26 Şubat 2021 Cuma

Buldan: Erdoğan Kandil'den getireceğimiz mektubu heyecanla bekliyordu

İçişleri Bakanı Soylu'nun Kandil fotoğraflarıyla hedef göstermeye çalıştığı HDP Eş Genel Başkanı Buldan, partinin grup toplantısında yanıt verdi. İmralı ve Dolmabahçe'de çekilen fotoğrafları gösteren Buldan, "Senin Genel Başkanın, Kandil'den getireceğimiz mektubu heyecanla bekliyordu Soylu Efendi" dedi.

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan partisinin grup toplantısında konuştu. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun "Garê'ye gitti" diye hedef gösterdiği Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir'e sahip çıkan Buldan, "Vekilimiz Garê'ye gitmemiştir" diye yanıt verdi.

Soylu'nun Kandil'de çekilmiş fotoğraflarını gösterdiğini hatırlatan Buldan, Soylu'ya iki fotoğrafla yanıt verdi. İmralı Hapishanesi'nde PKK lideri Abdullah Öcalan, dönemin BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın da bulunduğu ve Dolmabahçe mutabakatının imzalandığı güne ait fotoğrafları gösteren Buldan, bu üç fotoğrafa ait çalışmaların iktidarın bilgisi dahilinde olduğunu söyledi.

Konuşmasına Anadili Günü'nün kutlayarak başlayan Buldan, Garê'ye yönelik işgal girişiminde yaşananların hesabını sormaya devam edeceklerini söyledi, "İktidarda olmanın sorumluluğu, insanları ölü değil canlı olarak getirmektir" dedi. AKP'nin muhalefette olması durumunda Garê için kıyameti koparacağını belirten Buldan, "Elbette koparırdı. 'Ölümlerin sorumlusu bu iktidardır' demez miydi, elbette ki derdi. Biz de aynısını yapıyoruz, halk adına hesap soruyoruz. Sormaya da devam edeceğimizi ilan ediyoruz" diye konuştu.

AKP iktidarının, Garê'de yaptıklarından ve yapmadıklarından sorumlu olduğuna işaret eden Buldan, "Garê, savaş politikalarıyla ayakta durmaya çalışan iktidarın ülkeyi ne gibi felaketler içerisine sürükleyeceğinin açık bir örneğidir" ifadelerini kullandı. Buldan, AKP-MHP iktidarının amacının Garê'de esir asker ve polisleri sağ kurtarmak olmadığına da dikkat çekerek şunları söyledi: "Hedefleri; iktidarlarının geleceği için Garê'den kullanabilecekleri siyasi bir hikaye çıkarmaktı. Evet, Garê'ye kendi iktidarlarını kurtarmak için gittiler. Garê'den siyasi bir zaferle, bir müjdeyle dönmeyi umuyorlardı. 13 insanı da bu siyasi hesaplarına feda ettiler. Garê gerçeği tam da budur!"

'VARLIKLARINI HDP'NİN YOKLUĞUNA BAĞLADILAR'
Garê işgal girişiminden umut ettikleri siyasi amaçlarına ulaşamayınca HDP'ye saldırmaya başladıklarını belirten Buldan, "'HDP kapatılsın' korosu her gün gürültü çıkarmaya, Kürt düşmanlığı yapmaya, nefret iklimini yaymaya devam ediyor. Bu iktidar kendi varlığını HDP'nin yokluğuna bağlamış durumdadır" diye konuştu.

İFTİRACI BAKANA YANIT
İçişleri Bakanı Soylu'yu fotoğrafçı bakan olarak tanımlayan Buldan, HDP Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir'in Garê'ye gittiği yönündeki yalana değindi, "Buradan açıkça söylüyorum: Bu, kocaman kuyruklu bir yalandır, iftiradır, kara propagandadır. Kendi suçlarını örtbas etme telaşıdır. Bu kara propagandanın arkasına sığınanlar yarın öbür gün bunun altında kalacaklarını düşünmüyorlar mı?" diye sordu.

'İKTİDAR DERİN BİR ÇUKURUN İÇİNDE'
AKP-MHP iktidarının dünyanın en derin çukuru olan Mariana Çukuru'ndan daha derin bir çukurun içine düştüğünü söyleyen Buldan, Soylu'nun Erdoğan'ın koltuğuna göz diktiğini, aralarındaki savaşı HDP üzerinden yürüttüklerini belirtti. Buldan şunları söyledi: "Savaşınızı HDP üzerinden yürütmeyin. HDP buna izin vermez."

Kendisinin de yer aldığı Kandil fotoğraflarına değinen Buldan, "O fotoğrafları keşke televizyonlara çıkmadan önce Genel Başkanına sorsaydın, Recep Tayyip Erdoğan'a gösterseydin önce. 'Bunlar Kandil'e gidiyor, neler yapıyor' diye ondan sonra deseydin. Kendisi o süreci gayet iyi bilir" şeklinde yanıt verdi.

'FOTOĞRAFLARI DEVLET SERVİS ETTİ'
Buldan sürece dair şu bilgileri verdi: "Bu zata aynı birilerine anlatır gibi tane tane şimdi anlatıyorum: Bak iyi dinle, iyi öğren o dönemde neler olduğunu. Biz, çözüm sürecini üç ayak üzerinden yürüttük. Birinci ayak İmralı'ydı, ikinci ayak Kandil'di üçüncü ayak hükümet-devlet kanadıydı. O süreçte İmralı'da Sayın Öcalan'la yaptığımız her görüşme, devletin ve hükümetin bilgisi ve onayı dahilinde yapılmıştır. İmralı ziyaretinden sonra yine devlet ve hükümetin onayıyla bizler Kandil'e gidiyorduk. Kandil'de yapılan görüşmelerin sonuçlarını devlet ve hükümet heyetine döndüğümüzde aktarıyorduk. Devlet heyeti ise, bu bilgileri biz İmralı'ya gitmeden kendisi götürüyor, Sayın Öcalan'la paylaşıyordu.

"Sonra heyetimiz İmralı'ya gidiyordu ve Sayın Öcalan devlet heyeti ile yaptığı görüşmenin çerçevesini bize aktırıyordu. Biz sonra devletin bilgisi ve onayı dahilinde bu bilgileri Kandil'e ve PKK yetkililerine aktırıyorduk. Olay budur. Görüşme trafiği aynen böyle işledi.

"Soylu Efendi iyi dinle, iki gün önce TV kanalında gösterdiğin o fotoğraflar Sayın Öcalan'ın silahların bırakılacağı çağrısının yapılacağı mektubunu götürdüğümüz, o mektubun görüşüldüğü toplantıya ait fotoğraflardır. Senin Genel Başkanın Erdoğan da neler getireceğimizi heyecanla ve umutla bekliyordu."

İmralı, Kandil ve devlet yetkilileri ile yaptıkları görüşmeler sırasında yanlarında cep telefonları olmadığını hatırlatan Buldan, İmralı ve Dolmabahçe fotoğraflarının devlet yetkilileri tarafından çekilerek servis edildiğini söyledi. Buldan ayrıca çözüm sürecindeki girişimlerini bugün olsa yine yapacağını kaydetti.

Çözüm sürecinde kendilerine vaatlerde bulunulduğunu hatırlatan Buldan, bunları yeri ve zamanı geldiğinde paylaşacaklarını kaydetti.

'SALDIRDIKÇA KAYBEDİYORLAR'
HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Kocaeli Milletvekilleri Ömer Faruk Gergerlioğlu hakkında verilen hapis kararına da değinerek, "Saray'dan talimat aldılar. Bütün bu hazırlıkların amacı bellidir; Garê'nin intikamını HDP'den almak istiyorlar. Kaybettikçe korkuyorlar, korktukça HDP'ye saldırıyorlar. Ama HDP'ye saldırdıkça kaybettiklerinin farkında değiller. Biz de diyoruz ki; elinizden geleni ardınıza koymayın, sizden korkan sizin gibi olsun" diye konuştu.