5 Ağustos 2021 Perşembe

Çevrimiçi Türkiye'de Madenciliğin Politik Ekolojisi Sempozyumu

26-27 Haziran tarihlerinde online düzenlenecek Türkiye'de Madenciliğin Politik Ekolojisi Sempozyumu'nda, madenciliğe karşı verilen mücadele deneyimleri ve bundan sonra neler yapılabileceği gibi konular ele alınacak. Polen Ekoloji ve Ekoloji Birliği, sempozyuma katılım çağrısı yaptı. 

Ekoloji Birliği ve Polen Ekoloji, 26-27 Haziran tarihlerinde çevrimiçi Türkiye'de Madenciliğin Politik Ekolojisi Sempozyumu düzenleyecek.

Cerattepe'den Kazdağları'na, Murat Dağı'ndan Munzur'a, Mazı Dağı'ndan Finike'ye, Fatsa'ya. Türkiye'nin her karış toprağının maden şirketlerinin talanı ile karşı karşıya olduğu belirtilen basın duyurusunda, neo-ekstraktivizm politikaları doğrultusunda Muğla'nın yüzde 59'u, Kazdağları yöresinin  yüzde 79'u, Artvin'in yüzde 71'i maden sahası olduğu kaydedildi.

'İNSANLIK DIŞI ÇALIŞMA KOŞULLARI YARATILDI'
Yaklaşık yirmi yılın kentleri inşaat şantiyesine dönüştüren "kentsel dönüşüm projeleri", "duble yollar", köprüler, 3. Köprü ve 3. Havaalanı, AVM, site projeleri ile "beton yıllar" olarak geçtiği dile getirilen açıklamada, "İnşaat üzerinden sermaye birikimi yaratma modeli, hem kentlerimizdeki kamusal alanları, parkları, ormanlık alanları, su varlıklarını yok etti, hem emekçi yoksul yurttaşlarımızı yerinden etti, hem bireysel ve kamusal olarak devasa borç yükünün altına soktu hem de emekçiler için insanlık dışı çalışma koşulları yarattı" denildi. 

Kentlerdeki bu inşaat dalgasının ham madde ve mamul madde ihtiyacı için bütün ormanlar, vadileri, tarım alanları, kısacası yaşam alanlarının maden sahası ilan edildiği vurgulanan açıklamada, iktidarın iflas eden inşaat sektörünü beslemek için madencilik faaliyetlerini yüzde yüz arttırma hedefi koyduğu söylendi. 

'NEREYE GİDİYORUZ VE NE YAPMALIYIZ' SORULARINA YANIT ÜRETİLECEK
Açıklama şöyle devam etti: "İklim krizi, kuraklık, gıda ve su krizi gibi sadece bugünümüzü değil, gelecek nesilleri de etkileyecek olan ekolojik krizin ağırlaşan koşulları altında madencilik furyasının yarattığı sonuçlarına karşı, mücadelemizin sacayakları olan akademisyenler, hukukçular, ekolojistler, emekçiler olarak 'Nereye Gidiyoruz?' ve 'Ne Yapmalıyız?' sorularına yanıtlar üretmek için Madenciliğin Politik Ekolojisi Sempozyumu'nda bir araya geliyoruz.

Başta siyanürlü altın madenciliği gelmek üzere madencilik furyasının ekonomi politiği; şirket-iktidar-bürokrasi-yargı ilişkilerinin ulusal ve küresel durumu; madenciliğin iklim, su ve orman varlıkları üzerindeki etkisi, halk sağlığına zararları; madenciliğin bu sektörde çalışan emekçilerde yarattığı yıkım ve tarıma etkileri ile emekçi köylülerin yaşadığı yıkım; emek ile ekoloji hareketlerinin ortaklığının nasıl sağlanabileceği; madenciliğe karşı verilen mücadele deneyimleri ve bundan sonra neler yapılabileceği gibi konuların ele alınacağı Sempozyum 26-27 Haziran tarihlerinde çevrimiçi olarak gerçekleştirilecektir."

Sempozyuma katılım için formu doldurmanız yeterli.