13 Ağustos 2020 Perşembe

Af Örgütü: Hükümetler sağlıkçıları Covid-19'a karşı korumadı

Uluslararası Af Örgütü raporunda, hükümetlerin sağlık emekçilerini Covid-19'dan korumakta yetersiz kaldığını belirledi.

Uluslararası Af Örgütü, Covid-19'la mücadele sürecinde güvenlik kaygılarını dile getiren sağlık çalışanlarının, gözaltına alınmaktan tutuklanmaya, tehditlerden görevden alınmaya kadar çok çeşitli misilleme biçimleriyle karşı karşıya kaldığını belirtti.

Af Örgütü Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Araştırmacısı Sanhita Ambast, konuya ilişkin açıklamasında "Covid-19 pandemisinin dünyanın dört bir yanında hızla yayılmaya devam ettiği bir dönemde, hükümetleri, sağlık çalışanlarının ve 'kilit çalışanların' hayatlarını ciddiye almaya çağırıyoruz. Pandeminin en şiddetli noktasını henüz yaşamamış olan ülkeler, sağlık çalışanlarının haklarını koruyamayan ve bu nedenle yıkıcı sonuçlar yaşanmasına yol açan hükümetlerin hatalarını tekrarlamamalıdır. Bazı hükümetlerin, hayatlarını tehlikeye atabilecek çalışma koşullarıyla ilgili kaygılarını ifade eden sağlık çalışanlarını cezalandırdığına tanık olmak bilhassa kaygı verici. Devletlerin politikaları iyi sonuçlar vermediğinde, bunu ilk fark edecek olanlar ön saflarda mücadele eden sağlık çalışanlarıdır. Sağlık çalışanlarını susturan yetkililer, halk sağlığına öncelik verdiklerini ciddi bir şekilde öne süremez" ifadelerini kullandı.

BİNLERCE SAĞLIK ÇALIŞANI HAYATINI KAYBETTİ
Mevcut durumda, kaç sağlık çalışanı ve 'kilit çalışan'ın Covid-19'a yakalandıktan sonra öldüğüne ilişkin küresel bir izleme sistemi bulunmadığını belirten Ambast, "Ancak Uluslararası Af Örgütü, mevcut geniş kapsamlı verileri topladı ve inceledi. Veriler, dünyanın dört bir yanından 79 ülkede, bilindiği kadarıyla 3 binin üzerinde sağlık çalışanının Covid-19'a yakalandıktan sonra öldüğünü gösteriyor" dedi.

Uluslararası Af Örgütünün gözlemlerine göre, şimdiye kadar en yüksek sayıda sağlık çalışanının hayatını kaybettiği ülkeler arasında ABD (507), Rusya (545), Birleşik Krallık (262 sosyal hizmet görevlisi de dahil 540), Brezilya (351), Meksika (248), İtalya (188), Mısır (111), İran (91), Ekvador (82) ve İspanya (63) var. Gerçek sayıların olduğundan daha düşük bildirilmesi nedeniyle toplam sayı bunun çok daha üzerinde olabilir. Ayrıca, ülkeler arasında doğru karşılaştırmalar yapmak, sayım farklılıkları nedeniyle de oldukça zor. Örneğin Fransa, yalnızca bazı hastanelerden ve sağlık merkezlerinden veri topladı; Mısır ve Rusya'daki sağlık örgütlerinin paylaştığı ölen sağlık çalışanı sayılarına ise bu ülkelerin hükümetleri itiraz etti.

HAYAT KURTARAN KORUYUCU EKİPMAN YETERSİZLİĞİ
Uluslararası Af Örgütünün incelediği 63 ülke ve bölgenin neredeyse hepsinde sağlık çalışanlarının, kişisel koruyucu ekipman miktarının son derece yetersiz olduğunu bildirdiğini belirten Ambast, "Bu ülkeler arasında, pandeminin en şiddetli noktasını henüz yaşamamış olan Hindistan, Brezilya ve Afrika'daki birçok ülke de yer alıyor. Meksika'da çalışan bir doktor, Uluslararası Af Örgütü'ne, doktorların aylık maaşlarının yaklaşık yüzde 12'sini kendileri için kişisel koruyucu ekipman satın almaya harcadığını söyledi. Küresel çapta tedarik yetersizliğinin yanı sıra ticaret kısıtlamaları da bu sorunu ağırlaştırmış olabilir. Haziran 2020'de 56 ülke ve iki ticaret bloğu (Avrupa Birliği ve Avrasya Ekonomik Birliği), belirli türlerde veya tüm türlerde kişisel koruyucu ekipmanın veya parçalarının ihracatını yasaklayan veya kısıtlayan tedbirler aldı" dedi.

"Devletler, ülkelerindeki sağlık çalışanları için yeterli miktarda kişisel koruyucu ekipman bulunmasını sağlamak zorundadır; ancak ticaret kısıtlamaları, ithalata bağımlı ülkelerdeki ekipman yetersizliğini daha da ağırlaştırma riski taşıyor" diyen Ambast, sözlerini şöyle sürdürdü, "Covid-19 pandemisi, küresel iş birliği gerektiren küresel bir sorundur."

MİSİLLEMELER
Uluslararası Af Örgütünün raporuna göre 31 ülkede araştırmacılar, sağlık çalışanları ve kilit çalışanların güvensiz çalışma koşullarına karşı boykot veya protesto düzenledikleri veya planladıklarına ilişkin bilgiler topladığını ifade eden Ambast şunları söyledi: "Birçok ülkede yetkililer, buna benzer eylemlere misillemelerle karşılık verdi. Örneğin Mısır'da, Uluslararası Af Örgütü, Mart ve Haziran ayları arasında dokuz sağlık çalışanının 'yanlış haberler yaymak' ve 'terör' gibi aşırı geniş ve muğlak suçlamalarla keyfi olarak gözaltına alındığını belgeledi. Gözaltına alınan sağlık çalışanları, güvenlik kaygılarını ifade etmiş veya hükümetin pandemiyle mücadele yöntemlerini eleştirmişti."

BAZI DURUMLARDA BOYKOTLAR VE PROTESTOLARA, ŞİDDETLE KARŞILIK VERİLDİ
Malezya'da, polisin, hastanelere temizlik hizmeti veren bir şirkete karşı düzenlenen barışçıl bir protestoyu dağıttığını belirten Ambast, "Protestocular, şirketin, sendika üyelerine yönelik adil olmadığını ifade ettikleri muameleden ve hastanenin temizlik işçilerine yeterli koruma sağlanmamasından şikayetçiydi. Polis, sağlık çalışanlarının örgütlenme ve toplanma özgürlüğü haklarını ihlal ederek, protestoya katılan beş sağlık çalışanını gözaltına aldı ve 'izinsiz toplantı' yapmakla suçladı."

Sanhita Ambast, "Sağlık çalışanları ve kilit çalışanların adil olmayan muameleye karşı çıkma hakkı vardır" dedi ve şöyle devam etti; "Sağlık çalışanları, pandemiyle mücadelenin geliştirilmesi ve herkesin güvenliğinin sağlanması konusunda hükümetlere destek olabilir. Ancak bunu cezaevinde tutuldukları veya konuşmaya çekindikleri bir durumda yapamazlar."

Birçok ülkede de sağlık çalışanları ve kilit çalışanların kaygılarını ifade ettikleri için işten çıkarıldığı veya cezai yaptırımlarla karşı karşıya kaldığını bildiren Ambast, "Örneğin ABD'de, yetkili hemşire asistanı Tainika Somerville, daha fazla kişisel koruyucu ekipman sağlanması talebiyle hazırlanan dilekçeyi okurken kaydedilen bir videoyu Facebook'ta paylaşmasının ardından işten çıkarıldı. Tainika, Illinois'de çalıştığı huzurevindeki diğer çalışanların Covid-19 hastalarına bakım verdiklerini bilmediklerini ve bunu basından öğrendiklerini söyledi. Söz konusu huzurevi, 29 Mayıs itibariyle 34 vaka ve Covid-19 kaynaklı 15 ölüm bildirdi.

Uluslararası Af Örgütü, Rusya'da iki doktorun, Yulia Volkova ve Tatyana Reva'nın kişisel koruyucu ekipman yokluğundan şikayet etmeleri üzerine misillemeye uğradığına dikkat çekti. Yulia Volkova, Rusya'nın 'yalan haber' yasaları kapsamında suçlandı ve 100 bin Ruble (1.143 Amerikan Doları) para cezasıyla karşı karşıya. Hakkında disiplin soruşturulması açılan Tatyana Reva ise soruşturmanın sonucunda işten çıkarılabilir.

ADİL OLMAYAN ÜCRETLER VE EK FAYDALARIN YOKLUĞU
Uluslararası Af Örgütünün, güvensiz çalışma koşullarının yanı sıra sağlık çalışanlarının ve kilit çalışanlarının adil olmayan ücretler aldığını, hatta bazı durumlarda hiçbir ücret almadığını da belgelediğini söyleyen Ambast şu örnekleri verdi: "Örneğin Güney Sudan'da, hükümetin bordrolu çalışanı olan doktorlar Şubat ayından beri maaşlarını alamıyor ve herhangi bir refah paketi veya ücretsiz tedavi imkanından faydalanamıyorlar. Guatemala'da en az 49 sağlık merkezi çalışanı, Covid-19 vakalarına tesis edilen bir hastanedeki iki buçuk aylık çalışmalarına karşılık ücret alamadı. Bazı ülkelerde, Covid-19 pandemisiyle mücadelede görev yapan sağlık çalışanlarına ve kilit çalışanlara maaş dışında hiçbir ek fayda sağlanmazken, diğer ülkelerde ek faydalar belirli kategorilerdeki çalışanları kapsam dışı bırakıyor."

Uluslararası Af Örgütünün, devletlere, Covid-19'un meslek hastalığı olarak değerlendirilmesi çağrısında bulunduğunu belirten Ambast, "Bu çerçevede, devletler, sağlık çalışanları ve kilit çalışanların hastalığa yakalanmaları durumunda tazminat ve diğer desteklere erişimini sağlamak zorundadır. Sağlık çalışanları ve kilit çalışanlar ayrıca Covid-19 testlerinde öncelik verilen gruplar arasında olmalıdır" dedi.

YAFTALANMA VE ŞİDDET
Uluslararası Af Örgütünün, sağlık çalışanları ve kilit çalışanların işleri nedeniyle yaftalandığı ve şiddete uğradığı birçok vakanın da belgelediğini bildiren Ambast şunları söyledi; "Örneğin, Meksika'da bir hemşirenin sokakta yürürken üzerine klor döküldüğü bildirildi. Filipinler'de ise saldırganlar, bir hastanenin hizmet görevlisinin yüzüne çamaşır suyu döktü. Bu olaylar, yanlış bilgi ve yaftalamala iklimine işaret etmekte ve hükümetlerin Covid-19'un yayılması konusunda doğru ve erişilebilir bilgi vermesinin ne kadar önemli olduğunun altını çizmektedir. Uluslararası Af Örgütü, Pakistan'da, Nisan ayından bu yana birçok şiddet vakası yaşandığını kaydetti. Hastanelere zarar verildi, doktorlara saldırıldı ve hatta bir doktor, Terörle Mücadele Teşkilatı'na mensup bir kişi tarafından vuruldu.

TAVSİYELER
Sanhita Ambast, sözlerini şöyle sonlandırdı: "Covid-19'dan etkilenen tüm ülkelerde devletlere, gelecekte ortaya çıkabilecek geniş çaplı bir salgın durumunda insan haklarını ve insan hayatını daha iyi koruyabilmek amacıyla, pandemiye karşı ne ölçüde hazırlıklı oldukları ve nasıl bir mücadele verdikleri konusunda bağımsız incelemeler gerçekleştirmeleri ve sonuçları kamuoyuyla paylaşmaları için çağrı yapıyoruz. Bu inceleme, sağlık çalışanları ve kilit çalışanların, adil ve uygun çalışma koşulları ve ifade özgürlüğü hakları da dahil olmak üzere tüm haklarının yeterince korunup korunmadığına ilişkin değerlendirmeyi kapsamalıdır.

"Devletler, işle bağlantılı edimleri sonucunda Covid-19'a yakalanan sağlık çalışanlarına ve kilit çalışanlara yeterli tazminat sağlamalıdır. Ayrıca, devletler, çalışanların sağlık ve güvenlik kaygılarını ifade ettikleri için misillemelere uğradığı vakaları soruşturmalı ve adil olmayan muamelelerle karşı karşıya kalan sağlık çalışanlarına etkin çözümler sunmalıdır. Bu nedenle işini kaybeden çalışanların işlerine iade edilmesi de buna dahildir."