29 Ekim 2020 Perşembe

'6 yıl sonra bazı dosyaların açılması salt terörle mücadele çerçevesinde ele alınamaz'

Davutoğlu, 6-8 Ekim 2014 Kobane eylemlerinden sonra "çözüm süreci" kapsamında Dolmabahçe görüşmelerinin yapılmasıyla ilgili, "Bu Erdoğan'ın bize devretmiş olduğu ve bir emanet olarak gördüğü bir süreçti. Bugün ise 6 yıl bekletilerek bazı dosyaların açılması salt terörle mücadele çerçevesinde ele alınamaz" dedi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Azerbaycan Büyükelçiliği'ne yaptığı destek ziyareti sırasında gazetecilere "çözüm süreci" ve HDP'ye yönelik gözaltı saldırısına ilişkin açıklamalarda bulundu.

O dönem Başbakan olan Davutoğlu, Kobane eylemlerinin yapıldığı 6-8 Ekim tarihinden sonra "çözüm süreci" kapsamında Dolmabahçe görüşmelerinin yapıldığının hatırlatılması üzerine, bu sürecin mimarının Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu söyledi.

'SALT TERÖRLE MÜCADELE ÇERÇEVESİNDE ELE ALINAMAZ'
Ahmet Davutoğlu, "Cumhurbaşkanı, Genel Başkanlığı, Başbakanlığı bana devrederken, o zaman bana iki emanetinden biri olarak çözüm sürecini sürdürme sorumluluğunu zikretti. Bu Erdoğan'ın bize devretmiş olduğu ve bir emanet olarak gördüğü bir süreçti" dedi. 

Tüm süreçlerin şeffaf yürütüldüğünü idda eden Davutoğlu, "Kamu düzenini bozan her türlü eyleme karşı gerekli tedbir alınır. Kamu düzenini bozan her türlü eylemlere karşı hareket edilirken hukuk devleti içinde hareket edilir ve hukuk hiçbir şekilde şu veya bu siyasi çıkar için araçsallaştırılamaz. Bugün ise 6 yıl bekletilerek bazı dosyaların açılması salt terörle mücadele çerçevesinde ele alınamaz" şeklinde konuştu.

6-7 Ekim Kobane eylemleri sırasında bir aylık başbakan olduğunu hatırlatan Davutoğlu, şunları söyledi: "Bir aylık bir başbakan olarak karşı karşıya kaldığımız kamu düzeni zaafını gidermek için de nasıl yoğun bir mücadele verdiğimi herkes bilir. Burada son gelişmelerle ilgili ise, bu konunun 6 yıl içinde yeterince soruşturulması için imkan varken yapılmayıp Türkiye'de tam da bir siyasi gündem değişiminin gerektiği bir şartta ve siyasiler, seçilmiş belediye başkanlarına dönük bir operasyon yapılıyorsa bu konuda da tutumumuz açıktır. Kim geçmişte veya bugün terör eylemine bulaşmışsa, teşvik etmişse mutlaka hukuki sürece tabi tutulmalıdır. Ancak eğer hukuki süreç işletilecekse, bu hukuki süreç sadece seçilmiş belediye başkanlarına siyasilere karşı değil, geçen sene yerel seçimler esnasında sırf seçim desteğini kazanmak için kırmızı bültenle aranan Osman Öcalan'ı devletin televizyonlarına çıkaranlardan da aynı şekilde soruşturma yapılmalıdır. Aynı şekilde İmralı'dan yetkisi olmayan bir akademisyenin çıkardığı mektup hakkında da soruşturma yapılmalı. Türkiye'de terörle mücadelede siyasiler net tavır takınmalı, ama hukuki süreçlerde de kriterler herkes için baz alınmalıdır. Çok açık suç olan TRT'ye kırmızı bültenle aranan bir teröristin çıkarılması konusunda ise, hiçbir hukuki süreç işletmemek iyi niyetle izah edilemez."