25 Eylül 2020 Cuma

Cemil Kırbayır ailesi Yargıtay'ı göreve çağırdı: Adalet Bakanlığı'nın talebi reddedilmelidir

Adalet Bakanlığı, gözaltında 40 yıl önce kaybedilen Cemil Kırbayır dosyasını 'kamu yararına bozma' talebiyle kapatmak istiyor. Yargıtay'da olan dosya için çağrı yayınlayan Kırbayır ailesi ve İHD, insanlık suçlarında zaman aşımı olamayacağını belirterek, Yargıtay'a görevini yapmaya çağırdı.

Cemil Kırbayır, 13 Eylül 1980'de Kars'ın Ardahan ilçesi Okçu Köyü'ndeki evinden gözaltına alındıktan sonra kaybedildi. Ailesinin ve insan hakları örgütlerinin yıllardır yürüttüğü mücadeleyle Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu, 9 Şubat 2011 tarihinde araştırma komisyonu kararı aldı. 

Mersin Milletvekili Prof. Dr. Zafer Üskül başkanlığında Çorum Milletvekili Murat Yıldırım, İzmir Milletvekili Erdal Kalkan, İstanbul Milletvekili Çetin Soysal'dan oluşan alt komisyon çalışmalarına Mülkiye Başmüfettişi Mehmet Firik, Adalet Müfettişi Mecit Gürsoy ve Komisyon Uzmanı Kenan Altaş eşlik etti. Söz konusu Komisyon, 13 Eylül 1980 tarihinde gözaltına alındıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamayan Cemil Kırbayır'ın akıbetini araştırdı. 

Komisyon, döneme ait belgelere ulaştı. Cemil Kırbayır'ı sorguda gören çok sayıda tanık ve sorgulamayı yapan emniyet ve MİT mensuplarıyla görüştü. Titiz bir çalışma sonucunda 350 sayfalık bir rapor hazırladı. Raporun sonuç bölümünde "Komisyonumuz; Cemil Kırbayır'ın gözaltında iken işkence gördüğüne, bu işkence sonucunda hayatını kaybettiğine ve cesedinin ölümüne sebebiyet veren sorgulamaları yapan kamu görevlilerince ortadan kaldırıldığına inanmaktadır." yazıldı.

Komisyon, Cemil Kırbayır'ın gözaltında iken işkence ile öldürüldüğü iddiası ile ilgili olarak; sorgulamayı yapan üç birim olan Emniyet, MİT ve Sıkıyönetim Komutanlığının o dönemdeki görevlileri ve yetkilileri ile dönemin sıkıyönetim komutanı hakkında, Kars Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunarak elindeki tüm bilgi, beyan ve belgeleri Adalet Bakanlığı aracılığı ile Savcılığa gönderdi.

Bunun üzerine Kars Cumhuriyet Başsavcılığı, 2011/899 nolu yeni bir soruşturma başlattı. Soruşturma sırasında arşivde 2002/911 nolu takipsizlik kararı bulundu.

Anlaşıldı ki; Cemil Kırbayır'ın gözaltında kaybedilmesinden 6 yıl sonra, Kars Savcılığı bir soruşturma başlatmış (1986/1279 No) ancak soruşturmada 2002 yılında takipsizlik kararı vermişti. Söz konusu 2002/911 Nolu takipsizlik kararı ise aileye tebliğ dahi edilmemiş dosya böylece kapatılmıştı.

TAKİPSİZLİK KARARI 12 YIL SONRA TEBLİĞ EDİLDİ
Bu karar 2014 yılında aileye tebliğ edildi. Aile hemen Ardahan Ağır Ceza Mahkemesi'ne başvurarak söz konusu takipsizlik kararının kaldırılmasını talep etti. Mahkeme takipsizlik kararını kaldırdı.

Ancak aradan 9 yıl geçtiği halde soruşturmayı sonuçlandırmayan, davayı açmayan Kars Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyayı 14 Kasım 2019 tarihinde "kanun yararına bozma" talebiyle Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Müdürlüğü'ne gönderdi ve Cumhuriyet Savcılığınca 2002 yılında zaman aşımı nedeniyle verilmiş olan (2002/ 911 sor.) takipsizlik kararını kaldıran Ardahan Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2014 tarihli kararının kaldırılmasını istedi. Bakanlık, 25 Şubat 2020 tarihinde Yargıtay'a başvurarak dosyada zaman aşımı bakımından "kanun yararına bozma" kararı verilmesini talep etti. Dosya halen Yargıtay 8. Ceza Dairesi'inde inceleme aşamasında bulunuyor. Yargıtay'ın  "kanun yararına bozma" kararı vermesi halinde dosyanın zaman aşımından kapatılması mümkün hale gelecek.

'KAYBETME SUÇUNDA ZAMAN AŞIMINDAN SÖZ EDİLEMEZ'
Kırbayır Ailesi ve İnsan Hakları Derneği ortak bir açıklama yayınlayarak, "zorla kaybetme suçunda zaman aşımından söz edilemez. Bu suç, ilk olarak, bir insanlığa karşı suç olması nedeniyle zaman aşımına tabi tutulamaz" dedi. 

"Suçun devamlılık arz eden özgün niteliği gereği zaman aşımının ne zaman başladığı belirlenemediğinden otomatik olarak zaman aşımı işletilemez" denilen açıklamada, Kırbayır'ın işkence ile öldürüldüğü ve bedeninin kaybedildiğinin kuşkuya yer bırakmayacak kadar açık olduğuna dikkat çekildi. Açıklamada, "Bu durum TBMM raporu ile de sabittir. Kamu davası açmak yerine dosyanın 'zaman aşımı' gerekçesi ile kapatılmak istenmesi Cemil Kırbayır'ın akıbetinin açığa çıkarılmasını ve bu suçu işleyenlerin hesap vermesini engelleme girişimidir" tepkisine yer verildi. 

'ADALET BAKANLIĞI'NIN TALEBİ REDDEDİLMELİDİR'
Adalet Bakanlığı'nın "kanun yararına bozma" başvurusunun reddedilmesi gerektiğinin altını çizen Kırbayır ailesi ve İHD şu çağrıyı yaptı: 

"Yargıtay, Cemil Kırbayır dosyasında hukuki sürecin insan hakları ve evrensel hukuk değerleri ışığında ilerlemesini sağlama konusunda sorumluluğunu yerine getirmeli; Adalet Bakanlığının "kanun yararına bozma" başvurusunu reddetmelidir. Yargıtay'ı, görevini yerine getirmeye çağırıyoruz. 

"TBMM Başkanı ve tüm meclis üyelerini, Meclisin saygınlığını koruma görevini yerine getirmeye; TBMM tarafından hazırlanan Cemil Kırbayır Raporuna sahip çıkarak takipçisi olmaya çağırıyoruz.

"Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, 9 yıl önce kamuoyu huzurunda devlet adına Berfo Anne'ye verdiği sözün gereğini yerine getirmeye çağırıyoruz."

'40 YILLIK HUKUKSUZLUK SON BULSUN'
40 yıldır süren hukuksuzluğun son bulması ve adaletin yerine getirilmesini isteyen Kırbayır ailesi ve İHD açıklamada "Baroları, aydınları, vicdan sahibi yurttaşları ve tüm demokrasi güçlerini Cemil Kırbayır dosyasında 40 yıldır süren bu hukuksuzluğun son bulması için, gerçek adaletin tecelli etmesi için harekete geçmeye çağırıyoruz. Cemil Kırbayır dosyasının, TBMM Raporu'na, delillere, belgelere, tanıklara rağmen kapatılmasına izin vermeyelim" ifadelerini kullandı.