30 Eylül 2020 Çarşamba

Barış Vakfı raporu: Barışa dair yeni bir yol bulmak gerekir

Barış Vakfı, düzenlediği "Çatışma Çözümleri ve STK'lar Çalıştayı"nın açıkladığı sonuç raporunda barışa dair yeni bir yol bulmak gerekliliğine işaret etti.
Barış Vakfı tarafından İstanbul'da 5 Mayıs 2018'de düzenlenen "Çatışma Çözümleri ve STK'lar Çalıştayı"nın sonuç bildirgesi açıklandı. Ankara, Diyarbakır, Van ve İstanbul'dan 35'in üzerinde farklı demokratik kitle örgütü temsilcinin katıldığı çatıştayın sonuç bildirgesi yayınlandı.
 
"Her zaman her yerde barış" başlığıyla yayınlanan raporda, toplumda genel kabul gören barış ve çözüm arayışlarına "dönemin elverişsizliği" gibi nedenlerle ara vermenin yanlış olduğu vurgulandı.
 
Raporda, "Tam tersine, bizim gibi kuruluşlara en çok ihtiyaç olan dönemlerin, barışın zora girdiği dönemler olduğu ve bu dönemlerde çabaları yoğunlaştırmak gerektiği güçlü bir biçimde vurgulandı. Barış için, toplumumuza ve dünyaya nesnel gözlerle bakıp neler yapmamız gerektiğini araştırarak yol almanın gerekliliğine vurgu yapıldı" ifadeleri yer aldı.
 
Toplantıda STK'ların, Çözüm Süreci'ni görünür kılma, lobicilik gibi sınırlı çalışmalar yürüttükleri, müzakereyi normatif olarak algılama eğilimlerinin güçlü olduğu fikirlerin öne çıktığının belirten raporda, yapılanlardan daha çok yapılmayanların öne çıktığı ifade edildi. Yapılmayanlar ise şu şekilde sıralandı: "STK'lar arası işbirliği, dayanışma, bilgi paylaşımı yok. Türkiye'de barış arşivi yok. Süreci izleyen raporlama çalışmaları yetersiz. Çocuklara ve gençlere yönelik çalışmalar sınırlı. Barış çalışması, mahallelere ve yerellere ulaşmış değil. Sınırlı akademik çalışmaların dahi STK'larla bağı yok denecek kadar az."
 
Barış çalışmalarının toplumsallaşması bakımından bazı konuşmacıların Barış Süreci'nin neden tehdit olarak algılandığı üzerine düşünmeye, anlamaya çağırmasının önemli olduğu üzerinde durulan raporda, "Türkiye'nin uluslararası deneyimlerden yararlanarak kendi çözüm yolunu oluşturmasına ilişkin öneriler kadar, yerli bir deneyim olarak Akil İnsanlar Heyet deneyiminden de yararlanması ve bu konuda bellek oluşturulması önerisi önümüzdeki dönem çalışmalarının planlanmasında önemli olacaktır. Çözüm Süreci hafızasının oluşturulması gereksinimi böylece vurgulanmaktadır. Aynı biçimde sendikaların, üniversitelerin çatışma çözümü konusunda çalışmalarına dönük teşvik edici çalışmalar planlanması barışın toplumsal inşasında ve yeni ilişkilerin geliştirilmesinde köprü işlevi görebileceğine ilişkin öneriyle birlikte, Türkiye'de sayıları 130 bini aşan sivil toplum kurumlarının özelliklede de yöre derneklerinin barışa ilgisini artıran çalışmalar yapılması titizlikle ele alınması gereken bir öneridir" denildi.
 
Raporun devamında şunlar vurgulandı: "Barış kelimesine dahi önyargıyla yaklaşılmasını, suçlama, yargı konusu yapılmasını ortadan kaldıran çalışmalar yürütülmesi bugünkü ağır ve zor koşullarda özel bir önem arz etmektedir. Bütün bunların ışığında aynı zamanda, barışa yeni bir yol bulma veya yeni bir yol açma arayışı olarak yürütülecek çalışmalar, çatışma çözümü üzerinde çalışan sivil toplum kurumları, akademisyenler, aktivistler arasında işbirliğini, bilgi paylaşımını, dayanışmayı geliştiren, çok yönlü ve belli konularda yetkinleşmeyi amaçlayan ve özendiren tarzda, bir tür güçlü barış ağı oluşturma, zemini yaratma perspektifiyle olmasının gereği berrak bir biçimde açığa çıktı. Barış Vakfı olarak böylesine bir çabanın, tarafları barış ve çözüm yoluna girmeleri konusunda teşvik edici ve zorlayıcı olacağından hiç kuşkumuz yok."