26 Eylül 2020 Cumartesi

Afganistan'dan Türkiye'ye Taliban ayarı

"Afganistan'daki barış sürecine mani oluyorsunuz!" Bu sözler, Afganistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Goran Hivan tarafından Türkiye ve İran'a söylendi. İroni değil! İran'da bir parkta, radikal İslamcı örgüt Taliban bayrağı açılmış, benzer olay İstanbul'un ortasında, Ayasofya'da bir grup tarafından tekrarlanmıştı.

Afganistan yönetimi, iki ülkenin 'barış sürecine' zarar verdiğini iddia etti. Dışişleri Sözcüsü Hivan, "İran ve Türkiye, benzer eylemlerden kurtulmalıdır" ifadelerini kullandı. Afganistan yönetimi ayrıca bunu, 'Türkiye tarafından kendi iç işlerine yapılan bir müdahale' olarak değerlendirdi.

AKP iktidarı, içeride ülkeyi sapladığı bataklığı 'bayrak-ezan-vatan' edebiyatı ile gizlemeye çalışıyor. Dış politika ise ayrı bir hezimet. Yeni Osmanlı macerasına hizmet eden ve vazgeçilmeyen 'hayallerle' gelinen yer, Afganistan'dan ayar yemek!

ŞERİATTAN CİHADA
İki bataklık birbirini besledi. Türkiye'de yeni bir rejim arayışı, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) değişen yapısı ve ortaklıkları radikal İslam'ın filizlenmesi konusundan kopuk olmadı. İktidar, ülkeyi sırtını sıvazladığı şeyhlere, müritlere, tarikat ve cemaatlere pazarlarken fetih ideolojisi ile de cihadizmi besledi, besliyor.

TSK'nin, Münbiç'ten bu yana el Kaide ya da IŞİD kırması Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) veya ondan dönüşen Suriye Milli Ordusu (SMO) ile ortaklığı yadırganmıyor bile. Tıpkı AKP'nin 'şölen' ve 'açılışlarındaki' ÖSO bayraklarının yadırgamadığı gibi. Türkiye tarikat yuvalanmalarının ötesine geçerek, cihadist örgütlerin cirit attığı bir havuza dönüştü. Bu açıdan, Taliban bayrağı ve Afganistan Dışişlerinden ayar, azımsanacak bir mesele değil.

RADİKALİZMİN HAFİFE ALINACAK TARAFI KALMADI
Aynı, ABD Savunma Bakanlığı'nın, IŞİD ilgili hazırladığı rapor gibi. 136 sayfalık raporda, diplomatik temayüller gereği, 'Türkiye'nin selefist örgüte karşı mücadelesini güçlendirmesine' dikkat çekilirken, önemli eleştiriler de getiriliyor. Aslında bu eleştiriler radikalizm tehlikesini de gözler önüne seriyor.

IŞİD'e karşı yürütülen 'İçsel Çözümleme Operasyonu' (Operation Inherent Resolve, OIR) raporunda, Türkiye'nin lojistik, finans ve silah konularında halen IŞİD'in transit merkezi olduğu iddia ediliyor. ABD, Avrupa Komutanlığı'nın (EUCOM) açıklamalarına dayandırılan raporda çarpıcı ifadeler var:

"Türkiye, IŞİD için merkez olmayı sürdürürken Türk güvenlik güçleri kendi topraklarında IŞİD karşıtı faaliyetlerini artırdı ancak Suriye ve Irak sınırında güvenliğin kontrol alınmasına yönelik sıkıntılar, IŞİD'in örgüt üyeleri ile ailelerini sınırdan geçirmeye devam edeceğini gösterdi."

Raporda, IŞİD'in para transferleri için özellikle Türkiye'yi kullandığı da iddia edildi. Hazine Bakanlığı'na dayandırılan iddialara göre son 9 ayda IŞİD, para transferi için 10'dan fazla kişi ve kurumu görevlendirdi.

IŞİD TOPARLANIYOR MU?
Bağımsız uzman ve araştırmacıların görüşüne de yer verilen ve 1 Nisan- 30 Haziran'ı kapsayan raporda, IŞİD'in faaliyetlerini artırmasının örgütün toparlanmasının ilk belirtileri olarak yorumlandı.

TÜRKİYE'NİN SORUMLULUĞU
Savunma Bakanlığı'na göre IŞİD Suriye'de, Ekim 2019'daki, 'Barış Pınarı' ismini verdiği operasyon ile ABD'nin askerlerini geri çekmesiyle oluşan kaostan yararlandı. Irak'ta ise siyasi kriz ortamını kullanmayı sürdürdü.

Raporda yer alanlar, 70 bine yakın sığınmacının bulunduğu, bir pilot bölge olarak değerlendirilebilecek, Suriye'de, Haseke Kampı'nda yaşananlarla örtüşüyor. Kadın kampında tutulanların 30 bini IŞİD üyesi ya da sempatizanı.

NORMALLEŞEN ŞEYLER
Gericilik ve radikalizm birbirinden kopuk değil. Yoz bir ortam yaratıp, sırt sıvazlamak yeni bir perspektifi ortaya çıkardı. Şimdi o perspektifte, Taliban bayrağı ve Afganistan ayarına, 'O bayrakta Allah'ın ismi yazıyor' diye tepki getiriliyor. Demek ki ipin ucu kaçınca her şey normalleşiyor!