16 Ocak 2021 Cumartesi

Bora Poyraz yazdı | Bir yanlışlık mı var?

Herkes kapitalizmden sonrasını konuşuyor. Bunun en tam adı sosyalizm. Ancak 20. yüzyıl sosyalizminin de epey ağır, sorunlu, henüz hesaplaşılmamış uygulaması insanları doğrudan "sosyalizm"i konuşmaktan alıkoyuyor. O halde devrimci sosyalistlerin 20. yüzyıl sosyalizmini devrimci bir perspektifle yeniden ele alma yönelimi ile dünyanın içine girdiği yeni dönemin ihtiyaçları örtüşüyor.

2021'e ilişkin olarak astrologlar ittifak halinde düzensizlik, kaos, isyan ve hatta devrim öngörüyor.

Bu dönemin önemli sosyologlarından Alain Touraine'da isyanları yüksek olasılıklı görüyor.

NATO uzun yıllardır kent merkezli isyan-ayaklanma dalgalarını öngörüyor ve devletlerin bunları bastırma konseptine göre düzenlenmesi gerektiğini vurguluyor.

Marx'tan, küresel sosyalizmden, hatta komünizmden bahseden ve bu arada sosyalist yahut komünist olmayan isimler de eksik değil.

Kapitalizmin yoluna devam edeceğine inanan yok.

Kapitalizmden övgüyle bahseden yok.

Çok değil 1990'ların başında, 20. yüzyıldaki sosyalizm denemeleri paldır küldür yıkıldığında sütliman kapitalizm vaat edilmişti.

Sadece karşıdevrimciler değil, sosyalizmle içten ilişkiler kurmuş ama 20. yüzyıldaki uygulamalara tepki duyan pek çok isim de buradan, insan haklarından, küçük burjuva ekonomileriyle mutluluk üreten bir yeni dünyadan bahsediyordu.

Tarihsel akış açısından son derece kısa olan bir zamanda her şey ama her şey tepe taklak oluverdi.

Tüketim kültürü, bencillik, yabancılaşma, kültür endüstrisi; bunlar sürüyor; toplumlar örgütsüz ama kapitalizm de 'bitik'.

Herkes kapitalizmden sonrasını konuşuyor. Bunun en tam adı sosyalizm. Ancak 20. yüzyıl sosyalizminin de epey ağır, sorunlu, henüz hesaplaşılmamış uygulaması insanları doğrudan "sosyalizm"i konuşmaktan alıkoyuyor. 

O halde devrimci sosyalistlerin 20. yüzyıl sosyalizmini devrimci bir perspektifle yeniden ele alma yönelimi ile dünyanın içine girdiği yeni dönemin ihtiyaçları örtüşüyor.

Mesela Alain Touraine bir tür tarihçi kötümserliğiyle (kendisini sosyologdan çok tarihçi sayıyor) 20. yüzyıldaki uygulamaları sabit bir kötülük sayıyor, onu komünizm fikriyle özdeşleştiriyor ve sosyalizmi kendi görüş alanının dışında tutuyor.

Ne oluyor peki?

Sosyalizmsiz düşünenler, önünde sonunda karamsarlığa teslim olur. Alain Touraine de bu virüsle enfekte oluyor.

Ayaklanmalar olacak ama iktidarlar daha fazla baskı da kuracak, bastırma hamleleri şiddetle kullanılacak diyor.

Sonra?

Sonrası belirsiz. Çok uzun bir zaman sonra 'birey' öne çıkacak ona göre. Kolektif birey gibi bir yaklaşımı yok ve haliyle yakın dönem açısından karamsar.

Astrologlar daha iyimser. Onların soldan etkilenen isimleri devrimden-ayaklanmamadan bahsederken diğerleri sadece isyan diyor.

Türkiye emekçi solu ve onun devrimci bileşenleri ne diyor? Daha önemlisi denilenleri yaşama geçirecek ne gibi somut hareket planları çıkarıyor: bunlar önemli başlıklar olarak konuşulmayı bekliyor.