14 Ağustos 2020 Cuma

'33'lerin düşlerini büyütmek için adalet mücadelemizi birleştirelim'

Suruç katliamının 5. yılı. Suruç aileleri, beş yıldır adalet mücadelesini sürdürüyor. "Suruç devletin bilgisi dahilinde gerçekleşen bir katliamdır" diyen aileler, katillerin ve sorumluların cezalandırılması için mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti ve çağrı yaptı: 33'lerin düşlerini büyütmek için adalet mücadelemizi birleştirelim.

Kobane'nin yeniden inşası için yola çıkan ve IŞİD çetelerinin gerçekleştirdiği bombalı saldırıda 33 düş yolcusunun yaşamını yitirdiği Suruç katliamının üzerinden 5 yıl geçti.

Beş yıl önce "Beraber savunduk beraber beraber inşa edeceğiz" şiarıyla yürütülen kampanya kapsamında bir araya gelen yüzlerce kişi, bu topraklara büyük bir miras bıraktı; birleşik mücadelenin büyütülmesi. 33'lerin devrim düşüne dokunma hayali, bugün de sürüyor. Ardılları, aileleri, yoldaşları, siper yoldaşları 5 yıldır onları ve düşlerini yaşatmak için, adaletin sağlanıp katillerin cezalandırılması için yan yana mücadeleyi büyütüyor.

KATİLLER KORUNUYOR, ADALET İSTEYENLER HEDEF ALINIYOR
"Adalet" bu toprakların en çok yükseltilen, gerçekleştirilmesi için mücadele edilen talepler arasında. Ancak, iktidar tüm taleplere olduğu gibi adalet talebine de kulaklarını tıkıyor. Diğer katliam davalarında olduğu gibi Suruç davasında da katiller korunup kollanıyor, adalet talebini yükseltenler hedef alınıyor.

"Suruç için adalet herkes için adalet" talebi beş yıldır Suruç Aileleri başta olmak üzere toplumun tüm kesimleri tarafından yükseltiliyor. Suruç aileleri, adalet sağlanana kadar bu talebi yükseltmekten vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak, 20 Temmuz'da başta Kadıköy Süreyya Operası olmak üzere tüm illerde yapılacak anmalara katılmaya, 33'lerin düşlerini ve adalet mücadelesini sahiplenmeye çağırdı.

'KEŞKE GENÇLERE SİPER OLABİLSEYDİM'
20 Temmuz 2015'te Amara Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen katliamdan yaralı kurtulan Feti Aydın, o gün oğlu Çağdaş'ı sonsuzluğa uğurlandı.

Vücudunun birçok yerinden yaralanan Aydın, bir elini tam olarak kullanamıyor. Bir dizi ameliyat geçiren Aydın, "Hala IŞİD çetelerinin bilyeleri var kollarımda" diyerek, sağlık sorunlarının sürdüğünü belirtti. Aydın, sadece "Ben yaralandım ama kurtuldum. Keşke genç olanlara siper olabilseydim" diyebildi.

Buna rağmen yaşama olan tutkusunu sürdürdüğünü ve bunu büyüttüğünü de vurgulayan Aydın, şöyle devam etti: "Çünkü katillerden hesabı er ya da geç sormamız gerekiyor. Bu bizim boynumuzun borcu, bu bizim 33'lere verdiğimiz söz. Bu sözü gerçekleştirmek için elimizden gelen bütün çabayı sarf edeceğiz."

5 yıldır adalet mücadelesinin sürdüğünü ve bunun çok önemli olduğunu ifade eden Suruç gazisi Feti Aydın, "Tek ve en önemli talebimiz katillerin ortaya çıkarılıp yargılanmasıdır" dedi.

'BU DEVLETİN TARAFINDAN DESTEKLENEN BİR KATLİAMDIR'
Suruç'un bir katliam olduğunu ifade eden Aydın, bunu bugüne kadar mahkeme salonlarında da, sokaklarda da defalarca söylediklerini kaydetti. Her şeyin gün yüzünde olduğunu buna rağmen katillerin korunduğunu belirten Aydın, şöyle devam etti: "Örneğin Abdullah Ömer Aslan. Katliam günü oraya gelen ve fotoğraf çektiği sırada halk tarafından yakalanarak polis teslim edildi ama daha sonra bırakıldı. Bu kişi korunuyor. Nerede olduğu bilinmiyor deniliyor ama bu doğru değil. Katliamın en önemli zanlısı İlhami Balı'nın durumu daha çarpıcı. Daha önce Ankara'da lüks bir otelde MİT'le yapılan toplantıya katıldığı kamera kayıtlarında ortaya çıktı."

Diğer katillerin de korunduğunu hatırlatan Aydın, "Bu da katliamın devletin bilgisi dahilinde yapıldığını çok net ortaya koyuyor" dedi. Aydın şunları söyledi: "5 yıl oldu, gördük ki gerçekten bu katliam sadece IŞİD'in yaptığı bir katliam değil. Bu bizzat devlet tarafından desteklenen bir katliamdır."

'ADALET MÜCADELELERİNİ BİRLEŞTİRMEK ZORUNDAYIZ'
Adalet mücadelesinin birleştirilmesi gerektiğini söyleyen Aydın, "Bunu yapmak zorundayız. Hrant'ın, Berkin'in, Ethem'in, Ali İsmail'in katilleri, Ankara Gar önüne katledilenlerin katilleri ortaya çıkarılmadı, korundu. Katillerin ortaya çıkarılması, cezalandırılması ve tüm katliamların hesabının verilmesi için adalet mücadelemizi birleştirmeliyiz. Bunu yapmak zorundayız."
"Bu karanlık gizli eller her zaman olmayacak, bu sistem her zaman böyle gitmeyecek" diyen Feti Aydın, bunun umudu ve coşku ile yaşadıklarının altını çizdi. Aydın, "O günleri gerçek kılmak için de adalet mücadelesini birleştirmek görevimiz" çağrısını yineleyerek sözlerini tamamladı.

'SURUÇ İÇİN ADALET HERKES İÇİN ADALET DEMEKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ'
Suruç şehidi Süleyman Aksu'nun kardeşi Güneş Aksu, Suruç şehitlerini andı, "değil 5, 50 yıl da geçse onları unutmayacağız, unutturmayacağız" dedi.

Ağabeyinin mezarına defalarca saldırı düzenlendiğini hatırlatan Güneş Aksu, Suruç katliamı davasında olduğu gibi mezara yapılan saldırıya ilişkin yaptıkları suç duyurularının da sonuçsuz kaldığını hatırlattı.

Adaletin sağlanması ve 33'lerin düşlerinin gerçekleştirilmesi için mücadelelerini sürdüreceklerini kaydeden Güneş Aksu, şunları söyledi: "Aileler, yaralılar ve tanıklar olarak 33'lerden aldığımız bayrağı sonuna kadar taşıyacağız. Onların umudunu büyüteceğiz. Onların izi asla kaybolmayacak. Değil 6-7 defa, onlarca kez de mezarımıza, mezarlarımıza saldırı yapsalar bu hiç bir şekilde umudumuzu, kararlılığımızı yıkamayacak."

Adalet mücadelesini büyütme çağrısı yapan Aksu, "Suruç için adalet herkes için adalet" demekten vazgeçmeyeceklerini söyledi.

'TÜM KATLİAMLARIN AYDINLATILMASI İÇİN ADALET MÜCADELEMİZİ BİRLEŞTİRELİM'
Suruç şehidi Uğur Özkan, diğer adıyla da Hogır'ı ağabeyi Süleyman Özkan, öncelikle yaşamını yitiren Suruç ailelerinden Şennur Ünlü ile Hacı Şerif Akhamur'u andı.

Özkan, "Mahkemeler bir tiyatro gibi devam ediyor. Biz hemen adaletin sağlanmasını, arkasındaki güçlerin ve katillerin açığa çıkarılmasını beklemiyorduk zaten" diyerek, adaletsizliğin iktidarın bir politikası olduğuna dikkat çekti.

Bunun için mücadele ettiklerini belirten Özkan, dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu'nun "Konuşursam kimsenin yüzüne bakamazlar" dediğini hatırlattı. Davutoğlu'nun katliamın kilit isimlerinden ve aynı zamanda da sorumlularından olduğunu vurgulayan Özkan, şunları söyledi: "Suruç sadece bu topraklardaki halkları değil, dünya halklarını ilgilendiriyor. Eğer adalet mücadelemizi başarıya ulaştırıp, bu isimleri yargılatabilirsek emin olun 1915'ten bugüne tüm katliamları aydınlatabiliriz. Çünkü, 1915'ten bugüne yaşanan tüm katliamların bir şeklide bir biriyle bağlantılı olduğunu düşünüyoruz."

5 yıldır 33'lerin yoldaşlarının, dostlarının sokakları hiç terk etmediğini, bayraklarını düşürmediğini hatırlatan Özkan, "Onlara minnet borçluyuz" dedi.

"33'lerin düşlerini yaşatacağız, bir kişi dahi kalsak mücadelemizden geri düşmeyeceğiz" diyen Özkan da şu çağrıyı yaptı: "Katliamların bitmesi, yaşananların aydınlatılması, barış ve kardeşliğin inşa edilmesi için gelin adalet mücadelesinde birlikte olalım."