31 Ekim 2020 Cumartesi

AKP'lilerden tepki: İstanbul Sözleşmesi’nin toplumu bozduğunu söylemek ziyan bir tutum

İstanbul Sözleşmesi'nin kaldırılmasına ilişkin tartışmalar sürerken, AKP'liler de itirazlarını yüksek sesle dile getirmeye başladı. Sözleşmenin 5 Ağustos'ta AKP MYK'da görüşülmesi bekleniyor, kadın örgütleri de o gün sokaklarda olacak.

İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme tartışmaları AKP'de çatlak yarattı. Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve halen Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olan AKP İstanbul Milletvekili Betül Sayan Kaya'dan da sözleşmeden çekilmesine itiraz geldi.

İstanbul Sözleşmesi, kadınlara yönelik şiddeti önleme amacıyla hazırlanan ve Türkiye'nin de ilk imzacısı olduğu uluslararası nitelikte bir sözleşme.

Türkiye'nin sözleşmeden çekilmesini savunanlar İstanbul Sözleşmesi'nin "Türk aile yapısına zarar verdiğini" öne sürüyor.

AKP Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş'un İstanbul Sözleşmesi hakkındaki, "Nasıl usulünü yerine getirerek imzalanmışsa, usulünü yerine getirerek sözleşmeden çıkılır" sözleriyle başlayan İstanbul Sözleşmesine yönelik tartışmalar gündemdeki yerini hala koruyor.

5 AĞUSTOS'TA KADINLAR SOKAKLARDA OLACAK
5 Ağustos çarşamba günü yapılacak AKP MYK'sında konunun gündeme alınacağı ve bir karar verileceği konuşuluyor. 

Uzun süredir süredir kampanya yürüten ve sözleşmenin tartışmaya açılmasını dahi kabul etmeyen kadın örgütleri de 5 Ağustos'ta sokaklara çıkarak eylemler yapacak.

KAYA: YILLARDIR OLAN BİR SÖZLEŞMESİNİN GÜNDEME OTURTULMASI MANİDAR
Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve hala Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olan Betül Sayan Kaya, Twitter hesabından yaptığı paylaşımlarda şu ifadeleri kullandı: 

"Ayasofya'nın zincirlerinin kırıldığı, tüm dünyanın Türkiye'yi konuştuğu tarihi bir atmosferde, yıllardır yürürlükte olan bir sözleşmenin gündeme oturtulmasını manidar buluyorum.

"AK Parti olarak bizi biz yapan kadim değerlerimizi yaşatmak ve gelecek nesillere aktararak ülkemizi büyütmek için 18 yıldır tüm samimiyetimizle çalışıyoruz.

"İnsanı eşrefi mahlukat olarak gören bizler şiddetin her türlüsüne kimden geldiğine bakmaksızın karşıyız. Kadına yönelik şiddeti de bu bağlamda insanlığa ihanet olarak görüyoruz.

"Şiddetle mücadeleye yönelik bugüne dek toplumun ihtiyaçları doğrultusunda yaptığımız hukuki düzenlemeleri bundan sonra da gerektiği takdirde güncelleyerek yapmaya devam edeceğiz.

"Bunun yanında şiddetle mücadelede en önemli unsur şiddetin ortaya çıkmadan önlenmesidir. Güçlü Türkiye inşasında kız çocuklarının eğitiminden, kadının toplumdaki yerine, ailenin güçlendirilmesi ve desteklenmesi her zaman öncelikli konularımız olmaya devam edecektir."

KALSIN: AKLA ZİYAN BİR TUTUM VE DÜŞÜNCE
AKP İstanbul Milletvekili Canan Kalsın ise bir çok kadın derneğiyle toplantı yaptıklarını belirterek, "Amacı şiddet uygulananı şiddetten korumak olan bir sözleşmenin toplumu bozduğunu söylemek akla ziyan bir tutum ve düşüncedir" dedi. 

Kalsın, şunları söyledi: "İstanbul Sözleşmesi'nden çıkalım diye yüksek sesle bağıranlar, öldürülen kadınlar, çocuklar için ne yapmayı düşünüyor? Şiddet bütün dünyayı saran ve sarsan bir hastalığa dönüşmüşken 'aileye polis gelirse o aile artık aile olur mu?' diyenler, kol kırılır yen içinde kalır diye mi düşünüyor? 28 Şubat döneminde sınıflarından çıkarılan, okuması engellenen, mesleğini yıllarca yapamayan gözü yaşlı kadınların sorunlarını çözen iktidara, sözleşmenin bahane edilerek saldırı kiti haline dönüştürülmesini nasıl izah edeceğiz?"

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ NEDİR?
Tam adı "Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi"dir. 11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul'da imzaya açılmış, 1 Ağustos 2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir. İstanbul'da imzaya açılması sebebiyle bu şekilde isimlendirilmiştir.

İstanbul Sözleşmesi, kadınlara yönelik her tür şiddete karşı hukuki çerçevede detaylı bir koruma sağlayan ilk uluslararası belgedir.

Özel olarak kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddet ve ev içi şiddeti hedef alan ilk Avrupa Sözleşmesi olma niteliğini taşıyan Sözleşme, bugüne kadar Türkiye dâhil 34 ülke tarafından onaylanmıştır. Türkiye, sözleşmeyi imzaya açıldığı 11 Mayıs 2011 tarihinde imzalamış, 14 Mart 2012 tarihinde ise onaylamıştır. Böylece Türkiye sözleşmeyi onaylayan ilk ülke olmuştur.

İstanbul Sözleşmesi'nde, sözleşmeyi parlamentolarından geçirmiş hükümetlerin kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetin her türüyle mücadele etmek için bir dizi kapsamlı tedbir alması istenmektedir. Sözleşmenin her bir maddesinde şiddet eylemlerinin meydana gelmesinin önlenmesi, mağdurlara yardım edilmesi ve faillerin adalet önüne çıkartılması amaçlanmaktadır. Sözleşme, örneğin aile içi şiddet, ısrarlı takip, cinsel taciz ve psikolojik şiddet gibi, kadına yönelik farklı şiddet türlerinin suç olarak kabul edilmesini ve bunlara karşı yasal yaptırımlar getirilmesini gerekli kılmaktadır.