Ankara ve İstanbul'dan ortak mesaj: ESP susmadı, susmayacak
ESP’ye yönelik gözaltı saldırısına karşı İstanbul ve Ankara’da eylemler yapıldı, gözaltındaki sosyalistlerin serbest bırakılması istendi.
İstanbul Emek ve Demokrasi Güçleri, Kadıköy'de açıklama yaptı. Eylemde, "Yaşasın devrimci dayanışma” ve “Yaşasın devrim ve sosyalizm” sloganları atıldı.
Çok sayıda kişinin katıldığı açıklamada, basın metnini Halkların Demokratik Kongresi (HDK) İstanbul Eş Sözcüsü Didem Yılmaz okudu.
Bir güne daha hukuksuz baskınlar ve gözaltılarla başladıklarını ifade eden Didem Yılmaz, “Gerçekleştirilen operasyonlarla, bu düzenin çürümüşlüğüne ve baskı politikalarına karşı mücadele eden sosyalist, devrimci ve demokratik güçler hedef alınmıştır. Kapitalizmin yarattığı yıkım, faşizm ve sömürgeciliğin işgalleri, savaşları ve soykırım politikaları sürerken; halkların eşitlik, özgürlük ve adalet talepleri baskı ve zor yoluyla bastırılmak istenmektedir. Türkiye’de de iktidar, derinleşen ekonomik kriz, yoksulluk, kadın cinayetleri, doğa talanı ve emek sömürüsü karşısında toplumsal muhalefeti susturmayı hedefleyen saldırılarını artırmaktadır” dedi. ESP'nin yanında olduklarını belirten Yılmaz, gözaltındaki sosyalistlerin derhal serbest bırakılmasını istedi.

Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, Yüksel Caddesi'nde akşam saatlerinde açıklama yaptı. Çok sayıda siyasi parti temsilcisinin katıldığı eylemde sık sık "ESP umuttur umut dimdik ayakta", "Bijî berxwedana ciwanan", "Faşizme karşı omuz omuza" sloganları atıldı.
Ortak açıklamayı Polen Ekoloji üyesi Medine Açıkgöz okudu. ESP'nin işçi sınıfı ve tüm ezilenlerin haklarını savunduğu için siyasi kırım operasyonlarıyla tasfiye edilmeye çalışıldığını belirten Medine Açıkgöz, yargının sosyalist mücadeleyi bastırmada bir sopa olarak kullanıldığını ifade etti. Medine Açıkgöz, "Sokakta olmakta ve fiili meşru mücadele çizgisinde ısrar eden, Türk ve Kürt halklarının eşitliğini politik faaliyetinin konusu yapan, Rojava devrimini, Suriye halklarının özgür, demokratik ve barış içinde yaşamasını savunan devrimciler faşist rejime karşı isyanları büyütemesin, itirazları birleştiremesin diye saldırıya uğruyor" dedi.
Medine Açıkgöz şunları değerlendirdi: "Gençlerin geleceksizlikle karşı karşıya kaldığı bu dönemde ESP'nin, işçi sınıfının ve bütün ezilenlerin haklarını savunduğu, bu düzene ses çıkardığı için siyasi kırım operasyonlarıyla tasfiye edilmeye çalışılıyor. Yargı, sosyalistlerin mücadelesini bastırma amacıyla bir sopa olarak kullanılıyor. NATO zirvesinin hemen öncesinde, emperyalist savaş politikalarına ve Türkiye devletinin bu sömürgeci ittifaktaki rolüne karşı ses çıkaran sosyalistlere dönük bu operasyon da bu hedefin bir parçasıdır.”
Saldırılar karşısında boyun eğmeyerek mücadele etmeye devam edeceklerini belirten Medine Açıkgöz, "Uzun yıllara yayılmış bu yoksulluk krizinin ortasında, emperyalist kapitalizmin çocuk tecavüzcüsü, soykırımcı rezillikleri ortaya saçılmışken elbette daha yüksek çıkacak sesimiz, çünkü birleşiyoruz, çünkü halklar korkmuyor, birbirini duyuyor, görüyor, isyanlarını örgütlüyor" diye konuştu.