola çıkarak yapılan arama sonucunda Narh Köyü Biyamen mevkiinde Zap suyu kenarında Mehmet Zeki'nin ayakkabıları ve ceketi bulundu. Giysilerin olduğu yerde kan izleri de vardı. Ancak aramalar sonuçsuz kaldı Mehmet Zeki Doğan'a ulaşılamadı" ifadelerini kullandı.  
 
Taşkaya, yargı üyelerinin Zeki'ye ne olduğu konusunda düzgün bir soruşturma yapmadığını belirterek, sorumluların belirlenmesi ve kapsamlı bir soruşturmanın başlatılmasını istedi. 
 
Açıklamanın ardından Mehmet Zeki Doğan'ın ailesi adına kardeşi Emin Doğan'ın gönderdiği mektup okundu. Mektupta Emin, abisi Mehmet Zeki'nin kaçırılması olayına değinerek, "24 yıldır ağabeyimi arıyoruz. 24 yıldır adalet bekliyoruz. Ağabeyime ulaşana kadar arayışımız ve bekleyişimiz devam edecek" diye seslendi. 
 
Cumartesi Anneleri, bir sonraki hafta alanda buluşmak üzere alandan ayrıldı.