25 Eylül 2020 Cuma

Başak Demirtaş: Öğretmenlikten istifa ettim

Başak Demirtaş, öğretmenlikten istifa ettiğini açıkladı. Demirtaş, istifa kararında pandemi koşullarıyla birlikte zorlaşan hapishane görüşlerinin takviminde ortaya çıkan belirsizliğin ve bu belirsizliğin öğrencilerini mağdur etme riski taşımasının etkili olduğunu söyledi.

Başak Demirtaş, 15 gün önce Milli Eğitim Bakanlığı'na istifa dilekçesini verdiğini açıkladı. yeniden tv'ye konuşan Başak Demirtaş, istifasının Edirne F Tipi Hapishanesi'nde tutsak olan eşi Selahattin Demirtaş ve kızlarıyla birlikte alınmış bir aile kararı olduğunu ifade etti. 

Başak Demirtaş, bunun hayatında aldığı en zor kararlardan biri olduğunu belirtterek şunları söyledi: "Çok üzülerek verdim bu kararı ama biraz da mecbur kaldım. Biliyorsunuz Selahattin yaklaşık 4 yıldır tutuklu ve bizlerden 1700 km uzaklıkta, bir cezaevinde halen rehin olarak tutulmaya devam ediliyor. Ve siz bir öğretmenseniz ve bir kamusal alanda hizmet yürütüyorsanız bunun türlü türlü zorluklarıyla karşılaşabiliyorsunuz. Ben mesela hafta içi bir gün Edirne'ye gitmek için yollarda oluyordum. Bazen işte kış saatleri, kış koşulları çok daha zor oluyordu. Hava muhalefeti ve uçak saatleri dolayısıyla da iki gün ve üç gün boyunca sürüyordu bu yolculuklarım. Elbette bugüne kadar öğrencilerimi mağdur etmeden bu süreci yürütmeyi başarabildim. Ancak bir de bu salgın nedeniyle koşullar gittikçe zorlaştı. Bende de şöyle bir endişe oluştu; yani ben öğrencilerime bundan sonra, bu koşullarla birlikte yeterince verimli olabilecek miyim? Bu soruyu sordum kendime. Gönül rahatlığıyla evet diyemedim. O nedenle istifa etme kararı aldım. Ama ben öğretmenliğin, kamusal bir mesleğin, kanunlar ve yasaklarla sınırlanmış kalıplarına sığdırılamayacak kadar, çok büyük bir, yüce bir meslek olduğunu düşünüyorum. O nedenle hani emekli de olsanız, kamusal hizmeti de bıraksanız öğretmenliği asla bırakamıyorsunuz. Çünkü öğretmenlik yalnız bir meslek değil, bence bir yaşam biçimi. Elbette öğretmenliğim ömür boyu sürecek."

'ASILSIZ KARALAMA KAMPANYALARI YÜRÜTENLER OLDU'
13 yılı köylerde olmak yaklaşık 20 yıllık öğretmen olduğunu dile getiren Başak Demirtaş, bu süreçte asılsız karalama kampanyaları ile karşı karşıya kaldığını belirtti: "Mesela bir basın kurumu benim çalıştığım köye gitmişti ve benim okulda olmadığım bir gün… Yine aleyhime bir haber yapabilmek için oradaki hem öğrencilerimle hem de köy halkıyla görüşmüş ve yönlendirici sorular sormuştu. Ama hem öğrencilerimden hem de sağ olsunlar köy halkından tek olumsuz bir kelime alamamışlardı. Ve mecburen yazılı bir biçimde karalamaya çalışmışlardı beni."

'ADALET BAKANI'NIN SÜRECİ ŞEFFAF YÖNETMEMESİ BİZİ KAYGILANDIRIYOR'
Pandemi sürecinin hapishanelerdeki koşulları hem içeridekiler hem de aileler açısından daha zorlaştırdığını ve bu süreçte hak ihlallerinin arttığına dikkat çeken Başak Demirtaş, "Adalet Bakanı'nın süreci şeffaf yönetmemesi bizleri daha da kaygılandırıyor" dedi.

Demirtaş, Türkiye'yi ziyaret eden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Başkanı Spano'ya sosyal medya üzerinden yaptığı davete de bir dönüş yapılmadığını ifade etti.