18 Mart 2026 Çarşamba

Binlerce kadın Kadıköy'de sesini yükseltti: Kadın özgürlük mücadelemizi büyütüyoruz

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde binlerce kadın Kadıköy'de Büyük Kadın Buluşması'nda bir araya geldi. Kadınlar, erkek-devlet şiddetine, emperyalist saldırganlığa, kadın cinayetlerine, şüpheli kadın ölümlerine, emek sömürüsüne, mücadele eden kadınlara dönük devlet-yargı baskısına karşı "Evlerden, iş yerlerinden, kampüslerden ve sokaklardan geldik, mücadelemizi büyütüyoruz" dedi.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde binlerce kadın Büyük Kadın Buluşması için Kadıköy Boğa'da bir araya gelerek İskele Meydanı'na yürüyüş gerçekleştirdi.

Yürüyüşte, "Özgürlük için bir adım ileriye, örgütlü mücadeleye", "İsyanı yükselt bir ışık yak", "2 erkek DNA'sı kime ait açıkla. Failleri yargıla" pankartları açıldı.

Kadınlar yürüyüş boyunca "Yaşasın kadın devrimimiz", "Zindanlar yıkılsın tutsaklara özgürlük", "SKM umuttur umut dimdik ayakta", "Devrime adım adım yürüyor Özgür Genç Kadın" sloganları attı.

Yürüyüş sonrası İskele Meydanı'nda Büyük Kadın Buluşması gerçekleşti. Burada direnişteki Dardanel işçileri, grevdeki Özel İtalyan Lisesi öğretmenleri, Özel Okmeydanı Hastanesi direnişçileri konuştu. 5 aydır direnen Şık Makas işçilerinin ve Dilovası'nda yangında katledilen kadın işçilerin ailelerinin gönderdiği mektup okundu. Konuşmalarda ucuz, esnek, güvencesiz çalışmaya ve ücretsiz emek sömürüne karşı kadınlara örgütlenme ve mücadele çağrısı yapıldı.

'ROJİN KABAİŞ İÇİN ADALETİ SAĞLAYACAĞIZ'
Rojin Kabaiş için Adalet Komisyonları adına yapılan konuşmada, söz konusu kadınlar olduğunda mevcut sistemin yaptığı ilk şeyin gerçeği açığa çıkarmak değil failleri aklamak olduğunu ifade edildi. Konuşmada, "Şule Çet bir plazanın 7. katından atıldığında akıllarına ilk gelen şey 'intihar' demek oldu. Gülistan Doku için 'kayboldu' dediler, 'intihar etti' dediler. Dosyaları kapatmak, failleri aklamak, kadınları susturmak istediler. Biz bu yalanlara Şule için de Gülistan için de inanmadık ve bugün Rojin için de inanmıyoruz. Rojin Kabaiş için adaleti sağlayacak, şüpheli kadın ölümlerini aydınlatacağız" denildi.

'NEFRET POLİTİKALARINA BOYUN EĞMEYECEĞİZ'
Trans Pride adına konuşan Rüzgar, transların her zaman yalnız bırakılmak, görünmez kılınmak, susturulmak istendiğini belirtti, "Ancak susmuyoruz" dedi. Rüzgar, şunları söyledi: "Bu ülkede hayatlarımızın nasıl hedef haline getirildiğini, nasıl göz göre göre yok edildiğini hepimiz biliyoruz. Öfkeliyiz! Çünkü patriyarka bu ülkede şiddetle, nefretle ve yasalarla kendini yeniden üretiyor, katiller cezasız kalıyor, var oluşumuzu hala hedef gösteriyor. Nefret politikalarına, hayatlarımızı daraltmaya çalışan yasalara, hormonlarımıza ve bedenlerimize uzanan hiçbir ele boyu eğmeyeceğiz."

Konuşmaların ardından 8 Mart Kadın Platformu'nun basın metni Türkçe ve Kürtçe okundu. 

Açıklamada kadınların bulunduğu her alanda emekleri, bedenleri ve hakları için sistemin karşısında isyanda olduğuna dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi: "2025 yılında Türkiye'de 294 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 297 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu. Tek adamın bir gecede feshettiği İstanbul Sözleşmesi standartlarına göre Türkiye'de yaklaşık 4.200 sığınma yeri olması gerekirken bu sayı sadece 150. Yaklaşık her 11.400 kadına yalnızca 1 sığınma yatağı düşüyor. Oysa kadınlar en çok aile içinde öldürülüyor. Kadın cinayetlerinin yaklaşık %65'i evde gerçekleşiyor.

'GÜVENCELİ İŞ GÜVENCELİ YAŞAM'
Güvenceli çalışmak, güvenceli yaşamak istiyoruz. Ama eşit işe eşit ücret alamıyoruz. Sendikal haklarımız gasp ediliyor, sendikaya üye olduğumuz için işten atılabiliyoruz. İşyerlerinde tacize, şiddete ve mobbinge maruz kalıyoruz. Kreşlerin ve bakım hizmetlerinin yokluğu nedeniyle ya güvencesiz işlere razı oluyoruz ya da çalışma hayatının dışına itiliyoruz. Çalıştığımız işlerde ise her gün ölümle burun buruna bırakılıyoruz."

'SURİYE'DE, FİLİSTİN'DE, İRAN'DA KADINLARIN DİRENİŞİ BÜYÜYOR'
Türk devletinin Temmuz'da gerçekleşecek NATO zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırlandığı belirtilen açıklamada, "İranlı kadınların yıllardır molla rejimine ve bugün emperyalist-siyonist saldırıya karşı verdiği mücadelenin yanındayız. Kadınların bedenlerini, hayatlarını, özgürlüklerini hedef alan cihatçı çetelere karşı Suriye'de, Rojava'da kadınların direnişi büyüyor.Filistin'de, Rojava'da, İran'da, Afganistan'da direnen kadınların mücadelesi bizim mücadelemiz. Kadınların özgürlük mücadelesi büyüyor" ifadeleri kullanıldı.

TUTSAK KADINLARA SELAM GÖNDERİLDİ: MÜCADELEMİZİ BÜYÜTÜYORUZ
Emperyalizme işbirliği yapanların, failleri koruyan erkek-devletin mücadele eden kadınları tutsak ettiğine vurgu yapılarak, şunlar söylendi: "Sosyalist Kadın Meclisleri ve Özgür Genç Kadın üyesi dostlarımızın dosyalarında 25 Kasım ve 8 Mart faaliyetleri yer alıyor, birçok tutsak kadının infazı ise keyfi kararlarla yakılıyor. Bugün burada, tutsak edilen tüm kadınların sesini sesimize katarak söylüyoruz: Özgürlük ve eşitlik için buradayız, emeğimize sahip çıkıyoruz. Hayatlarımızı bu ölüm düzeninin çarklarına teslim etmiyoruz. Evlerden, iş yerlerinden, kampüslerden ve sokaklardan geldik, mücadelemizi büyütüyoruz."

Mitinge, 3 Şubat siyasi kırım saldırısında tutsak edilen SKM Genel Sözcüsü Tanya Kara ile ÖGK Merkezi Koordinasyon Üyesi Hivda Selen ve Limter-İş Sendikası Genel Sekreteri Beycan Taşkıran'ın gönderdiği mesajlar okundu.

Buluşma halaylarla sona erdi.